Özgün Metin

Vezin: Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün

Tâze tâze sînem üstinde görinen dâğlar
Sanki bir vîrânedür üstine kondı zağlar
Hüsnünün çağında rahm it 'âşık-ı bî-dillere
Yohsa ṣu gibi geçer eşk-i revânum çağlar
Her ne dem zülf-i siyâhuñ yâd idüp gamgîn olam
Ey güneş yüzlü benüm içün bulutlar ağlar
Gülşen-i kûyuñ koyup murg-ı dil uçmak istese
Zülf-i müşkînüñ hevâsı ayağını bağlar
Sinem üzre göz karardırlar beni öldürmege
Hasret-i dildâr içündür tâze tâze dağlar
Şâh-ı 'ışkum ey Harîmî tâze dâgum dir gören
Kangı il sultânınuñdur bu kızıl otağlar

Günümüz Türkçesiyle

1. Göğsümün üstünde görünen taze taze dağlar, sanki üstüne kargalar konmuş bir viranedir.

2. Güzelliğinin çağında gönlünü yitirmiş âşıklara acı; yoksa akan gözyaşım su gibi çağlar.

3. Ne zaman kara zülfünü anıp kederlensem, ey güneş yüzlü, benim için bulutlar ağlar.

4. Gönül kuşu senin sokağının gül bahçesini bırakıp uçmak istese, misk kokulu zülfünün sevdası ayağını bağlar.

5. Taze taze dağlar beni öldürmek için göğsüm üzerinde gözlerini karartırlar; bunlar sevgilinin hasreti içindir.

6. Ey Harîmî, görenler "aşkın şahıdır, taze dağı var" der; bu kızıl otağlar hangi ülkenin sultanınındır?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Altı beyitlik bir gazeldir. Vezin remel bahrinin Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün kalıbıdır. Kafiye "dağlar, zağlar, çağlar, ağlar, bağlar, otağlar" kelimelerindeki "-ağlar" sesidir ve "dağlar" kelimesi birinci ve beşinci beyitte tekrar edilir. Başlıktaki dua "Enârallâhü merkadehü"dür (Allah kabrini nurlandırsın). Kılıç, birinci, beşinci ve altıncı beyitlerdeki "tâze tâze" ve "tâze dâgum" tekrarlarını kelime tekrarına örnek gösterir. Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin merkezinde dağ imgesi vardır. Divan şiirinde dağ, âşığın aşkını göstermek için göğsüne kızgın demirle ya da ateşle açtığı yaradır. İlk beyitte bu kara yanık izleri, viraneye konmuş kargalara benzetilir. Karga ile virane birbirini çağıran bir çifttir. İkinci ve üçüncü beyitte gözyaşı çağlayan suya, âşığın kederi de ağlayan bulutlara bağlanır; güneş yüzlü sevgili ile bulut arasında da bir tenasüp kurulur. Dördüncü beyitte gönül bir kuştur, zülüf ise onun ayağına bağlanan bir bağ. Son beyit gazelin en güçlü buluşunu taşır: göğüsteki kızıl yaralar, bir sultanın kızıl çadırlarına, otağlarına benzetilir. Böylece âşık "aşkın şahı" olur. Şiir, Kılıç'ın vurguladığı tekrarlara ek olarak "dağ, zağ, çağ, ağ, bağ" sesleriyle güçlü bir iç ahenk taşır.

Tarihî Bağlam

Kılıç'ın notuna göre bu gazel Pervâne Bey'in nazire mecmuasında (vr. 224b) da yer alır. Orada son iki beyit birleştirilerek tek bir beyit hâline getirilmiştir: "Ey Harîmî göz karardırlar beni öldürmeye / Hasret-i dildâr içündür tâze taze dağlar". Bu biçimde makta beyti, divançedeki beşinci beytin mısralarıyla kurulur ve "kızıl otağlar" benzetmesi düşer. Bir nazire mecmuasına alınmış olması, gazelin nazire geleneği içinde okunup bilindiğini gösterir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Harîmî (Şehzade Korkut), Dîvânçe, Millet Kütüphanesi, Ali Emîrî, Manzum Eserler nr. 104.

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 8. gazel, s. 210-211). teis.yesevi.edu.tr

Kitaplar