Özgün Metin
Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün
Gül ne cân ile kılur bu hüsn-i cânân ile bahs̱
Gonçe ne yüzden ider ol verd-i hândân ile bahs̱
Bahs̱-i yâr ider benümle dem-be-dem bî-din hasûd
Hey ne kâfirdür görüñ eyler müselmân ile bahs̱
Kanımı içmek dilerse suhte hûnî gözlerüñ
Kim ider ol sâhir ü mekkâr u fettan ile bahs̱
Pehlevânlık kârzârında bu gün Rüstem-ṣıfat
Eylerüm meydân-ı 'ışk içre Nerimân ile bahs̱
Ey Harîmî şi'riñüñ vasfını şerh itmez hezâr
Defter ü dîvân iderse ger bu destân ile bahs̱
Günümüz Türkçesiyle
1. Gül, sevgilinin bu güzelliğiyle hangi cesaretle yarışır; gonca, o gülen gülle (sevgilinin yüzüyle) hangi yüzle yarışa girer?
2. Dinsiz kıskanç, benimle durmadan sevgili üzerine tartışıyor; hey, görün ne kâfirdir ki Müslümanla tartışıyor.
3. Senin yanık (sûhte) ve kan dökücü gözlerin kanımı içmek isterse, o büyücü, hilekâr ve fitneciyle kim tartışabilir?
4. Bugün pehlivanlık savaşında Rüstem gibi, aşk meydanında Nerîman ile yarışırım.
5. Ey Harîmî, bin defter ve divan bu destanla yarışsa bile senin şiirinin niteliğini açıklayamaz.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bir gazeldir ve Arap alfabesindeki se (ث) harfiyle biten şiirlerin tek örneğidir. Redif "ile bahs̱"tır; "bahs̱" tartışma, yarışma demektir. Kafiye "cânân, hândân, müselmân, fettan, Nerimân, destân" kelimelerindeki "-ân" sesiyle kurulur. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Dökümde redif "bahş" biçiminde çıkmıştır. Kılıç'ın inceleme bölümündeki alıntıda "bahs" yazıldığı ve harf başlığı se harfini gösterdiği için kelime "bahs̱" olarak verilmiştir. Kılıç dördüncü ve beşinci beyitleri, Harîmî'nin kendini ve şiirini övdüğü beyitlere örnek olarak alıntılar. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin her beyti bir yarışma ya da tartışma sahnesidir. Gül ve gonca sevgilinin yüzüyle yarışamaz. "Verd-i handân" (gülen gül), açılmış gülü ve gülümseyen yüzü aynı anda anlatır. İkinci beyitte kıskanç rakip "dinsiz", âşık ise "Müslüman" olarak karşılaştırılır; bu kâfir-Müslüman tezadı divan şiirinde rakibi küçültmenin bilinen yoludur. Üçüncü beyitteki "sûhte" hem yanmış hem de medrese öğrencisi anlamına gelir. Burada gözün yanıklığı, yani baygın ve ateşli bakışı kastedilir. Dördüncü beyitte Firdevsî'nin Şâhnâme'sinin kahramanları anılır. Rüstem İran destanının en büyük pehlivanıdır, Nerîman da onun soyunun ataları arasında sayılan bir pehlivandır. Âşık aşk meydanını bir savaş alanı gibi görür ve kendini destan kahramanlarıyla ölçer. Son beyitteki "hezâr" kelimesi "bin" anlamındadır, ama divan şiirinde bülbülün adlarından biri de olduğu için gül ve goncayla açılan şiire uygun bir tevriye kurar. "Defter ü dîvân" sözü de hem şiir divanını hem de devletin divan ve defterlerini çağrıştırır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.
Akademik çalışmalar
- Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 4. gazel, s. 210). teis.yesevi.edu.tr
Kitaplar
- Filiz Kılıç, "Harîmî, Şehzâde Korkud", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/harimi-sehzade-korkud






