Amasya ulemâsından Sarâczâde es-Seyyid el-Hâc İsmâil Efendi bin el-Hâc Hâfız Mehmed Ağa bin el-Hâc Ahmed Ağa bin Sarâc Mehmed Ağa bin [293] Dervîş Ahmed Çelebi bin Yahyâ Çelebi bin Mehmed Çelebi bin İbâdullah Çelebi mahdûmudur. Ceddi İbâdullah Çelebi Boza-hâne Mahallesi’nde İbâdullah Câmii bânîsidir. Buna Ubeydullah Çelebi de denir. Evlâdına “İbâdoğulları” dendi.
Ecdâdından Sarâc Mehmed Ağa meşhûr sipâhî olup 1058 vak’asında târihen ma’lûmdur. Bunun evlâdına da “Saracoğulları” dendi. Bunun oğulları el-Hâc İsmâil, Ahmed Ağalar da meşhûr idi. Büyük pederi el-Hâc Hâfız Mehmed Ağa 1147’de İbâdullah Câmiini tecdîden binâ ederek evkâfını tanzîm etmiş a’yândandı.
Sâhib-i terceme Amasya’da Çelebizâde el-Hâc Hüseyin Efendi’den tahsîl-i ma’ârif edib pederinin vefâtında servet-i sâmânına vâris ve ceddi evkâfına mütevellî olarak teayyün etdi. Hâciyân ve a’yân meclislerine a’zâ oldu. Muhârebelerde i’ânât-ı nakdiyye bezl ederek memdûh-ı enâm olduğu hâlde 1210 hudûdunda vefât etdi. Âlim, gâyet sahî, küşâde-rû, zengîn bir hânedân idi. Mahdûmu es-Seyyid el-Hâc Abdulhalîm Ağa’dır. [294]
Günümüz Türkçesiyle
Amasya âlimlerinden Saraçzâde es-Seyyid Hacı İsmâil Efendi'nin oğludur. Soy zinciri şöyledir: İsmâil Efendi, Hacı Hâfız Mehmed Ağa'nın; o, Hacı Ahmed Ağa'nın; o, Saraç Mehmed Ağa'nın; o, Dervîş Ahmed Çelebi'nin; o, Yahyâ Çelebi'nin; o, Mehmed Çelebi'nin; o da İbâdullah Çelebi'nin oğludur. Atası İbâdullah Çelebi, Bozahane Mahallesi'ndeki İbâdullah Camii'nin kurucusudur. Kendisine Ubeydullah Çelebi de denir. Soyundan gelenlere "İbâdoğulları" denildi.
Atalarından Saraç Mehmed Ağa ünlü bir sipahi olup 1058 [1648] olayında adı tarihte geçer. Onun soyundan gelenlere de "Saraçoğulları" denildi. Oğulları Hacı İsmâil ve Ahmed Ağalar da tanınmış kişilerdi. Büyük babası Hacı Hâfız Mehmed Ağa, 1147'de [1734-35] İbâdullah Camii'ni yeniden yaptırıp vakıflarını düzene koymuş ileri gelenlerdendi.
Biyografisi yazılan zat, Amasya'da Çelebizâde Hacı Hüseyin Efendi'den ilim tahsil etti; babasının ölümü üzerine onun servetine ve varlığına mirasçı, atasının vakıflarına da mütevelli olarak öne çıktı. Hacılar ve âyân meclislerinin üyesi oldu. Savaşlarda para yardımında bulunarak halkın övgüsünü kazandı ve 1210 [1795-96] dolaylarında öldü. Âlim, son derece cömert, güler yüzlü, varlıklı ve köklü bir aileden bir zattı. Oğlu es-Seyyid Hacı Abdulhalîm Ağa'dır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- cedd, ecdâd: ata, atalar
- bânî: bir yapıyı yaptıran, kurucu
- tecdîden binâ: yeniden yapma, yenileme
- evkâf: vakıflar, vakıf malları
- a'yân: şehrin ileri gelenleri; XVIII. yüzyılda yerel yönetimde söz sahibi olan nüfuzlu kişiler
- tahsîl-i ma'ârif: bilgi ve ilim edinme
- servet ü sâmân: mal mülk, varlık
- mütevellî: vakfı yöneten kimse
- teayyün etmek: ileri gelenlerden olmak, sivrilmek
- hâciyân meclisi: şehrin hacı unvanlı ileri gelenlerinin toplandığı meclis
- i'ânât-ı nakdiyye: para yardımı
- memdûh-ı enâm: halkın övdüğü kişi
- küşâde-rû: güler yüzlü
- hânedân: köklü, eli açık aile
Bir Amasya Ailesinin Uzun Soy Zinciri
Madde, Hüsameddin'in kitabında sık görülen bir tarzla, kişiyi yedi kuşak geriye giden bir soy zinciri içinde tanıtır. Zincirin başında, bir caminin kurucusu olarak hatırlanan İbâdullah (Ubeydullah) Çelebi vardır; aile bu atadan dolayı "İbâdoğulları", daha sonra ünlü bir sipahiden dolayı "Saraçoğulları" ya da "Saraçzâdeler" diye anılmıştır. Aynı aileden kimi kişilerin Hüsameddin'in başka maddelerinde de yer alması bu soy kaydını tamamlar. Kitabın şeyhler kısmında Gümüşlüzâde Pîr Abdurrahman Çelebi'den icazet alan İsmâil Kemaleddîn Çelebi'nin, Amasya'da camisi bulunan İbâdullah Çelebi'nin oğlu olduğu yazılır; bu oğul, kendi oğluyla birlikte 958 [1551] yılında İstanbul'a gitmiştir. Böylece İbâdullah Çelebi'nin XV. yüzyıl sonu ile XVI. yüzyıl başında yaşamış olduğu anlaşılır; bu bir çıkarımdır ve ayrı bir belgeyle doğrulanmamıştır.
Ailenin daha yakın kuşakları için de kitapta tamamlayıcı bilgiler vardır. Bir başka maddede İsmâil Efendi-Saraçzâde, Bozahane Mahallesi eşrafından, İbâdullah Camii'ni yenileyen Hacı Hâfız Mehmed Ağa bin Hacı Ahmed Ağa bin Saraç Mehmed Ağa'nın oğlu olarak tanıtılır; yani bu maddede adı geçen Ebûbekir Efendi'nin babasıdır. Kitabın ileri ciltlerindeki bir başka notta ise Hacı Hâfız Mehmed Ağa'nın 1147'de camiyi yeniden yaptırdığı ve mülklerini caminin ihtiyaçlarına vakfettiği tekrar edilir.
İbâdullah Camii ve Bozahane Mahallesi
İbâdullah Camii hakkında bugünkü kaynaklarda müstakil bir bilgiye rastlanmadı; valilik ve Kültür Bakanlığı kayıtlarındaki Amasya camileri arasında bu adla bir yapı görülmüyor. Caminin tarihine dair bilinenler büyük ölçüde Hüsameddin'den gelir. Kitabın başka bir yerinde, aileden kadı ve bir süre Amasya nakîbüleşraf kaymakamı olan İbâdullahzâde Şükrullah Efendi'nin, atasının yaptırdığı cami yanınca onu 1017 [1608-09] yılında yeniden yaptırdığı; ailenin aslında "Ubeydullahzâde" iken halk arasında "İbâdullahzâde" diye anıldığı kaydedilir. Bundan bir asırdan fazla sonra, 1147'de, camiyi bu kez Saraçzâde Hacı Hâfız Mehmed Ağa yenilemiştir. Caminin kürsü şeyhliği ve vaizliği de XVIII. ve XIX. yüzyıllarda birçok Amasya âliminin biyografisinde geçer; bu, yapının uzun süre şehrin canlı ibadet ve vaaz mekânlarından biri olduğunu gösterir.
Cami ile aynı adı taşıyan bir çarşı da vardı. Şehzadeler döneminde Amasya şehrini inceleyen Selim Özcan, XVI. yüzyıl başında Bozahane Mahallesi'nde "İbadullah" denilen bir pazarın bulunduğunu belirtir. Hüsameddin'in kitabında da bazı vakıf kayıtlarında "İbadullah çarşısı"ndaki dükkânların vakfedildiği görülür. Mahalle ise XIX. yüzyılda da varlığını sürdürüyordu: 1840 tarihli Amasya nüfus defterine göre Bozahane'de 14 Müslüman ve 56 gayrimüslim hane yaşıyordu. Bu rakamlar, İbâdullah ailesinin yerleşik olduğu mahallenin o tarihte nüfusunun büyük kısmı gayrimüslim olan karma bir mahalle hâline geldiğini gösterir.
Saraç Mehmed Ağa ve 1058 Olayı
Hüsameddin, ailenin ikinci adını veren Saraç Mehmed Ağa'nın "1058 vak'asında" tarihen bilindiğini söyler. 1058 yılı miladi 1648'e denk gelir. Hüsameddin'in kastettiği olayın ne olduğu bu maddeden anlaşılmıyor; kitabın Amasya'nın siyasi tarihini anlatan ilk ciltlerinde bu yılın olaylarına bakmak gerekir. Başka kaynaklarda Saraç Mehmed Ağa'ya dair bilgiye rastlanmadı.
Hayırsever Bir Âyân
Ebûbekir Efendi'nin hayatı, XVIII. yüzyıl Amasya'sında ilim tahsil etmiş, fakat asıl olarak vakıf yöneticisi ve meclis üyesi olarak tanınmış bir âyân tipini yansıtır. Babası gibi âlim sayılmakla birlikte, Hüsameddin onun müderrislik ya da kadılık gibi bir ilmiye görevinden söz etmez; öne çıkardığı yönler aile vakfının mütevelliliği, hacılar ve âyân meclislerindeki üyeliği ve savaşlar sırasında yaptığı para yardımıdır. Ölüm tarihi olan 1210 [1795-96] dikkate alınırsa, sözü edilen savaş yardımlarının 1768-1774 ya da 1787-1792 Osmanlı-Rus savaşları sırasında yapılmış olması muhtemeldir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 97–97. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar