Özgün Metin

Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün

Bahar âmed geh-i ân şud ki bî-dildâr ne-nişînî
Zi-dest-i yâr mey-keş tâ zi-şâh-ı ‘ömr gül-çînî

Günümüz Türkçesiyle

1. Bahar geldi; sevgilisiz oturmayacağın zaman geldi. Sevgilinin elinden şarap iç ki ömür dalından gül deresin. ("Ömür dalından gül dermek", ömrün sunduğu güzel anlardan pay almak demektir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu, iki mısraı birbiriyle kafiyeli tek beyitlik bir Farsça matla‘dır ve aruzun hezec bahrinden "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmıştır. Vezin tezkirede belirtilmez; beytin ölçüsünden çıkarılmıştır. Kafiye "ne-nişînî" ile "gül-çînî" kelimelerindeki "-înî" sesiyle kurulur. Beyit yalnız Kınalızâde Hasan Çelebi'nin tezkiresinde, Müeyyedzâde maddesinde "Velehû" (yine onundur) başlığıyla yer alır; tezkireci beyit hakkında bir açıklama yapmaz. Beytin yayımlanmış bir Türkçe çevirisi bulunamadı; buradaki aktarım Farsça metinden yapılmıştır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor. İki mısraı kafiyeli olduğu için beyit, bugün kayıp bir Farsça gazelin ilk beyti olabilir. Âşık Çelebi, Müeyyedzâde'nin Farsça "ġazeliyyāt u ḳaṣā'id"i, yani gazelleri ve kasideleri olduğunu, Beyânî de "Fârisî kasâ’idi ve latîf gazelleri" bulunduğunu yazar; ama bu gazellerden hiçbiri tam olarak bugüne ulaşmamıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, divan şiirinde bahar mevsimine bağlanan bilinen bir çağrıyı dile getirir: bahar gelmiştir, bu mevsim yalnız geçirilmez. Birinci mısra bir haber ve ondan çıkan bir sonuçtur; baharın gelişi, sevgilisiz oturmanın artık yersiz olduğu vaktin gelişidir. İkinci mısra bu sonucu bir öğüde çevirir: sevgilinin elinden şarap içmek, ömür dalından gül dermek demektir. "Bahar", "şâh" (dal) ve "gül" kelimeleri arasında tenasüp vardır. "Ömür dalı" istiaresi, insan ömrünü mevsimi geçince çiçeği dökülecek bir dala benzetir; bu yüzden gül dermek, vakit varken anı değerlendirmek anlamına gelir.

Beytin düşüncesi Müeyyedzâde'nin tezkirelerde kalan öteki bazı şiirleriyle yakındır. Türkçe "İçelüm içelüm şarâb içelüm" beyitlerinde de, Latîfî'nin aktardığı "Fırṣatı fevt eyleme" öğüdüyle biten kıt‘asında da zamanın geçiciliği ve anı yakalama çağrısı vardır. Hüseyin Hüsâmeddin Yasar'ın aktardığı biçimde Türkçe beytin ikinci mısraı "Vakt-i gül geldi gel şarâb içelim" diye başlar; gül mevsimi ile şarap davetinin bu birlikteliği Farsça matla‘da da görülür. Bu yakınlık, tezkirecilerin Müeyyedzâde'den seçtikleri beyitlerde belli bir zevkin, rindâne bir söyleyişin öne çıktığını gösterir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar