Özgün Metin
Vezin: Mef'ûlü Fâ'ilâtü Mefâ'îlü Fâ'ilün
Zülfün hevâsı başuma cânâ belâ yeter
Hâlüñ hayâli gözime 'ayn-ı 'ınâ yeter
Şîrîn lebüñ şerâbına dil-teşne oluben
Kan ağladığı gözlerimüñ mâcerâ yeter
Kurup kaşuñ kemânını kaṣd itme cânuma
Gamzen hadengi başa kaderden kazâ yeter
Yüz sürmege ayaguña ey yâr-ı pür-cefâ
Ben mübtelâya sencileyin bî-vefâ yeter
Çeşmiñe uydı gamzelerüñ cânum almağa
Derdlü yüregüme ṣanemâ bu cefâ yeter
Zülfün hevâsı fikr-i ruhun ey perî-ṣıfat
Başıma tâc egnüme bir dem kabâ yeter
Yâr işüginde yüz süre varmağa ey rakîb
Sen fârig ol Harîmîye 'avn-ı Hudâ yeter
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey can, zülfünün sevdası başıma bela olarak yeter; beninin hayali gözüme sıkıntının ta kendisi olarak yeter.
2. Gönül senin tatlı dudağının şarabına susamışken, kan ağlayan gözlerimin çektikleri yeter.
3. Kaşının yayını kurup canıma kastetme; gamzenin oku başa kaderden gelen kaza olarak yeter.
4. Ey cefakâr sevgili, ayağına yüz sürmek için ben derde düşmüşe senin gibi bir vefasız yeter.
5. Gamzelerin canımı almak için gözüne uydu; ey güzel, dertli yüreğime bu cefa yeter.
6. Ey peri yaratılışlı sevgili, zülfünün sevdası ve yanağının düşüncesi başıma taç, sırtıma bir an için kaftan olarak yeter.
7. Ey rakip, sevgilinin eşiğine yüz sürmeye varmasın diye uğraşmaktan vazgeç; Harîmî'ye Tanrı'nın yardımı yeter.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik bir gazeldir. Vezin muzâri bahrinin Mef'ûlü Fâ'ilâtü Mefâ'îlü Fâ'ilün kalıbıdır. Redif "yeter", kafiye "belâ, 'ınâ, mâcerâ, kazâ, bî-vefâ, cefâ, kabâ, Hudâ" kelimelerindeki "-â" sesidir. Arap alfabesindeki re harfiyle biten şiirlerin ilkidir. Dökümde üçüncü beytin mısra sınırı kaymıştı ("cânuma Gamzen" bir satırda), anlam ve vezne göre ayrılmıştır. Üçüncü beyit, aynı vezindeki 39. gazelin üçüncü beytine çok yakındır; iki şiirde de "Kurup kaşuñ kemânını kaṣd itme" sözüyle başlayan bir beyit vardır. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
"Yeter" redifi her beyti bir yetinme ya da bıkkınlık ifadesine çevirir ve gazel bu iki anlam arasında gidip gelir. İlk beyitte zülüf başa bela, ben göze sıkıntıdır; kafiyedeki "'ınâ" (sıkıntı, eziyet) kelimesi "'ayn" (göz) ile birlikte kullanıldığı için göz-sıkıntı bağlantısı sıkılaşır. Üçüncü beyit divan şiirinin en yaygın mazmunlarından birini işler: kaş yaydır, gamze ise o yaydan çıkan oktur. Okun kaderden gelen bir kaza sayılması, sevgilinin verdiği acının kaçınılmaz olduğunu söyler. Altıncı beyitte zülfün sevdası başta taç, yanağın düşüncesi sırtta kaftan olur. Taç ve kaftan saltanatın görünen işaretleridir. Âşık, sevgiliyi düşünmeyi kendisi için bir hükümdarlık olarak görür. Bir şehzadenin bu benzetmeyi kurması dikkat çeker, ancak bu benzetme divan şiirinde de yaygındır. Makta beytinde rakibe "sen fârig ol" (uğraşma, vazgeç) denir. Âşığın sevgiliye ulaşması rakibin engeline değil Tanrı'nın yardımına bağlanır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 5. gazel, s. 210). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






