Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü Mefā‘īlün Mef‘ūlü Mefā‘īlün

Ruḫsārı yiter yārüñ ‘uşşāḳa gül-i aḥmer
Berḳ-i güli yād itme bülbül varaḳ-ı diger

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgilinin yanağı âşıklara kırmızı gül olarak yeter; ey bülbül, gülün parıltısını (berḳ) anma, o başka bir yapraktır (başka bir bahistir). (Neşirde "berḳ" yazılıdır; "berg", yani yaprak okunuşu "varaḳ" kelimesiyle daha uyumlu olurdu. Bu bir tahmindir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Elimizdeki metin, aruzun hezec bahrinden "mef‘ūlü mefā‘īlün mef‘ūlü mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmış tek bir beyittir. Özkat, Fazlî'nin tezkirelerde yer alan beyitlerini gazeller bölümünün sonunda "Tezkirelerde Müstakil Olarak Yer Alan Beyitler" başlığı altında toplar; Özkat'a göre bu başlık altındaki on dört parça yirmi beyit tutar. Bu beyit o bölümde yüz kırk beşinci gazel olarak numaralanmıştır ve Riyâzî ile Kâfzâde Fâizî'nin tezkirelerinde yer alır; Özkat'ın aktardığına göre Kâfzâde beyitleri Fazlî'nin divanını görerek yazdığını söyler. Redif yoktur; kafiye "aḥmer / diger" kelimeleriyle kurulur ve Özkat bu parçayı yarım kafiyeli gazeller arasında sayar. İki mısraı kafiyeli olduğu için beytin bir gazelin matlaı olması muhtemeldir; bu çıkarımımızdır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Özkat'ın aktardığına göre Riyâzî tezkiresinin Fazlî maddesi şairin adını Muhammed olarak verir, onu İstanbullu sayar ve "Kara Fazlî" unvanıyla tanındığını söyler; aynı maddede Fazlî'nin 971 yılında öldüğü ve Gelibolulu Âlî'nin onun ölümüne "Fażlī öldi" sözüyle tarih düşürdüğü de kayıtlıdır. Fazlî'nin eksiksiz ele geçen gazellerinin çoğu beş beyitliktir; Özkat'a göre yüz yirmi dört tam gazelin seksen üçü bu uzunluktadır. Tek başına kalan bu beytin ait olduğu gazelin uzunluğu ise bilinmez.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit divan şiirinin gül ve bülbül mazmununu tersine çevirir. Bülbül gülün âşığıdır; şair ise ona bahçedeki gülü bırakmasını söyler, çünkü âşıklar için asıl kırmızı gül sevgilinin yanağıdır. Yanağın gül-i aḥmere (kırmızı gül) benzetilmesi açık bir teşbihtir; benzetilenin üstün tutulup asıl gülün değersiz sayılması da bir tür mübalağadır. İkinci mısradaki "varaḳ-ı diger" (başka bir yaprak) sözü iki anlam taşır: gül yaprağını hatırlatır, öte yandan bir kitabın başka sayfasını, yani başka bir bahsi anlatır; "o başka bir sayfadır" der gibi gülün sözünü kapatır. Bu tespit bizimdir. Neşirdeki "berḳ" kelimesi parıltı, şimşek demektir; gülün parıltısı da anlamlıdır, ancak "berg" (yaprak) okunuşu "varaḳ" ile bir tenasüp kurardı. Bu okuyuş bir tahmindir ve metne dokunulmamıştır. Bülbüle doğrudan seslenilmesi, âşığı bülbülle aynı sevgi alanında bir rakip ya da yol gösterici konumuna getirir. Bu yorum bizimdir.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 370, gazel no. 145 (Riyâzî ve Kâfzâde Fâizî tezkireleri); ayrıca s. 13 ve 21 (Riyâzî'nin Fazlî maddesi ve Kâfzâde'nin divan kaydı), s. 62 (tezkirelerdeki beyitler ve tam gazeller) ve s. 69 (kafiye), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Kitaplar

  • Riyâzî Mehmed, Riyâzü'ş-Şu'arâ, yazma, Millet Ktp., Ali Emîrî Kısmı nr. 765 (Özkat'ın aktarımıyla).
  • Kâfzâde Fâizî, Zübdetü'l-Eş'âr, yazma, Millet Ktp., Ali Emîrî Kısmı nr. 1325 (Özkat'ın aktarımıyla).

Çevrimiçi kaynaklar