Özgün Metin
Vezin: kaynakta belirtilmez
هاتيك رسالته على وفق سؤل
من امعن فيها يتلقى بقبول
Hātīke risāletuhū ‘alā vefḳi sü’l
Men em‘ane fīhā yetelaḳḳā bi-ḳabūl
يستعظم من الّفها ثم يقول
يا خير رسالة ويا خير رسول
Yesta‘ẓimu men ellefehā s̱umme yeḳūl
Yā ḫayra risāletin ve yā ḫayra resūl
Günümüz Türkçesiyle
1. İşte bu, onun risalesidir; istenene tam uygundur. Onu dikkatle inceleyen, onu kabul ile karşılar.
2. Onu yazanı yüce tutar, sonra da şöyle der: Ey risalelerin en hayırlısı, ey elçilerin en hayırlısı. (Son mısrada "risāle" hem yazılı eser hem de gönderilen haber, "resūl" ise haberi getiren elçi demektir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu dört mısralık Arapça bir rubaidir. Dört mısraın dördü de "-ūl" sesiyle kafiyelidir: sü’l, ḳabūl, yeḳūl, resūl. Birinci mısradaki "sü’l" (dilek, istek) kelimesi bu sese tam uymaz; mısra sonunda uzatılarak okunmuş olabilir. Şiir yalnız Hüseyin Hüsâmeddin Yasar'ın Amasya Tarihi'nde, Müeyyedzâde maddesinde "Rubâî" başlığıyla yer alır ve Arap harfleriyle verilir. Hüsameddin rubainin Türkçesini vermez. Özgün metnin altındaki Latin harfli okuma da, Türkçe aktarım da bizimdir. Vezin kaynakta belirtilmez. Dördüncü mısra rubailerde kullanılan ahreb kalıplarından "Mef‘ūlü Mefā‘ilün Mefā‘īlü Fe‘al" kalıbına uyar; öteki mısralarda Arapça okuyuştaki ve neşrin yazımındaki belirsizlikler yüzünden kesin bir taktî verilmedi.
Neşirde iki dizgi hatası vardır. Dördüncü mısradaki "risāle" kelimesi "رساتة" diye basılmıştır; anlam, kafiye düzeni ve vezin "رسالة" okumasını gerektirdiği için metin bu biçimiyle verildi. Üçüncü mısradaki "ellefehā" (onu yazdı) kelimesinde şedde lam yerine fa harfinin üzerine konmuştur; o da düzeltildi. Öteki kelimeler neşirde basıldığı gibidir.
Anlam ve Söz Sanatları
Rubai bir takriz, yani bir kitabı öven ve onu okuyanlara tavsiye eden kısa bir yazıdır. Birinci beyit risaleyi tanıtır: eser istenen ne ise ona uygundur ve onu dikkatle okuyan kişi onu kabul eder. İkinci beyit okuyucunun hâlini anlatır: eseri okuyan, yazarını büyük bilir ve ona hayranlığını dile getirir. Böylece övgü doğrudan şairin ağzından değil, eseri okuyan birinin ağzından söylenir.
Son mısra rubainin asıl buluşudur. Arapçada "risāle" hem yazılı bir eser hem de gönderilen bir haber anlamına gelir; aynı kökten "resūl", haberi getiren elçidir. Okuyucu eseri "risalelerin en hayırlısı", yazarını da "elçilerin en hayırlısı" diye över. İki kelime aynı kökten geldiği için mısrada iştikak sanatı, iki "yā ḫayra" seslenişiyle de bir tekrir vardır. "Ḫayru resūl" (elçilerin en hayırlısı) sözü İslâm geleneğinde Peygamber için kullanılan bir sıfatı da hatırlatır; övgünün bu kadar yükseğe çıkarılması, takrizlerde yaygın olan mübalağanın bir örneğidir. Bu son yorum bizimdir; Hüsameddin rubai hakkında bir açıklama yapmaz.
Tarihî Bağlam
Hüsameddin rubainin yazılış sebebini şöyle anlatır: Devrin âlimlerinden biri bir risale yazmış ve Hacı Hasanzâde ile Müeyyedzâde ikisi de kazasker iken onlardan esere imza koymalarını, yani onu onaylayan birkaç satır yazmalarını istemiştir. Müeyyedzâde de risaleyi kendi el yazısıyla şereflendirmiş ve bu Arapça rubaiyi onun üzerine yazmıştır. Hüsameddin risalenin ve yazarının adını vermez.
Hüsameddin'e ve TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Müeyyedzâde Rebîülevvel 907'de (Eylül 1501) Anadolu kazaskeri olmuş, dört yıl sonra Rumeli kazaskeri Hacı Hasanzâde Muhyiddin Mehmed Efendi ölünce onun yerine Rumeli kazaskerliğine geçmiştir; Hüsameddin bu ölümü 911 (1505) yılının başına koyar. İki âlimin aynı anda kazasker olduğu yıllar bu aralığa düştüğü için rubai büyük ihtimalle 1501-1505 yılları arasında yazılmıştır. Hüsameddin rubaiden hemen önce Müeyyedzâde'nin Arapça, Farsça ve Türkçe şiir söyleyebilen bir şair olduğunu belirtir. Tezkirelerde Türkçe ve Farsça şiirleri korunmuştur; bu rubai ise onun Arapça şiirinden bu derlemede bulunabilen tek örnektir. Selim'e ve Şehzade Korkut'a sunduğu Arapça kasidelerin metni tezkirelerde yer almaz.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddin Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, Amasya Belediyesi yeni baskı (e-kitap, 9-12. ciltler), s. 102-104 (rubai s. 104), https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page104.html.
- Hasan Aksoy, "Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 31, Ankara 2020, s. 483-485, https://islamansiklopedisi.org.tr/mueyyedzade-abdurrahman-efendi.
Çevrimiçi kaynaklar



