Özgün Metin

Vezin: Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün

Perdesiz dimek içün râzını dildâre kopuz
Elin ayağın öpüp yüz süre yalvara kopuz
Geydigi köhne nemed ṣohbet-i 'uşşâka gider
Yürür elden ele bi-çâre vü âvâre kopuz
Mutrib alup dizi üstine kulağını burar
Dimesün diye meger sırrını agyâre kopuz
Damağın çatladuben la'line karşu ezilür
Dostlar gör nice 'âşık dirilür yâre kopuz
Delinüp bagrı anuñ ney gibi iñledigi bu
Ey Harîmî bulamaz derdine bir çâre kopuz

Günümüz Türkçesiyle

1. Kopuz, sırrını sevgiliye perdesiz, yani açıkça söyleyebilmek için onun elini ayağını öper, yüz sürer, yalvarır.

2. Sırtına geçirdiği eski keçe kılıfla âşıkların sohbetine gider; çaresiz ve avare kopuz elden ele dolaşır.

3. Çalgıcı onu alıp dizinin üstüne koyar ve kulağını burar; belki de kopuz sırrını yabancılara söylemesin diye.

4. Damağı çatlamış hâlde sevgilinin dudağı karşısında ezilir büzülür; dostlar, görün, kopuz sevgiliye nasıl âşık oluyor. "Dirilür" kelimesi "dirilir" ya da "denir" diye okunabildiğinden mısra iki türlü anlaşılabilir: kopuz sevgiliyle can bulur ya da ona âşık denir.

5. Bağrı delinip ney gibi inlemesi bundandır; ey Harîmî, kopuz derdine bir çare bulamaz.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik bir gazeldir ve Arap alfabesindeki ze harfiyle biten şiirlerin tek örneğidir. Vezin remel bahrinin Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilâtün Fe'ilün kalıbıdır. Redif "kopuz", kafiye "dildâre, yalvara, âvâre, agyâre, yâre, çâre" kelimelerindeki "-âre" sesidir. Dördüncü beytin ikinci mısraı dökümde "Dostlar görince" biçiminde çıkmıştır. Kılıç'ın Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki aktarımında "Dostlar gör nice" yazıldığı için bu biçim alınmıştır. Kılıç bu gazeli, divançeden seçtiği dört örnekten biri olarak o sözlüğe de koymuştur. Oradaki metin daha sade bir imlâyla verilir ("Perdesüz", "Geydügi", "inledügi"). Dijital dökümde ş olarak çıkan ṣ (sad) ve s̱ (se) harfleri kelimelerin aslına göre düzeltilmiştir. Şairin hayatı, eserleri ve divançenin durumu Şehzade Korkut (Harîmî): Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri yazısında anlatılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel baştan sona bir çalgı, kopuz üzerine kuruludur ve kopuz dertli bir âşık gibi konuşturulur. Kılıç'ın belirttiği gibi şair bu yolla kopuzun nasıl yapıldığını ve nasıl çalındığını da anlatır. Söz oyunları çalgının parçalarına dayanır. "Perde" hem telli çalgının perdesi hem de örtüdür. "Perdesiz söylemek" hem açıkça söylemek hem de perdesiz bir çalgıdan ses çıkarmak anlamına gelir. "Kulak" hem insan kulağı hem de akort burgusudur. Çalgıcının kulağı burması, sırrını ele vermesin diye kulağı çekilen bir çocuğu hatırlatır. Keçe kılıf eski bir derviş hırkası gibi düşünülür, kopuz da elden ele dolaşan avare bir derviş olur. "Damak" ve "bağır" çalgının gövdesine, deliği ve gerginliği de ney gibi delinmiş bir bağra bağlanır. Kopuzun inlemesi ile neyin inlemesi arasında kurulan benzerlik, iki çalgıyı da âşığın sesine dönüştürür.

Tarihî Bağlam

Tezkireler Korkut'un musikiyle yakından ilgilendiğini söyler. Sehî onun musiki bilgisini ve icat ettiği "Gıdâ-yı Rûh" adlı sazı anar. Kınalızâde de İranlı kemençe üstadı Zeynelâbidîn'in şehzadenin huzurunda özensiz çaldığını, Korkut'un kendi icadı olan "rûh-efzâ" adlı sazla ona üstünlüğünü gösterdiğini anlatır. Bir çalgıyı âşığa dönüştüren bu gazel, şairin bu musiki merakıyla birlikte okunabilir. Şiirin belli bir olayla ilgisi ise kaynaklarda kurulmaz, bu bağlantı bir çıkarımdır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

  • Filiz Kılıç, "Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut", Bilig (Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi), 2, Yaz 1996, s. 203–219 (Dîvânçe metni s. 209–218; 10. gazel, s. 211). teis.yesevi.edu.tr

Resmî kaynaklar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar