Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü Mefā‘īlü Mefā‘īlü Fe‘ūlün

Dil yandı yüzüñ şem‘ine merdāne degül mi
Yanmaḳdur anuñ pes işi pervāne degül mi
Nā-ḥaḳ yire ḳanuñ döke ger ġamzesi iy dil
Sen itme ta‘accüb anı mestāne degül mi
Göñlümi vaṭan eylese ruḫsārı ḫayāli
İy dil n’ola gencüñ yiri vīrāne degül mi
El ḳardum o şeh zülfine diyü öğinürmiş
Gelmez degül elinden anuñ şāne degül mi
Bir yir var imiş ġamlu varan şād gelürmiş
Ṭoġrusını di Fażlī [ki] mey-ḫāne degül mi

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül yüzünün mumuna yandı; o yiğit değil mi? Onun işi yanmaktır; o hâlde pervane değil mi?

2. Ey gönül, onun gamzesi haksız yere kanını dökerse sen şaşma; o sarhoş değil mi?

3. Yanağının hayali gönlümü vatan edinse, ey gönül, ne olur; hazinenin yeri virane değil mi?

4. (Tarak) "O şahın zülfüne elimi kattım" diye övünürmüş; bu onun elinden gelmez değil, o tarak değil mi?

5. Gamlı varanın sevinçli döndüğü bir yer varmış; Fazlî, doğrusunu söyle, (o) meyhane değil mi?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hezec bahrinden "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "degül mi" sözüdür; Özkat bu gazeli Türkçe kelime grubu redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "merdāne, pervāne, mestāne, vīrāne, şāne, mey-ḫāne" kelimelerindeki "-āne" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer; bu beyitteki "[ki]" kelimesi Özkat'ın vezin gereği eklediği kelimedir. Gazel, Özkat'ın neşrinde yüz otuz sekizinci gazeldir ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Revan 1969 numaralı şiir mecmuasında (vr. 154a) bulunur. Özkat'ın tanıtımına göre bu büyük mecmuada çok sayıda şairin gazel, mersiye, muhammes, müseddes ve murabbaları arasında Fazlî'nin üç gazeli vardır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin her beyti bir iddiayı "değil mi" sorusuyla doğrular ve bu sorular okuru kendiliğinden bir onaya çağırır. Matlada gönül, sevgilinin yüzünün mumunda yanmıştır; mum ile pervane mazmunu burada "merdāne" (yiğitçe) kelimesiyle birleşir. Pervanenin işi yanmaktır ve gönül de bir pervanedir. İkinci beyitte sevgilinin gamzesi, yani yan bakışı, "mestāne"dir; divan şiirinde sevgilinin gözü sarhoş olarak düşünülür ve sarhoşun haksız yere kan dökmesine şaşılmaz.

Üçüncü beyti Özkat, Fazlî'nin şiirlerine yansıyan inanışlar arasında anar: şair, sevgilinin yanağının hayalinin gönlünde yer etmesini, hazinelerin viranelerde bulunduğu inanışına dayandırarak hoş görülmesini ister. Âşığın yıkık gönlü bir viranedir, sevgilinin hayali de oraya gömülmüş bir hazinedir. Dördüncü beyitte konuşan taraktır: tarak, şahın zülfüne elini kattığını söyleyerek övünür. Tarağın dişlerinin parmaklara benzetilmesi ve "elinden gelmek" deyiminin bu benzetmeyle birlikte kullanılması tespitimizdir. Son beyit gazeli rintçe bir soruyla bitirir: gamlı gidenin şad döndüğü yer meyhanedir.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 367, gazel no. 138 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Revan 1969, vr. 154a); ayrıca s. 69 (redifler), s. 80 (inanışlar) ve s. 121 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar