İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL

İKİNCİ DEVRE

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 3. Cilt, s. 492 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Osmanlı hükûmetinde Amasya târîhinin ikinci devresi 918 senesinden [266] başlayıp 1011 târîhine kadar doksan üç yıl devâm eder. Bu devreyi açan, Amasya'nın eski hânedânı olan Sunkur Oğulları'ndan Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa'dır.

Çünkü Amasya'dan bi'z-zarûre hârice çıkan Sultân Ahmed şehzâdesi Murâd Bey, Amasya ahvâlini pederine yazıp istimdâd etmişdi. Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa, vatanını tasallut-ı eşkıyâdan kurtarmak için Amasya'dan çıkan askerin başına geçdi.

Amasya ümerâsından Burâk Beyzâde Hüseyin, Hacı Beyzâde Mehmed, Yörgüç Paşazâde Enîs, Mehmed Paşazâde Mahmûd, Îsâ Beyzâde Hasan Beyler, Ahmed Paşa'nın etrâfında birleşdiler. Fedâkârâne çalışdılar.

Samsun sancağı beyi Yörgüç Paşazâde Mehmed Bey, sancağı askeriyle Ahmed Paşa'nın ordugâhına gelip iltihâk etdi. Lâdik beylerinden Yeni Beyzâde Dâvud, Köprü beylerinden Taşanzâde Şâhin, Merzifon beylerinden Umur Beyzâde Osmân Beyler de ma'iyyet-i askeriyyeleriyle geldiler.

Ahmed Paşa, Zünnûn Şâh ile avenesinin ahvâlini ta'kîb ediyordu. Yağmâdan lezzet alan Zünnûn avenesi takım takım Amasya'dan hârice çıkıp köyleri yağmâ için dağılıyorlardı. Zünnûn Şâh denilen serserî bunların yağmâ etdikleri eşyânın taksîmâtıyla meşgûldü.

918 senesi saferinin yedinci günü İstanbul'da Yavuz Sultân Selîm Hân tahta çıkdı. Bütün erkân-ı devlet ve yeniçeri kendisine bey'at etdi. Birâderi Sultân Ahmed, gerek bunu ve gerek Amasya ahvâlini [267] duyduğu anda fevkalâde müte'essir oldu. İkinci şehzâdesi Alâ'eddîn Bey'i Bursa'ya vâlî bırakıp ordusuyla Amasya'ya döndü.

Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa, her tarafa dağılan Zünnûnlular'ı tahkîk ederek ma'iyyetinde olan beylere takım takım asker terfîk edib ta'kîbe koyuldu. Köylüler de kendilerini müdâfa'a için bunlarla beraber oldu. Lâkin yağmâlara iştirâk etmek için Zünnûnlular'a pek çok serserîler iltihâk ederek onların her takımı kesâfet peydâ etmişdi.

Bunun için Ahmed Paşa ve ma'iyyetindeki beyler hayli uğraşdılar. Pek çok müşkilâta düşdüler. Bununla beraber Zünnûnlular'ı her tarafda tepelediler. Ahmed Paşa, Zünnûn'u Amasya'da basdırmak için bir tarafdan etrâfa dağılan Zünnûnlular'ı gönderdiği müfrezeleriyle meşgûl etdi. Diğer tarafdan toplu bir kuvvetle Amasya üzerine yürüyordu.

Zünnûn Şâh, âkıbetin fenâ olduğunu anlayıp etrâfa dağılan avenesini cem' etmeğe çalışdı. İmkânını göremedi. Sonra Şâh Kulu'dan ve Mecidözü havâlîsinde olan şî'adan istimdâda mecbûr oldu. Onlar da fevkalâde meşgûldü. Ne yapacağını şaşırmışdı.

Ahmed Paşa, Zünnûn'un bu ahvâlini anladığı anda ansızın Amasya'yı sardı. Kanlı bir muhârebeden sonra rebî'ulevvelin gurresinde gâlibâne Amasya'ya girdi. Bütün Zünnûnlular'ı kılıçdan geçirdi. Amasya'yı eşkıyâ tasallutundan yine Amasyalı kurtardı. Zünnûn Şâh pek az kalan avenesiyle kaçabildi. [268]

Bu esnâda Yavuz Sultân Selîm tarafından Amasya beylerbeyiliğine ta'yîn edilen Mustafa Paşa bir kuvve-i kâfiye ile gelip erişdi. Ahmed Paşa ve beyler derhâl mutâva'at edib Amasya ve kalesini teslîm etdiler. Şehzâde Murâd Bey, can korkusuyla pederinin yanına kaçıp gitdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Osmanlı hükûmetinde Amasya tarihinin ikinci devresi 918 [1512-13] yılından başlayıp 1011 [1602-03] yılına kadar doksan üç yıl sürer. Bu devreyi açan, Amasya'nın eski hanedanı olan Sunkur Oğulları'ndan Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa'dır.

Çünkü Amasya'dan zorunlu olarak dışarı çıkan Sultan Ahmed'in şehzadesi Murad Bey, Amasya'nın durumunu babasına yazıp yardım istemişti. Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa, vatanını eşkıya hâkimiyetinden kurtarmak için Amasya'dan çıkan askerin başına geçti.

Amasya emirlerinden Burâk Beyzâde Hüseyin, Hacı Beyzâde Mehmed, Yörgüç Paşazâde Enîs, Mehmed Paşazâde Mahmud, Îsâ Beyzâde Hasan Beyler, Ahmed Paşa'nın çevresinde birleştiler. Özveriyle çalıştılar.

Samsun sancağı beyi Yörgüç Paşazâde Mehmed Bey, sancak askeriyle Ahmed Paşa'nın ordugâhına gelip katıldı. Lâdik beylerinden Yeni Beyzâde Dâvud, Köprü beylerinden Taşanzâde Şâhin, Merzifon beylerinden Umur Beyzâde Osman Beyler de askerî maiyetleriyle geldiler.

Ahmed Paşa, Zünnûn Şah ile adamlarının durumunu izliyordu. Yağmadan zevk alan Zünnûn'un adamları takım takım Amasya'dan dışarı çıkıp köyleri yağmalamak için dağılıyorlardı. Zünnûn Şah denilen serseri, bunların yağmaladıkları eşyanın paylaştırılmasıyla uğraşıyordu.

918 yılı saferinin yedinci günü [24 Nisan 1512] İstanbul'da Yavuz Sultan Selim Han tahta çıktı. Bütün devlet erkânı ve yeniçeri kendisine biat etti. Kardeşi Sultan Ahmed, hem bunu hem de Amasya'nın durumunu duyduğu anda son derece etkilendi. İkinci şehzadesi Alâeddin Bey'i Bursa'ya vali bırakıp ordusuyla Amasya'ya döndü.

Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa, her yana dağılan Zünnûnlular'ı araştırarak yanındaki beylere takım takım asker katıp takibe koyuldu. Köylüler de kendilerini savunmak için bunlarla beraber oldu. Fakat yağmalara katılmak için Zünnûnlular'a pek çok serseri katılarak onların her takımı kalabalıklaşmıştı.

Bunun için Ahmed Paşa ve maiyetindeki beyler hayli uğraştılar. Pek çok güçlüğe düştüler. Bununla birlikte Zünnûnlular'ı her yerde dövdüler. Ahmed Paşa, Zünnûn'u Amasya'da basmak için bir yandan çevreye dağılan Zünnûnlular'ı gönderdiği müfrezelerle meşgul etti. Öbür yandan toplu bir kuvvetle Amasya üzerine yürüyordu.

Zünnûn Şah, sonun kötü olacağını anlayıp çevreye dağılan adamlarını toplamaya çalıştı. İmkân bulamadı. Sonra Şah Kulu'dan ve Mecidözü çevresindeki Şiîlerden yardım istemek zorunda kaldı. Onlar da son derece meşguldü. Ne yapacağını şaşırmıştı.

Ahmed Paşa, Zünnûn'un bu durumunu anladığı anda ansızın Amasya'yı kuşattı. Kanlı bir savaştan sonra rebiülevvelin başında galip olarak Amasya'ya girdi. Bütün Zünnûnlular'ı kılıçtan geçirdi. Amasya'yı eşkıya hâkimiyetinden yine bir Amasyalı kurtardı. Zünnûn Şah, çok az kalan adamlarıyla kaçabildi.

Bu sırada Yavuz Sultan Selim tarafından Amasya beylerbeyiliğine atanan Mustafa Paşa yeterli bir kuvvetle gelip ulaştı. Ahmed Paşa ve beyler hemen itaat edip Amasya'yı ve kalesini teslim ettiler. Şehzade Murad Bey, can korkusuyla babasının yanına kaçıp gitti.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ordugâh: askerin konakladığı yer
  • ma'iyyet: bir komutanın yanında bulunan görevliler ve askerler
  • avene: yardımcılar, adamlar, yandaşlar
  • tasallut: zorla üstüne çökme, hâkimiyet kurma
  • müfreze: asker kolu
  • gurre: bir ayın ilk günü
  • mutâva'at: itaat etme, boyun eğme
  • istimdâd: yardım isteme
  • beylerbeyi: eyalet valisi

Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa ve Sunkur Oğulları

Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa'nın Amasya'yı isyancılardan kurtardığı, bugünkü anlatımlarda da kaydedilir. Amasya şehzadelerini inceleyen bir çalışmaya göre Şehzade Ahmed 1512'de tahta oturmak için İstanbul'a giderken yerine Murad'ı bırakmış, Murad'ın İran'a yönelmesi şehrin isyancıların eline geçmesine yol açmış, Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa ise şehri onların elinden çıkarmıştır. Aynı çalışma, Selim'in padişah olmasıyla Amasya beylerbeyliğine Mustafa Paşa'yı atadığını ve bu paşanın sancakta sükûneti sağladığını yazar; bu, Hüsameddin'in sonraki maddedeki anlatısıyla uyumludur. Hüsameddin'in Murad'ı "can korkusuyla babasının yanına kaçan" biri olarak göstermesi ile diğer anlatımların Murad'ı İran'a giden ve isyancılarla birlikte hareket eden şehzade olarak vermesi arasında ise fark vardır.

Hüsameddin, Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa'yı Amasya'nın eski hanedanı Sunkur Oğulları'na bağlar. Amasyalı vezir Bayezid Paşa'nın babasının adı da vakfiyesinde Yahşi Bey olarak geçer. Bayezid Paşa üzerine yapılan bir çalışma, Hüsameddin'in Yahşi Bey'i XIV. yüzyıl başında ölen Emir Seyfeddin Sungur'un soyundan göstermesini aktarır ve bu soy zincirini belgelerle doğrulamanın mümkün olmadığını belirtir. Metindeki Ahmed Paşa'nın bu Yahşi Bey ile ilişkisini açıklayan başka bir kaynağa rastlanmadı.

Tarihler ve Amasya'nın Konumu

Hüsameddin'in verdiği Selim'in tahta çıkış günü, yani 7 Safer 918, bugünkü kaynaklarda 24 Nisan 1512 olarak geçen tarihle örtüşür. Ahmed Paşa'nın Zünnûn'u Amasya'dan çıkarması ile Mustafa Paşa'nın gelişinin bu tarihi izleyen haftalara ait olduğu Hüsameddin'in anlatısından çıkar; bu iç sıralama başka bir kaynakta aynı ayrıntıyla doğrulanamadı.

Amasya'nın bu devredeki statüsü hakkında bir ansiklopedi maddesi, Yavuz zamanında 1516'da Amasya'da çıkan bir isyanda Koçi Bey'in öldürülmesinin sancağın Sivas eyaletine bağlanmasına yol açtığını yazar. Başka bir makale ise Eyalet-i Rum merkezliğinin 1518-1519 yıllarında Amasya'dan Sivas'a nakledildiğini bildirir ve bu bilgiyi Hüsameddin'in kitabına da dayandırır. İki kaynak tarih bakımından ayrılmaktadır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 492. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

  • Selim Özcan, "Amasya'da Sancak Beyliği Yapan Şehzadeler Döneminde Amasya Şehri", DergiPark.
  • "Bayezid Paşa: Vezir, Entelektüel, Sanat Hamisi", DergiPark makalesi.
  • Merve Karakulak, "XVI. Yüzyılda Amasya'da Kızılbaşlık Hareketlerinin Toplumsal Yansımaları", Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, sayı 109, 2024.
  • Faruk Söylemez, "Yavuz Sultan Selim'in Taht Mücadelesi", Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 33, 2012, s. 63–86.

Kitaplar

  • Yılmaz Karadeniz, "Amasya", Türk Maarif Ansiklopedisi, 2022.

3. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.