Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ḳāmetüñ üzre gören destāruñ ucın çīn çīn
Didi zībā yaraşuḳdur göre ser üzre semen

Günümüz Türkçesiyle

1. Senin boyunun üstünde sarığının ucunu kat kat, kıvrım kıvrım gören: "Güzel bir yakışık; bak, baş üstünde yasemin" dedi. (Kâmet boy, endam; destâr sarık; çîn kıvrım, büklüm; semen yasemin demektir. "Göre" kelimesi iki türlü okunabilir: "görünce, bakınca" ya da "gibi, benzer"; ikinci okuyuşta mısra "baş üstündeki bir yasemin gibi" anlamına gelir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirde matla‘ olarak verilen tek beyittir ve remel bahrinin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Matla‘, gazelin iki mısraı kafiyeli ilk beytidir; ancak bu beytin mısra sonları ("çîn çîn" ve "semen") aynı sesle bitmez ve neşir bu durumu açıklayan bir not vermez. Bayram neşrinde 151 numarayla "Matla‘lar" bölümünde yer alır ve neşrin dipnotuna göre beş nüshadan yalnız T'de (44a) bulunur; neşirdeki dört matla‘dan T nüshasında bulunan tek matla‘ budur. Bayram'ın T nüshası tanıtımında da bu nüsha için bir matla‘ sayılır. Neşrin dipnotuna göre Bayram ikinci mısradaki "ne" kelimesini vezin gereği metinden çıkarmıştır; yani nüshada bu mısrada bir "ne" daha bulunur. Kelimenin mısraın neresinde yer aldığı dipnotta belirtilmez. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, sevgilinin giyimine, başındaki sarığa dayanan bir benzetme üzerine kurulmuştur. Sarığın kat kat sarılmış ve kıvrılmış ucu, uzun boyun üzerinde yükselir; bunu gören biri, sarığın sevgiliye ne kadar yakıştığını söyler ve onu baş üstündeki bir yasemine benzetir. Yasemin sözlük anlamıyla beyaz, kokulu çiçekler açan bir bitkidir; benzetmenin ortak yönü sarığın beyazlığı ve kıvrımlarıdır. Boyun bir fidana, sarığın da o fidanın tepesinde açmış bir çiçeğe benzetildiği düşünülebilir; beyitte fidan ya da servi kelimesi geçmez, bu bir okuyuştur. Sarığın uzun boyun üstünde yükselmesi beyte bir boy övgüsü de katar; divan şiirinde uzun ve düzgün boy sevgilinin başlıca güzelliklerinden sayılır.

"Çîn çîn" ikilemesi sözlük anlamıyla kıvrım kıvrım, büklüm büklüm demektir; tekrar, sarığın üst üste sarılmış katlarını kulağa da duyurur. "Çîn" kelimesi Çin ülkesinin adıyla da aynı yazılır; ama beyitte bu ikinci anlamı destekleyen başka bir kelime yoktur. Beyitte sözü söyleyen âşık değil, sevgiliyi gören bir başkasıdır: "Didi" (dedi) fiili mısraı bir aktarma cümlesine çevirir. Böylece sevgilinin güzelliği, onu gören herkesin kabul ettiği bir şey olarak sunulur. "Kâmet", "destâr" ve "ser" (baş) kelimeleri sevgilinin bedenini aşağıdan yukarıya doğru izler; "zîbâ" (güzel) ve "yaraşuk" (yakışık, süs) ise bu bakışın vardığı hükmü verir.

Kaynakça

  • Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 186, şiir no. 151 (nüsha bilgisi ve vezin notu aynı sayfanın dipnotunda; T nüshasının tanıtımı s. 31). ekitap.ktb.gov.tr
  • "Matla‘", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/matla.

Çevrimiçi kaynaklar