İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Bey-Yeğenzâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 55–56 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Eşrâfdan mîr-livâ Küçük Alizâde el-Hâc Yeğen Ali Bey bin el-Hâc Ahmed Bey bin Ali Bey’in mahdûmudur. Pederinin irtihâlinde Amasya a’yânından olup İran muharebâtında yararlıklar göstermekle dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından oldu. 1149’da ammesi (hala) Fâtıma Hanım binti Hüseyin Paşa’nın Mehmed Paşa Câmii ittisâlinde binâ etdirdiği medreseyi ikmâl ve vakfiyesini tanzîm etdikde mütevellîsi ve 1153 senesi muharreminde bir daha baş-a’yân ve Amasya mütesellimi olarak İran harbine gidip 1154 muharremi evâhirinde vefât etdi.

Gâyet zî-servet, nâfizü’l-kelîm, mükerrem, ulemâ ve meşâyihine muhib bir zât idi. Mahdûmları el-Hâc Halîl, Ömer, İbrâhim Beylerdir. Evlâdından Ömer Paşa’nın ahfâdı şimdiye kadar bâkidir. İbrâhim Bey, pederinin vefâtından az sonra doğmuşdu. Aşağıda gelir. Hacı [154] Halîl Bey vakfa mütevellî oldu.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Eşraftan mîr-livâ Küçük Alizâde el-Hâc Yeğen Ali Bey bin el-Hâc Ahmed Bey bin Ali Bey'in oğludur. Babası ölünce Amasya ayanından olup İran savaşlarında gösterdiği yararlıklarla dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından oldu. 1149'da [1736-37] halası Fâtıma Hanım binti Hüseyin Paşa'nın Mehmed Paşa Camii'ne bitişik yaptırdığı medreseyi tamamlayıp vakfiyesini düzenleyince onun mütevellisi oldu. 1153 muharreminde [1740] bir kez daha baş-a'yân ve Amasya mütesellimi olarak İran savaşına gidip 1154 muharremi sonlarında [1741] öldü.

Çok varlıklı, sözü geçen, cömert, âlimlere ve şeyhlere saygılı bir zattı. Oğulları el-Hâc Halîl, Ömer ve İbrâhim Beylerdir. Çocuklarından Ömer Paşa'nın torunları bugüne kadar hayattadır. İbrâhim Bey, babasının ölümünden az sonra doğmuştu; aşağıda gelir. Hacı Halîl Bey vakfa mütevelli oldu.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • eşrâf: bir yerin soylu ve saygın kişileri
  • mîr-livâ: sancak beyi
  • a'yân: yerel ileri gelenler
  • baş-a'yân: ayanın başı
  • mütesellim: vali ya da sancak beyi adına bir yeri yöneten vekil
  • kapıcıbaşı: saray kapıcılarının başı
  • ammesi: halası
  • vakfiye: vakfın kuruluş belgesi
  • mütevellî: vakfın işlerini yöneten kişi
  • nâfizü'l-kelîm: sözü geçen
  • mükerrem: saygın, cömert
  • ahfâd: torunlar

Mehmed Paşa Camii Yanındaki Medrese

Mehmed Paşa Camii, Amasya'da Yeşilırmak yakınındaki Mehmed Paşa Mahallesi'ndedir. II. Bayezid'in veziri ve Şehzade Ahmed'in lalası Hızır Paşazâde Mehmed Paşa tarafından yaptırılmış, kitabesine göre Ocak 1486'da tamamlanmıştır. Külliyenin cami, medrese, imaret, türbe, tabhâne, zaviye, çeşme ve hazireden oluştuğu bilinir; ancak medresesi ile imareti yanarak yok olmuştur, günümüze cami, bağlı kanat mekânları ve türbe ulaşmıştır. Hüsameddin'in andığı Fâtıma Hanım'ın medresesi cami yanında 18. yüzyılda yaptırılmış bir yapıdır; bunun, yanıp yok olan ilk medreseyle aynı yer olup olmadığı ele alınan kaynaklardan anlaşılmadı ve bugün ayakta olup olmadığı belirlenemedi.

Hüsameddin'e göre vakfı tamamlayan kişi Yeğen Ali Bey'in oğlu İbrâhim Bey'dir; yani yapı bir kadın hayırseverin girişimiyle başlamış, akrabası tarafından tamamlanmıştır. 155. maddedeki Bolulu İbrâhim Efendi'nin de bu caminin kürsü şeyhi olduğu hatırlanırsa, caminin 18. yüzyılda işleyen bir dinî merkez olarak sürdüğü görülür.

Metindeki "ammesi" sözü halası demektir; yani Fâtıma Hanım, İbrâhim Bey'in babasının kız kardeşidir. Fâtıma Hanım'ın babası Hüseyin Paşa'nın kimliği ve medresenin kuruluş ayrıntıları için Hüsameddin dışında kaynak bulunamadı.

Kaynakça

6. Cilt içindekiler