Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Beñzetme mihr ü mâhı felekde cemâline
Tâ ki kimesne işide yirüñ ḳulaġı var

Günümüz Türkçesiyle

1. Gökteki güneşi ve ayı onun güzelliğine benzetme; sakın kimse işitmesin, yerin kulağı vardır. (Güneşle ay sevgilinin güzelliği yanında değersiz kalır; böyle bir benzetme duyulursa ayıp olur. "Yerin kulağı var" sözü, gizli söylenen sözün bile duyulabileceğini anlatan bir atasözüdür.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beyit, Latîfî'nin Sâfî maddesinde "Velehu" (yine onundur) başlığıyla verilir. İki mısraı kafiyeli olmadığından bir gazelin içinden alınmış olmalıdır; gazelin geri kalanı bilinmiyor. Vezin aruzun muzâri bahrinden "mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün" kalıbıdır. Beyit "ḳulaġı var" sözüyle bittiğine göre gazelin redifi "var" olabilir; ancak tek beyitten bunu kesin olarak söylemek mümkün değildir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Divan şiirinde sevgilinin yüzü çoğu zaman güneşe ya da aya benzetilir. Sâfî bu alışkanlığı tersine çevirir: güneşle ayı sevgilinin güzelliğine benzetmek, sevgiliyi küçültmek olur, çünkü onun güzelliği göktekilerden üstündür. Şair bu yüzden muhatabını böyle bir benzetme yapmaktan sakındırır ve gerekçesini bir atasözüyle bağlar: "yerin kulağı var". Halk arasında gizli tutulması gereken bir sözün en ıssız yerde bile duyulabileceğini anlatmak için söylenen bu atasözü, beyitte yeni bir anlam kazanır.

Beytin inceliği "felek" ile "yer" arasındaki karşıtlıktadır. Benzetme gökteki varlıklar, yani güneş ile ay hakkındadır; uyarı ise yerin kulağıyla ilgilidir. Göğe dair bir söz yeryüzünde duyulursa ayıplanacaktır. Böylece gök ile yer arasında bir tezat kurulur ve atasözü, beytin öbür kelimeleriyle bir anlam bütünlüğü içine yerleştirilir. Latîfî'nin Sâfî hakkındaki hükmü, yani şiirde mesel kullanmayı Rum şairleri arasında ilk onun başlattığı ve bunun Necâtî'de kemale erdiği yolundaki sözü, bu beyitle somut bir örnek bulur. Birinci mısradaki iddia ikinci mısrada bir atasözüyle desteklendiği için beyit irsâl-i meselin tipik bir örneğidir.

Kaynakça

  • Latîfî, Tezkiretü'ş-şu'arâ ve Tabsıratü'n-nuzamâ, hzl. Rıdvan Canım, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 321-322, Sâfî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr
  • İsmail E. Erünsal, "Kasım Paşa, Cezerî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 24, İstanbul 2001, s. 545-546. islamansiklopedisi.org.tr