Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Cem‘ olalum bir çemende ‘işrete āġāz içün
Çalduralum naḳdümüz varını sūz u sāz içün
Zülfi dāmına muḳayyed olasın fikr eylemez
Murġ-ı cān pervāz ider ol gözleri şehbāz içün
Kendü añmaz ḫalvetinde başlar kesdügini
Tanz ider ṣūfī bize ol gözleri ṭannāz içün
El degirmez ‘ār eyler beñzer ol şeh nāz ider
Ḫar raḳībüñ lehçe-i murdārına şehnāz içün
Cān u dil ṣaydını fitrākine aṣmaz gerçi kim
Cānumuz ḳılca ḳalupdur ol kemend-endāz içün
‘Adliyā ‘ār eyleme cānān yolunda ölmege
Cān fedā ḳılmadı mı Maḥmūd'ı gör Ayaz içün

Günümüz Türkçesiyle

1. İçki ve eğlence meclisine başlamak için bir çimenlikte toplanalım; neyimiz varsa yanık ezgiye ve saza harcayalım (nakdimizin tamamını çalgıcılara çaldıralım).

2. Can kuşu, onun saçının tuzağına bağlanıp kalacağını hiç düşünmez; o şahin gözlere doğru kanat çırpıp uçar.

3. Sofu, kendi halvetinde kestiği başları anmaz da o alaycı gözler yüzünden bizi kınar. Beyit iki türlü okunabilir: halvette baş kesen sofunun kendisi olabilir ya da cümlenin öznesi sevgilinin gözleridir; bu durumda anlam "o gözler kimsenin görmediği yerde kestikleri başları anmaz, sofu ise o alaycı gözler yüzünden bizi kınar" olur.

4. O şah, sanki utanır ve naz eder de eşek gibi rakibin pis ağzına Şehnaz (makamında bir ezgi) çalmak için eline saz almaz. Beytin anlamı kesin değildir; "şeh nâz" ile "şehnâz" arasındaki ses oyununa dayanan bir okumadır.

5. O kement atan güzel, her ne kadar can ve gönül avını terkisine asmasa da, canımız onun için bir kıl kadar kalmıştır (incelip tükenmiştir).

6. Ey Adlî, sevgilinin yolunda ölmekten utanma; bak, Mahmud Ayaz için canını feda etmedi mi?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel altı beyittir ve remel bahrinin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "içün" kelimesidir; kafiye "-âz" sesine dayanır: âgâz, sâz, şehbâz, tannâz, şehnâz, endâz, Ayâz. Gazel, matlaı kendi içinde, öteki beyitleri ikinci mısralarıyla matlaa kafiyeli kısa bir aşk şiiridir. Bayram neşrinde 108 numarayla yer alır ve beş nüshada da bulunur (OR, T, M1, M2, İBB), ancak mahlaslı son beyit OR ve İBB'de yoktur; bu iki nüshada gazel beş beyit ve mahlassızdır. Öteki farklar şunlardır: 1. beyitte M1, M2 ve İBB "olalum" yerine "ola kim", 3. beyitte T, M1 ve M2 "gözleri" yerine "dil-ber-i", 4. beyitte T "şeh nâz" yerine "şehbâz" okur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel bir meclis davetiyle açılır. Bahar çimenliğinde toplanmak, içki meclisine başlamak ve elde ne varsa çalgıya, ezgiye vermek, divan şiirinin rindane söyleyişine aittir. "Sûz u sâz" sözlük anlamıyla yanık ezgi ve çalgıdır; "çaldırmak" fiili hem çalgı çaldırmak hem de malı elden çıkarmak anlamına gelebildiğinden mısrada bir söz oyunu sezilir. "Nakd" sözlük anlamıyla nakit para demektir.

İkinci beyit av sahnesine geçer. Can bir kuştur, sevgilinin saçı tuzaktır, gözleri ise "şehbâz", yani sözlük anlamıyla avcı kuşların en iyisi sayılan şahindir. Kuşun kendi avcısına doğru uçması beyte ince bir tezat katar: tuzağı düşünmeyen can, onu yakalayacak olana kendiliğinden gider. "Dâm" (tuzak), "murg" (kuş), "pervâz" (uçuş) ve "şehbâz" kelimeleri arasında tenasüp vardır. Beşinci beyit aynı kümeyi sürdürür: sevgili "kemend-endâz", yani kement atandır; "said" (av) ve "fitrâk" (sözlük anlamıyla eyerin arkasında avı bağlamaya yarayan kayış) kelimeleri sahneyi tamamlar. Canın "kıl kadar" kalması, hem zayıflayıp incelmeyi hem de kementle saç arasındaki benzerliği akla getirir.

Üçüncü beyit divan şiirinin sofuya yönelttiği tanıdık eleştiriyi taşır. Sofu, âşıkları sevgilinin gözleri yüzünden kınar; oysa halvette baş kesen, ya kendisidir ya da, öteki okuyuşa göre, kimsenin görmediği yerde âşıkları öldüren o gözlerdir. "Tanz" (alay, kınama) ile "tannâz" (sözlük anlamıyla alaycı, nazlı) arasında cinasa yakın bir ses benzerliği vardır. Dördüncü beyit de benzer bir ses oyununa dayanır: "şeh nâz ider" (şah naz eder) ile kafiye kelimesi "şehnâz" arasında cinas vardır. Şehnaz sözlük anlamıyla bir musiki makamının adıdır; sevgili, rakibin kaba ağzı için bu makamda çalmaya tenezzül etmez. Musiki kelimeleri, matladaki "sâz" ile bu beyti birbirine bağlar.

Makta bir telmihe dayanır. Gazneli Sultan Mahmud ile kölesi Ayaz arasındaki bağlılık, divan şiirinde aşk ve sadakatin örneği olarak sık anılır. Adlî kendine seslenip sevgili yolunda ölmekten utanmamasını ister ve gerekçe olarak bir sultanın kölesi uğruna can feda etmesini gösterir. Şairin bir padişah olduğu düşünülünce beyit, Adlî'nin şiirlerinde sık görülen ironiyi açık bir örnekle taşır: sultan, kendine örnek olarak kuluna can veren bir başka sultanı seçer.

Kaynakça

  • Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 146, şiir no. 108 (nüsha farkları aynı sayfanın dipnotunda). ekitap.ktb.gov.tr