Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün

هرکسی درکشت باغی همدم جانان خویش
ما و کنج هجر و همدم درد بی درمان خویش
Her kesī der-geşt-i bāġī hem-dem-i cānān-i ḫīş
Mā vü künc-i hecr ü hem-dem derd-i bī-dermān-ı ḫīş

Günümüz Türkçesiyle

1. Herkes bir bahçede gezintide, kendi sevgilisiyle baş başa; bizse ayrılık köşesindeyiz, kendi dermansız derdimizle baş başa. ("Hem-dem" aynı nefesi paylaşan, yani yakın arkadaş ve yoldaş demektir; beyitte iki kez, iki karşıt hâl için kullanılır.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu, iki mısraı birbiriyle kafiyeli tek beyitlik bir Farsça matla‘dır ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Vezin tezkirelerde belirtilmez; beytin ölçüsünden çıkarılmıştır. Redif "ḫīş" (kendi), kafiye ise "cānān" ile "dermān" kelimelerindeki "-ān" sesidir. Beyit Müeyyedzâde'ye ayrılan üç tezkire maddesinde de yer alır. Burada Âşık Çelebi'nin metni esas alınmıştır. Kınalızâde Hasan Çelebi beyti "Herkesî der-geşt bâgî hem-dem-i cânân-ı hîş / Mâ vü künc-i hicr ü hem-dem-i derd-i bî-dermân-ı hîş" biçiminde verir; Beyânî ise aynı beyti Arap harfleriyle aktarır. Özgün metin bölümünde önce Beyânî neşrindeki bu Arap harfli metin verildi; altındaki Latin harfli okuma Âşık Çelebi neşrinin çeviriyazısıdır. Beyânî'nin metni Âşık Çelebi'ninkiyle kelimesi kelimesine aynıdır. Türkçe aktarım, Filiz Kılıç'ın Âşık Çelebi neşrinde dipnotta verdiği çeviriyle aynı anlayışa dayanır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor. İki mısraı kafiyeli olduğu için beyit, bugün kayıp bir Farsça gazelin ilk beyti olabilir. Âşık Çelebi, Müeyyedzâde'nin Farsça "ġazeliyyāt u ḳaṣā'id"i, yani gazelleri ve kasideleri olduğunu, Beyânî de "Fârisî kasâ’idi ve latîf gazelleri" bulunduğunu yazar; ama bu gazellerden hiçbiri tam olarak bugüne ulaşmamıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit iki mısra arasında kurulan bir karşıtlıktan ibarettir. Birinci mısra başkalarının hâlini anlatır: herkes bir bahçede dolaşmakta, sevgilisiyle birlikte vakit geçirmektedir. İkinci mısra şairin kendi hâlidir: o, bahçe yerine ayrılığın bir köşesine çekilmiş, sevgili yerine dermansız bir dertle yoldaşlık etmektedir. Bahçe ile köşe, açıklık ile kapalılık, sevgili ile dert arasında açık bir tezat vardır. "Hem-dem" kelimesinin iki mısrada da tekrarlanması bu karşıtlığı keskinleştirir: aynı yakınlık ilişkisi, bir yanda sevgiliye, öbür yanda derde bağlanır.

Beytin incelikli yanı, derdin bir dost gibi anlatılmasıdır. Âşık yalnız kalmamıştır; onun da bir yoldaşı vardır, ama bu yoldaş dermansız derttir. "Cânân" ile "dermân" kafiyesi, sevgilinin derdin dermanı olduğu yolundaki yaygın düşünceyi de hatırlatır: başkalarının yanındaki sevgili, şairin yanında olmayan dermandır. Kısa ve sade bir söyleyişle kurulan bu karşıtlık, beytin üç ayrı tezkireye girmesini açıklar.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar