Özgün Metin

Vezin: Mefā‘ilün Fe‘ilātün Mefā‘ilün Fa‘lün

Yekî be-huld-i berrîn şud ki sâl-i târîheş
Şeved ‘ıyân çü ber-âyed yekî zi-huld-i berîn

Günümüz Türkçesiyle

1. Biri yüce cennete gitti; öyle ki onun tarihinin yılı, "huld-i berîn"den bir çıkınca ortaya çıkar. ("Huld-i berîn", en yüce cennet demektir. Beyit bir tarih beytidir: ölüm yılı, bu iki kelimenin harflerinin sayı değerinden "bir" çıkarılarak bulunur.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu, tek beyitlik Farsça bir tarih manzumesidir ve aruzun müctes bahrinden "mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘ilün fa‘lün" kalıbıyla yazılmıştır. Vezin tezkirede belirtilmez; beytin ölçüsünden çıkarılmıştır. Mısraları birbiriyle kafiyeli değildir. Tarih düşürmek, bir olayın yılını, harflerin ebced hesabındaki sayı değerleri toplandığında o yılı veren bir söz içine yerleştirme sanatıdır. Beyit yalnız Kınalızâde Hasan Çelebi'nin tezkiresinde yer alır. Neşirde birinci mısrada "berrîn", ikinci mısrada "berîn" yazılmıştır; vezin ikinci biçimi gerektirir, ama metin burada neşirdeki gibi bırakılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Kınalızâde beyti, "Ta’miye üsblûbı üzre ba’z-ı ‘ıyânun vefâtına bu târîhi hûb vâki’ olmışdur" sözüyle tanıtır: ta‘miye üslubuyla, ileri gelen birinin ölümüne düşürülmüş güzel bir tarihtir. Ta‘miyeli tarihte yıl, tarih sözünün sayı değeri doğrudan toplanarak bulunmaz; şair okura ayrıca bir işlem yaptırır. Bu beyitte işlem söylenmiştir: ölen kişi cennete gitmiştir ve yılı, "huld-i berîn"den "yekî", yani bir çıkınca belli olur. Beyitteki incelik, "yekî" kelimesinin iki kez, iki ayrı anlamda kullanılmasıdır. Birinci mısrada "yekî" cennete giden "biri", yani ölen kişidir; ikinci mısrada ise hesaptan çıkarılacak "bir" sayısıdır. Böylece cennete giden kişi ile tarihten eksilen sayı aynı kelimeyle anlatılır; ölen, adeta tarihin içinden çıkıp cennete yükselmiştir. Bu söyleyişte tevriye ve cinas vardır.

Tarihî Bağlam

Kınalızâde ölen kişinin adını ve tarihin yılını vermez. "Huld-i berîn" (خلد برین) kelimelerinin ebced değeri 896'dır; beyitteki işaret uyarınca bundan bir çıkarılırsa 895 (1489-90) yılı bulunur. Ancak tezkire bu hesabı yapmadığı ve kelimenin yazılışı neşirde iki türlü verildiği için bu sonuç yalnız bir okuma denemesi olarak görülmelidir. Ölen kişinin kim olduğu da bilinmiyor. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesinde Hasan Aksoy, Müeyyedzâde'nin bazı önemli şahısların vefatına söylediği ta‘miyeli tarihlerin de değerli olduğunu belirtir. Bu beyit, o tarihlerden tezkirelere geçmiş tek örnektir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar