Özgün Metin

Vezin: Mef'ûlü Fâ'ilâtü Mefâ'îlü Fâ'ilün

Yâ Rab bu hüsn-i hulk ile ol yâr-ı pür-cefâ
Ben mübtelâya mihr kılup eylemez vefâ
Leyli ṣaçına göñlümi meftün idüp bu dem
Mecnûn eyledi beni ol yâr-ı mehlikâ
Canımı 'ışkun odına yakmağa her (bir) nefes
Derd ü belâ ile deli eyledi mübtelâ
'Uşşâk-ı ṣad niyâz ile şehsâr idüp müdâm
Ben bi-nevâya derd ü gamın eyledi nevâ
İzi tozını gözlerüme armağan getür
Yüz sürivir işigine varırsan ey ṣabâ
Câdü gözi gelürse n'ola kanum içmege
Dilden Harîmî vir ana ehlen ü merhaba

Günümüz Türkçesiyle

1. Yâ Rabbi, o cefası bol sevgili bu güzel huyuyla bana, bu derde düşmüşe, sevgi gösterip vefa etmiyor.

2. O ay yüzlü sevgili gönlümü Leylâ'nınki gibi kara saçına tutkun edip bu an beni Mecnun etti.

3. Canımı her (bir) nefeste aşkının ateşine yakmak için dert ve belayla beni deli, tutkun etti.

4. Yüzlerce yalvarışla gelen âşıkları durmadan "şehsâr" ederek, ben yoksula dert ve gamını nasip etti. "Şehsâr" kelimesinin okunuşu şüphelidir; "şermsâr" (mahcup) okunursa mısra "âşıkları utandırıp" diye anlaşılır.

5. Ey saba rüzgârı, onun eşiğine varırsan yüz sür ve ayak izinin tozunu gözlerime armağan getir.

6. Büyücü gözü kanımı içmeye gelirse ne olur; Harîmî, ona gönülden "hoş geldin, safa geldin" de.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Dökümde okunabilen altı beyitlik bir gazeldir. Kılıç'ın neşrindeki beyit numaraları yediye kadar gider. 209 ve 210. sayfalar arasındaki geçişte bir beytin, büyük ihtimalle ikinci beytin düştüğü anlaşılır. Bu beyit uydurulmadı. Vezin muzâri bahrinin Mef'ûlü Fâ'ilâtü Mefâ'îlü Fâ'ilün kalıbıdır. Redif yoktur, kafiye "vefâ, mehlikâ, mübtelâ, nevâ, sabâ, merhabâ" kelimelerindeki "-â" sesidir. Şiirin başında, divançedeki şiirlerin çoğunda olduğu gibi, "Velehü" (yine onundur) ibaresi ve "Tayyeballâhü s̱erâhü" (Allah toprağını hoş etsin) duası bulunur. Bu ibareler şiirleri bir araya getirenin eklediği başlıklar olarak görünür. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel, sevgilinin vefasızlığından yakınmayla açılır. İlk beyitteki "hüsn-i hulk" (güzel huy) sözü, sevgilinin gerçekte cefakâr olduğu düşünülünce acı bir alaya dönüşür. İkinci beyitte Leylâ ile Mecnun hikâyesine telmih vardır. "Leylî saç" hem Leylâ'nın saçı hem de "leyl" (gece) kelimesinden ötürü gece gibi kara saç demektir; böylece tevriye ile Mecnun'a dönen âşık arasında bir bağ kurulur. Dördüncü beyitte "bî-nevâ" (yoksul, sesi soluğu kesik) ile "nevâ" (nasip, aynı zamanda ses ve bir makam adı) arasında cinas vardır. Beşinci beyitte saba rüzgârı, divan şiirinde her zaman olduğu gibi sevgiliyle âşık arasında haberci olur. Sevgilinin ayak tozunun göze armağan edilmesi, o tozun göze çekilen sürme gibi şifa sayılmasına dayanır. Son beyitte kan içen büyücü göz mazmunu, âşığın kendi ölümünü "ehlen ve sehlen" türünden Arapça bir karşılama sözüyle kabul etmesiyle birleşir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 2. gazel, s. 209-210). teis.yesevi.edu.tr

Kitaplar