Amasya eşrâfından mümâ-ileyh el-Hâc Şerîf Mehmed Efendizâde es-Seyyid Süleyman Şâkir Bey’in mahdûmudur. Hâfız Ali Paşa’nın dâiresinde terbiye görüp müşârün-ileyhin irtihâlinde 1247’de Amasya’ya geldi.
1252’de meclis âzâsından görüldü. 1258 sâlinden sonra vefât etdi. Mahdûmları Abdurrahman, Süleyman, Ahmed Necîb Beylerdir. Süleyman Bey, Mehmed [241] Paşa Mahallesi eşrâfından idi. Hafîdi Binbaşı Süleyman Beyzâde Mîralay Osmân Münir Bey’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya eşrafından, adı geçen Hacı Şerif Mehmed Efendi'nin oğlu Seyyid Süleyman Şâkir Bey'in oğludur. Hâfız Ali Paşa'nın konağında yetişip paşanın ölümü üzerine 1247'de [1831-32] Amasya'ya geldi.
1252'de [1836-37] meclis üyeleri arasında görüldü. 1258'den [1842-43] sonra öldü. Oğulları Abdurrahman, Süleyman ve Ahmed Necîb Beyler'dir. Süleyman Bey, Mehmed Paşa Mahallesi eşrafındandı. Torunu, Binbaşı Süleyman Bey'in oğlu Miralay Osman Münir Bey'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- eşrâf: ileri gelenler, soylu ve saygın kişiler
- mümâ-ileyh: adı geçen
- dâire: konak, büyük bir hanenin mensupları
- terbiye görmek: yetişmek
- müşârün-ileyh: adı geçen paşa
- irtihâl: ölüm
- hafîd: torun
- binbaşı: tabur komutanı rütbesi
- mîralay: alay komutanı, albay
Amca ile Yeğen
Bir önceki madde, Eşref Abdurrahman Bey'in babasının Hacı Şerif Mehmed Efendi olduğunu yazar. Bu maddede Eşref Mehmed Bey'in büyükbabası olarak aynı Hacı Şerif Mehmed Efendi anılır. Hüsameddin'in verdiği soy zincirine göre Abdurrahman Bey, Mehmed Bey'in babasının kardeşidir. İkisi de Hâfız Ali Paşa'nın çevresinde yetişmiştir. Mehmed Bey'in Amasya'ya dönüş tarihi paşanın ölümüne bağlanır. Paşanın ölüm yılının 1247 olması, yalnızca maddedeki bu cümleden anlaşılmakta olup başka bir kaynakta doğrulanamamıştır.
Mehmed Paşa Mahallesi
Hüsameddin oğullarından Süleyman Bey'i Mehmed Paşa Mahallesi eşrafından sayar. Amasya'da Yeşilırmak kıyısındaki Mehmed Paşa Külliyesi bu mahallededir. Külliyenin banisi, II. Bayezid'in veziri ve Şehzade Ahmed'in lalası Hızır Paşazâde Mehmed Paşa'dır (ö. 1495). Caminin kitabesine göre inşası 891 Muharremi'nde (Ocak 1486) tamamlanmıştır. Mahallenin adının bu külliyeden geldiği düşünülebilir; kaynaklar bunu açıkça yazmaz. Binbaşı Süleyman Bey ile Miralay Osman Münir Bey'in hayatına dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça