Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün
Çün rūz-ı ezelī ḳısmet olmış bize devlet
Taḳdīre rıżā virmeyesüñ buña sebeb ne
Ḥaccü'l-ḥarameynem diyüben da‘vi ḳılursın
Bu salṭanat-ı dünyeye pes bunca ṭaleb ne
Günümüz Türkçesiyle
1. Devlet ezel gününde bize kısmet olmuşken, sen takdire razı olmuyorsun; bunun sebebi ne? (Ezel günü, dünyaya gelmeden önce herkesin payının belirlendiği gün olarak düşünülür. "Devlet" sözlük anlamıyla hem saltanat, hükümranlık hem de talih, mutluluk demektir.)
2. "Haremeyn'i ziyaret ettim, hacıyım" diyerek iddiada bulunuyorsun; öyleyse bu dünya saltanatı için bunca istek nedir? (Haremeyn, Mekke ile Medine'dir. Bayezid, hacca gitmiş birinin dünya saltanatı peşinde koşmasını kardeşine yakıştırmaz.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
İki beyitlik bir kıt‘adır ve hezec bahrinin "mef‘ûlü mefâ‘îlü mefâ‘îlü fe‘ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "ne", kafiye "sebeb" ve "taleb" kelimelerindeki "-eb" sesidir. İlk beytin mısraları birbiriyle kafiyeli değildir; kafiye yalnız beyitlerin ikinci mısralarında kurulur. Kıt‘ayı gazelden ayıran bu düzendir; şiirde mahlas da yoktur. Bayram neşrinde 146 numarayla "Kıt‘a" başlığı altında ve "Ez Ân Sultân Bâyezîd" (Sultan Bayezid'den) başlığıyla yer alır. Neşrin dipnotuna göre T (43b), M1 (44a) ve M2 (35b) nüshalarında vardır, OR ve İBB'de yoktur. İkinci beyit T ve M1'de bulunmaz; yani bu iki beytin birlikte geçtiği tek nüsha Ali Emîrî'nin istinsah ettiği M2'dir. İkinci beyit ayrıca Sehî'nin tezkiresinde nakledilir.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir bir sevgiliye değil, saltanat iddiasında bulunan birine söylenmiştir ve divanın aşk diliyle yazılmış öteki şiirlerinden bu yönüyle ayrılır. İlk beyit kader inancına dayanır: saltanat ezelde Bayezid'in payına yazılmıştır, buna razı olmamak takdire karşı çıkmak demektir. "Devlet" kelimesi sözlük anlamıyla hem hükümranlık hem talih anlamına geldiği için beyitte iki anlam birlikte çalışır; ezelî kısmet olarak gelen talih aynı zamanda tahtın kendisidir. "Kısmet" ve "takdir" kelimeleri de bu anlam çevresini tamamlar.
İkinci beyit karşı tarafın kendi sözünü ona karşı kullanır. Haremeyn'i ziyaret etmekle övünen biri, dünya saltanatı peşine düşmemelidir; hac ile dünya hırsı arasında bir tezat kurulur. "Da‘vî kılmak" sözlük anlamıyla iddia etmek demektir; beyitte hem hacı olma iddiasını hem de saltanat davasını düşündürür. Her iki beyit de "… ne" rediflerini taşıyan soru cümleleriyle biter. Bu sorular cevap beklemekten çok karşı tarafı suçlayan, sitemli bir tona sahiptir.
Tarihî Bağlam
Bu beyitler, Bayezid'in kardeşi Cem Sultan'la taht kavgası sırasında söylenmiştir ve kime, hangi vesileyle yazıldığı bilinen az sayıdaki Adlî şiirinden biridir. 1481'de Fatih Sultan Mehmed ölünce Amasya sancakbeyi Bayezid ile Karaman sancakbeyi Cem arasında mücadele başladı. Bayezid İstanbul'a gidip tahta çıktı; Cem Bursa'da adına hutbe okutup para bastırdı ve ülkeyi paylaşmayı teklif etti. Bayezid bu teklifi reddetti. Bayram'ın Şimşirgil'den aktardığı mektubunda, Rum diyarının iki güveyi kaldıramayacak nazlı bir geline benzediğini yazar. Yenişehir'de yenilen Cem Mısır'a, Memlükler'in yanına gitti ve bu sırada hacca gitme fırsatı buldu. 1482'de yeniden Anadolu'ya gelip Karamanoğulları ile iş birliği yapmaya çalıştı; sonuç alamayınca Rodos şövalyelerine sığındı ve 1495'te ölünceye kadar Avrupa'da kaldı.
Sehî Bey, Heşt Bihişt'teki Sultan Bayezid maddesinde olayı şöyle anlatır: Cem Kâbe'yi ziyaret edip döndükten sonra Karaman vilayetinde yeniden saltanat davasına kalkıştı, bir şey başaramayınca Sultan Bayezid "Haccü'l-haremeynem diyüben…" beytini söyleyip yazdı ve Cem'e gönderdi. Sehî'deki metinde ikinci mısra "Bu saltanat-ı dünye içün bunca taleb ne" biçimindedir. Sehî, Cem'in buna şu beyitle karşılık verdiğini de kaydeder: "Sen bister-i gülde yatasın şevk ile handân / Cem hicr ile bâlîn idine hârı sebeb ne" (Sen gül yatağında neşeyle gülerek yatasın da Cem ayrılık içinde dikeni yastık edinsin, bunun sebebi ne?). Buna göre beyit, Bayezid'in saltanatının ilk yılında, Amasya'dan ayrılmasından sonra yazılmıştır.
M2 nüshasında atışma dört beyit olarak yer alır. Burada Bayezid'in beyitleri "Cevâb-ı Sultân" (Sultanın cevabı), Cem'in beyitleri "Kıt‘a-i Cem" başlığını taşır; yani bu nüshada Bayezid'in sözleri bir cevap olarak sunulur, Sehî'de ise ilk sözü Bayezid söyler. Bayram, neşrin girişinde dört beyti karşılıklı sıralar: Bayezid'in birinci beytine Cem "Sen bister-i gülde yatasın gül gibi her dem / Ben taş gibi toprak döşenem bâri sebeb ne" (Sen her an gül gibi gül yatağında yatarken ben taş gibi toprağa serileyim, bunun sebebi ne?) diye karşılık verir. İkinci beyte cevabı ise "Bu meşgale-i dünye ola ‘adle mukârin / Haccü'l-harameyn anı taleb kılsa ‘aceb ne"dir: Bu dünya işi adaletle bir arada olursa, Haremeyn hacısı onu istese buna şaşılır mı? Cem'in cevabındaki "‘adl" (adalet) kelimesi Bayezid'in mahlası Adlî ile aynı köktendir; bunun bilinçli bir gönderme olduğunu söyleyen bir kaynak ise yoktur. Bayram'ın dipnotuna göre Cem'in Türkçe divanında da birinci cevaba benzeyen bir beyit, bir gazelin mahlas beyti olarak yer alır: "Sen pister-i nâz içre yatup gül gibi her dem / Cem derdile bâlîn idine hârı sebeb ne" (Ersoylu neşri, G279-7).
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 184, şiir no. 146 (nüsha bilgisi ve Cem'in beyitleri aynı sayfanın dipnotunda; atışma s. 28; hayatı s. 15-17). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Şerafettin Turan, "Bayezid II", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, https://islamansiklopedisi.org.tr/bayezid-ii.
Resmî kaynaklar
- Sehî Beg, Heşt Bihişt, hzl. Halûk İpekten, Günay Kut, Mustafa İsen, Hüseyin Ayan, Turgut Karabey, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), Sultan Bâyezîd maddesi, s. 17. ekitap.ktb.gov.tr
Çevrimiçi kaynaklar






