Özgün Metin
Vezin: Mefâ'îlün Mefâ'îlün Fe'ûlün
Yine bir âteş oldı cânda peydâ
Ki cüş itdi gönül mânend-i deryâ
Yine bu nâm u nengüñ defterini
Ṣalup deryâya diler k'ola rüsvâ
Yine dîvâne-i sevdâ-yı 'ışkum
Bana ğavğâ-yı 'âlemden ne pervâ
Yine bir derd olupdur dilde zâhir
Devâ bilmez ana hergiz etibbâ
Gamuñ egnüme bir kisvet geyürdi
Palâs oldı bana bi'l-cümle dünyâ
Dili zîr ü zeber kılalı 'ışkuñ
Kamu yeksândur ana zîr ü bâlâ
Harîmî sırrunı fâş eylerüm fâş
Ne bilür mest olan 'âşık müdârâ
Günümüz Türkçesiyle
1. Canımda yine bir ateş belirdi ki gönül deniz gibi coştu.
2. Gönül yine bu ad ve şan (nâm u neng, yani şöhret ve itibar kaygısı) defterini denize atıp rezil rüsva olmak istiyor.
3. Yine aşkımın sevdasıyla deli olmuşum; dünyanın kavgasından bana ne kaygı.
4. Gönülde yine bir dert ortaya çıktı; hekimler ona hiçbir şekilde deva bilmez.
5. Senin derdin sırtıma bir elbise giydirdi; bütün dünya bana kaba bir derviş çulu (palâs) oldu.
6. Aşkın gönlü alt üst edeli beri onun için alt ile üst hep bir olmuştur.
7. Harîmî, senin sırrını açığa vururum, hem de apaçık; sarhoş âşık idareli davranmayı (müdârâ) ne bilir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dîvânçe'nin besmeleyle açılan ilk şiiridir ve Arap alfabesindeki sıraya göre elif harfiyle biten gazeller arasında yer alır. Yedi beyitlik bir gazeldir. Vezin hezec bahrinin Mefâ'îlün Mefâ'îlün Fe'ûlün kalıbıdır. Redifi yoktur, kafiye "peydâ, deryâ, rüsvâ, pervâ, etibbâ, dünyâ, bâlâ, müdârâ" kelimelerindeki uzun "-â" sesiyle kurulur. Kılıç, şiirin Korkut'un tasavvuf kitabı Kitâb fi't-tasavvuf'un (Da'vetü'n-nefsi't-tâliha) 178b varağında da bulunduğunu, orada beşinci beyitte "bi'l-cümle" yerine "bu cümle", son beyitte "eylerüm" yerine "iderüm" yazıldığını not eder. Şiirin, şehzadenin 1508'de babasına sunduğu bu kitaba kendi eliyle alınmış olması, onu sonradan derlenmiş bir parça olmaktan çıkarır ve şairin kendi seçtiği şiirler arasına koyar. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk dört beytin "Yine" kelimesiyle başlaması gazelin en belirgin özelliğidir. Kılıç'ın Harîmî'de gördüğü, ahengi kelime tekrarıyla kurma eğilimi burada açıkça görülür. Tekrar, aşkın ilk kez değil bir kez daha yaşandığını, yani dönüp gelen bir hâl olduğunu da hissettirir. Deniz imgesi iki beyti birbirine bağlar: gönül deniz gibi coşar, ardından ad ve şan defteri o denize atılır. Bu ikinci hareket tasavvuftaki melâmet anlayışıdır; insanın şöhret ve itibar kaygısını bırakıp halkın gözünde kınanmayı göze alması. Beşinci beyitteki palâs, dervişlerin giydiği kaba yün abadır. Dünyanın bütünüyle bir çula dönmesi, dünya nimetlerinden el çekmeyi anlatır. Altıncı beyitte "zîr ü zeber" hem "alt üst" demektir hem de Arap yazısındaki esre ve üstün harekelerinin adıdır. Şair bu deyimi ikinci mısrada "zîr ü bâlâ" ile karşılayarak bir tekrar ve tenasüp kurar. Makta beytinde sırrını açığa vuran sarhoş âşık, tasavvufta sırrı saklayamayan meczup tipine yakındır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 1. gazel, s. 209). teis.yesevi.edu.tr
- Feridun Emecen, "Korkut, Şehzade", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 26, Ankara 2002, s. 205–207. https://islamansiklopedisi.org.tr/korkut-sehzade
Kitaplar
- Şehzade Korkut, Da'vetü'n-nefsi't-tâliha ile'l-a'mâli's-sâliha (Kitâb fi't-tasavvuf), Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya nr. 1763, vr. 178b (Kılıç 1996'daki nota göre).
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud
Çevrimiçi kaynaklar






