Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü Mefā‘īlü Mefā‘īlü Fe‘ūlün

‘Āşıḳlaruñ eyler ṣanemā ‘aḳlını yaġma
Bu ḥüsn ile bu ḳāmet ü bu şekl ü bu sīmā
Ben ḫaste-dile leblerüñ emdür didüm ol yār
Ṣunup lebin aġzuma didi dişleme ammā
Ṣu yirine ḳan içmedür ol ḫūniye ḳānūn
Ḳan rengini ṭutsa n’ola çeşmümden aḳan mā

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey put (güzel), bu güzellik, bu boy, bu şekil ve bu yüzle âşıkların aklını yağma ediyorsun.

2. Ben hasta gönüllü o yâre "dudakların bana ilaçtır" dedim; dudağını ağzıma uzatıp "ama dişleme" dedi. (Beyitteki "em" kelimesi hem "ilaç" hem de "em" diye "emmek" fiilinin emri olarak okunabilir.)

3. O kan dökücünün kanunu, su yerine kan içmektir; gözümden akan su kan rengini alsa şaşılır mı?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Elimizdeki metin üç beyitten ibarettir ve aruzun hezec bahrinden "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifsizdir; Özkat bu gazeli zengin kafiyeli gazeller arasında sayar. Kafiye "yaġma, sīmā, ammā, aḳan mā" kelimelerinin sonundaki "-mā/-ma" sesiyle kurulur; son kafiye "aḳan mā" (akan su) iki kelimeden oluşur. Gazel, Özkat'ın neşrinde kırk ikinci gazeldir; Özkat onu elif harfinde kafiyeli eksik gazellerin "son beyitleri eksik olanlar" grubuna koyar, bu yüzden mahlaslı makta beyti elimizde değildir. Metin yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 248b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Özkat, divanın gazeller bölümünde sayfa noksanlığı yüzünden başı ya da sonu eksik kalan gazelleri, hangi harfle kafiyeliyse o harfin sonunda ayrı bir bölümde toplar ve bu gazellerin şair tarafından yarım bırakılmış olmadığını, mecmualardaki sayfa eksikliklerinden kaynaklandığını belirtir. Ona göre gazeller bölümündeki 153 şiir arasında, kaybolmuş ya da koparılmış varaklar yüzünden tamamı tespit edilemeyen 15 gazel vardır. Bu gazel bunlardan biridir ve Özkat onu üç beyit olarak kaydeder.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyitte "bu" işaret sıfatının dört kez tekrarı, sevgilinin güzelliğini parmakla gösterir gibi sayar: bu güzellik, bu boy, bu şekil, bu yüz. Tekrir sanatı, konuşma diline yakın bir sadelikle birleşir; "yaġma" kelimesi ise sevgiliyi âşıkların aklını yağmalayan bir akıncı gibi gösterir. İkinci beyit gazelin en esprili beytidir ve bir sevgili ile âşık arasındaki kısa bir konuşmayı aktarır. Âşık sevgilinin dudaklarına "em" der; eski Türkçede "em" ilaç demektir, ama aynı ses "emmek" fiilinin emri olarak da okunabilir. Sevgili bu ikinci anlamı alır gibi dudağını âşığın ağzına uzatır ve "ama dişleme" der. Böylece tevriye bir sahneye dönüşür.

Üçüncü beyitte sevgili "ḫūnī", yani kan dökücü olarak anılır; onun kanunu su yerine kan içmektir. Âşığın gözünden akan yaşın kan rengini alması bu kanunla açıklanır: sevgilinin yasasının geçtiği yerde su bile kana döner. Kafiyedeki "mā" kelimesi Arapçada "su" demektir ve mısranın başındaki Türkçe "ṣu" ile aynı anlamı tekrarlar. "Ḳan" ile "ḳānūn" kelimeleri arasında da bir ses yakınlığı vardır.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 308, gazel no. 42 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 248b); ayrıca s. 61-62 (eksik gazeller), s. 69 (kafiye) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar