Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün
Pāy-māl itme çünki yaḳduñ oda
Gizlidür göñlüm içre nār ṣaḳın
Günümüz Türkçesiyle
1. Madem beni ateşe atıp yaktın, artık ayak altında çiğneme; gönlümün içinde gizli bir ateş vardır, sakın (ayağını yakar). (Pây-mâl sözlük anlamıyla ayak altında çiğnenmiş, ezilmiş demektir. Od ve nâr, biri Türkçe öteki Arapça, aynı anlamda iki kelimedir: ateş.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Tek beyitten oluşan bir müfreddir. Müfred sözlük anlamıyla "tek" demektir ve terim olarak tek beyitlik şiire verilen addır. Bu beyitte iki mısra birbiriyle kafiyeli değildir ("oda" / "sakın"), bu yüzden bir gazelin açılış beyti biçiminde değildir. Beyit hafif bahrinin "fe‘ilâtün mefâ‘ilün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; bu kalıp, neşirdeki öteki matla‘ ve müfredlerin dört cüzlü kalıplarından daha kısadır. Bayram neşrinde 152 numarayla "Müfredler" bölümünün ilk şiiridir ve neşrin dipnotuna göre beş nüshadan yalnız M2'de (36a) bulunur. Ali Emîrî'nin istinsah ettiği M2'de, Bayram'ın sayımına göre bir müfred ve iki ferd vardır. Aynı tanıtımlara göre T nüshasında iki müfred sayılır, M1'de ise gazellerin ve murabba‘ın yanında iki beyit ve bir mısra bulunur; tek beyitlik parçalar nüshalara farklı biçimlerde dağılmıştır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, âşığın sevgiliye yönelttiği bir uyarıdır. Sevgili âşığı aşk ateşinde yakmıştır; bununla yetinmeyip onu ayak altında çiğnemek, yani hor görmek de ister. Birinci mısradaki "çünki" (madem) bağlacı, yakmanın zaten yapılmış olduğunu, çiğnemenin ise bunun üstüne eklenecek ikinci bir eziyet olacağını gösterir. Âşık ise yanmış olanın içinde ateşin hâlâ sürdüğünü hatırlatır: gönlünde gizli bir ateş vardır ve onu çiğneyen ayak yanabilir. Beyitte kül kelimesi geçmez; ama yanmış olanın ayak altında kalması ve içinde gizli ateş taşıması, üstü külle örtülü bir kor gibi düşünülebilir. Bu bir okuyuştur.
"Yakmak", "od" ve "nâr" kelimeleri arasında tenasüp vardır. Aynı anlama gelen "od" ile "nâr"ın, biri birinci mısrada öteki ikinci mısrada kullanılması, ateş fikrini iki dille tekrarlar. "Gizlidür göñlüm içre nâr" sözü, divan şiirinde sık görülen bir düşünceyi, aşkın içte saklanan bir ateş olduğunu dile getirir. "Sakın" kelimesiyle biten ikinci mısra, beyte hafif bir tehdit havası verir: âşık, sevgiliyi kendi ateşinden sakındırır. Sevgilinin ayağı ile âşığın gönlü arasında kurulan ilişki, divan şiirinde âşığın kendini sevgilinin ayağı altındaki toprak gibi görmesiyle bağlantılıdır; burada ise o toprak yanmaktadır. Beytin dili sade, kuruluşu yalındır ve tek bir imgeyi iki mısrada tamamlar.
Kaynakça
- Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 187, şiir no. 152 (nüsha bilgisi aynı sayfanın dipnotunda; M2 nüshasının tanıtımı s. 32). ekitap.ktb.gov.tr






