Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
Beni lā-ya‘ḳıl iden şerbet-i la‘l-i lebidür
Beni ser-geşte ḳılan āh-ı çeh-i ġabġabıdur
Günümüz Türkçesiyle
1. Beni aklını yitirmiş, kendinden geçmiş hâle getiren, onun lal dudağının şerbetidir; beni başı dönmüş, şaşkın dolaşan biri yapan da çene çukurunun kuyusu için çektiğim ahtır. (Lâ-ya‘kıl sözlük anlamıyla aklı başında olmayan, ser-geşte başı dönmüş, şaşkın demektir. Gabgab çene altı, gerdan; çeh kuyu demektir; "gabgab kuyusu" çene çukurunu anlatır. "Âh-ı çeh-i gabgab" iki türlü okunabilir: o kuyu için çekilen ah ya da kuyunun kendisinden yükselen ah.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Tek beyitlik bir matla‘dır. Matla‘ bir gazelin ya da kasidenin iki mısraı kafiyeli ilk beytidir; Bayram neşrinde, arkası gelmeyen bu tür tek beyitler ayrı bir bölümde toplanmıştır. Bu beyit remel bahrinin "fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye "leb-i" ve "gabgab-ı" kelimelerinin sonundaki "b" sesine ve iyelik ekine dayanır, ardından "-dür / -dur" ek-fiili redif olarak gelir. İki mısra aynı kuruluşla başlar ("Beni lâ-ya‘kıl iden" / "Beni ser-geşte kılan") ve bu paralellik beyte düzenli bir ritim verir. Bayram neşrinde 148 numarayla "Matla‘lar" bölümünün ilk şiiridir ve neşrin dipnotuna göre yalnız M2 nüshasında (35b) bulunur. Ali Emîrî'nin istinsah ettiği bu nüsha, şiirleri türlerine göre adlandırır ve Bayram'ın sayımına göre üç matla‘ içerir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, sevgilinin iki güzelliğinin âşıkta yol açtığı iki hâli yan yana koyar. Dudak bir şerbettir ve içeni sarhoş eder gibi aklını alır. Şerbet sözlük anlamıyla şekerli, tatlı bir içecektir; tatlılık da divan şiirinde dudağa en sık verilen niteliklerden biridir. La‘l sözlük anlamıyla kırmızı, değerli bir taştır; divan şiirinde dudağın rengini anlatır. Şerbet ile dudak arasında içmekle ilgili bir bağ kurulur, la‘l ise rengi taşır. İkinci mısrada çene çukuru bir kuyuya benzetilir; çene çukurunun kuyu olarak anılması divan şiirinde sık görülen bir benzetmedir. Kuyunun dibine bakan kişinin başının dönmesi ile âşığın "ser-geşte" olması arasında bir ilgi kurulabilir; beyit bunu açıkça söylemez, ama kelimelerin seçimi bu çağrışıma izin verir.
"Âh" ile "çeh" kelimelerinin art arda gelmesi ses bakımından da dikkat çeker; iki kısa kelime de "h" sesiyle biter ve mısraın ortasında bir ses yankısı oluşturur. "Lâ-ya‘kıl" ile "ser-geşte" ise anlamca birbirine yakın iki hâldir ve iki mısraın paralel kuruluşunu anlam yönünden de destekler. Beytin tamamı, sevgilinin güzelliklerini tek tek sayan ve her birinin âşıkta bıraktığı izi gösteren alışılmış bir düzene sahiptir. Beytin bir gazelin parçası olup olmadığı bilinmediği için hangi düşünceye açıldığı da bilinmiyor.
Kaynakça
- Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 186, şiir no. 148 (nüsha bilgisi aynı sayfanın dipnotunda; M2 nüshasının tanıtımı s. 32). ekitap.ktb.gov.tr
- "Matla‘", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/matla.
Çevrimiçi kaynaklar






