Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
‘Āşıḳa ḫūşe-i zülfüñ iñen olmaz mā’il
Mezra‘-ı ṭūl-i emelden ne olısar ḥāṣıl
Dür dişüñ fikriyile şol ḳadar aġladum kim
Baḥra döndi gözümüñ yaşı görünmez sāḥil
Serv ile ḳadd-i ḫırāmānı bir olduġı gibi
Görinür mūy-ı miyāniyle ṣaçı ḳıl-be-ḳıl
Ehl-i dil ‘āşıḳ-ı hüşyār aña dirler kim
Cām-ı ‘ışḳuñla senüñ mest ola vü lā-ya‘ḳıl
Cānına ẓulm ü sitem eyleyüben sevdi seni
‘Adli'yiçün dimesünler daḫı şāh-ı ‘ādil
Günümüz Türkçesiyle
1. Zülfünün başağı (saç lülesi) âşığa pek eğilmez; uzun emel tarlasından ne ürün çıkacak? (Saç lülesi tarladaki başağa benzetilir: başak eğilmeyince âşığın uzun umutlarla ektiği tarla ürün vermez.)
2. İnci dişini düşünerek öyle ağladım ki gözümün yaşı denize döndü, kıyısı görünmüyor.
3. Selvi ile onun salınan boyu nasıl bir ise, kıl gibi ince beli de saçıyla tel tel aynı görünür.
4. Gönül ehli, ancak senin aşk kadehinle sarhoş olup aklı başından gitmiş olana "ayık âşık" der.
5. (Adlî) kendi canına zulüm ve eziyet ederek seni sevdi; bundan sonra Adlî için "adil şah" demesinler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifi yoktur; kafiye "-il / -ıl" sesidir: mâil, hâsıl, sâhil, kıl-be-kıl, lâ-ya‘kıl, âdil. Gazel, beyitleri aynı vezin ve kafiyeyle bağlanan, ilk beyti (matla) kendi içinde kafiyeli, son beytinde (makta) şairin mahlasını taşıyan nazım şeklidir. Bayram neşrinde 71 numarayla yer alır ve beş nüshanın hepsinde (OR, T, M1, M2, İBB) bulunur. Nüsha farkları birkaç kelimeyle sınırlıdır: OR ve İBB'de "hûşe" (başak) yerine "tûşe", M1, M2 ve İBB'de "iñen" yerine "eger" okunur; M1 ve M2'de ikinci beyit "dür dişüñ" yerine "derd-i şek" ile başlar; dört nüshada "bahra döndi" yerine "bahr oldı" vardır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla bir tarla benzetmesi üzerine kurulmuştur. Sözlük anlamıyla "hûşe" başak ya da salkım, "mezra‘" ekin tarlası, "hâsıl" hem ürün hem sonuç demektir. Sevgilinin zülfü başağa, âşığın uzun emelleri tarlaya benzetilir; olgun başak nasıl eğilirse sevgilinin saçı da âşığa eğilmeli, "mâil" olmalıdır, ama eğilmez. Başak, tarla ve hâsıl arasında tenasüp vardır; "hâsıl" kelimesi tarladan kalkan ürün ile emeğin sonucunu birlikte düşündürür. Mısradaki "iñen" Eski Anadolu Türkçesinde "çok, pek" anlamındadır; "olısar" da bugünkü "olacak"ın eski biçimidir. Bayram, divanın British Library nüshasının imlâsını incelediği 2008 tarihli makalesinde bu iki özelliği ayrı ayrı kaydeder.
İkinci beyitte inci ile deniz arasındaki bağ kullanılır. Sevgilinin dişleri inciye benzetilir, âşık o inciyi düşünerek ağlar ve gözyaşı kıyısız bir denize döner. İnci denizden çıktığı için benzetme kendi içinde tutarlıdır; mübalağa da bu tutarlılık sayesinde kendiliğinden gelir. Üçüncü beyitte sevgilinin boyu ile selvi arasındaki alışılmış benzerlik bir ölçü olarak konur, ardından aynı benzerlik bel ile saç arasında kurulur. "Mûy-ı miyân", kıl gibi ince bel demektir; bel o kadar incedir ki saç teliyle "kıl kıl" aynıdır. "Mûy" (kıl, saç) ile "kıl" kelimesi arasında da tenasüp vardır.
Dördüncü beyit bir tezat üzerine kurulmuştur. "Hüşyâr" ayık, uyanık demektir; "mest" sarhoş, "lâ-ya‘kıl" ise sözlük anlamıyla "aklını kullanamayan", kendinden geçmiş demektir. Gönül ehline göre gerçek ayıklık, sevgilinin aşk kadehiyle kendinden geçmektir. Bu, divan şiirinde aşk sarhoşluğunu akıl ayıklığının üstünde tutan anlayışın kısa bir ifadesidir.
Makta, mahlas üzerine bir söz oyunudur. "Adlî" adaletle ilgili demektir; "şâh-ı âdil" ise adil hükümdar. Âşık sevgilisini kendi canına zulmederek sevmiştir, bu yüzden ona artık "adil şah" denmemelidir. Bayram'ın girişinde aktardığına göre Latîfî, Bayezid'in "adl ü adalet" kapısında Kisrâ gibi olduğu için "Adlî" mahlasını aldığını yazar; Bayram da onun, mahlasının işaret ettiği gibi adalete büyük önem veren padişahlardan olduğunu belirtir. Beyitte bu ironi gerçekten vardır: adaletiyle anılan bir hükümdar, aşk yolunda kendi canına zulmettiği için "adil şah" sıfatını kendinden geri alır.
Kaynakça
- Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 109, şiir no. 71 (nüsha bilgisi s. 109 dipnotu; Latîfî'nin mahlas açıklaması s. 11 dn. 46; adalet vurgusu s. 23). ekitap.ktb.gov.tr
- Yavuz Bayram, "Sultan İkinci Bâyezîd-i Velî (Adlî) Dîvânı'nın British Library Nüshasında İmlâ Husûsiyetleri", Turkish Studies 3/6 (Güz 2008), s. 109-142 (-ısar gelecek zaman eki s. 120; "iñen" kelimesinin anlamı s. 129).
Çevrimiçi kaynaklar






