Özgün Metin

Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün

Ṣaçuñ ṣu üstine seccāde ṣalmış iki sāḥirdür
Diyār-ı Rūm’a Çīn’den geldi ḫaṭṭuñ bir müsāfirdür
Olupdur ẕāt-ı Ḥaḳḳ’a Ka‘be ḥaḳḳı ṣūretüñ maẓhar
Bu ma‘nā ehl-i bāṭın içre çoḳ gün gibi ẓāhirdür
Ṣaçuñ örter cemālüñ ġayret-i īmān ḳanı cānā
İder göz göre dīni setr ol gör nice kāfirdür
İki bir dimeyüp cānā dökerler ḳanumı her-dem
Meger kim tīrüñ ile ittifāḳı zaḫmumuñ birdür
Muḫayyel şi‘rini cānā belüñle vaṣf-ı zülfüñde
Görenler didi ḥaḳ bu Fażlī ġāyet ince şā‘irdür

Günümüz Türkçesiyle

1. Saçların su üstüne seccade sermiş iki büyücüdür; ayva tüylerin Çin'den Rum diyarına gelmiş bir misafirdir.

2. Kâbe hakkı için, senin suretin Hakk'ın zatının tecelli ettiği yer olmuştur; bu mana batın ehli (gönül ehli) arasında gün gibi açıktır.

3. Ey can, saçın cemalini örter; iman gayreti nerede? O, göz göre göre dini örter; bak ne kâfirdir.

4. Ey can, hiç ikiletmeden (iki-bir demeden) her an kanımı dökerler; meğer okunla yaramın ittifakı birdir (ikisi birlik olmuştur).

5. Ey can, belini ve zülfünü vasfeden hayal dolu şiirini görenler "Hak bu ki bu Fazlî pek ince bir şairdir" dediler.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hezec bahrinden "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-dür/-dir" ekidir; Özkat bu gazeli ek redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "sāḥir, müsāfir, ẓāhir, kāfir, bir, şā‘ir" kelimelerindeki "-ir" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde altmışıncı gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 235b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyitte sevgilinin iki yanına dökülen saçları, su üstüne seccade sermiş iki büyücüye benzetilir. Seccadeyi suya serip üzerinde durmak, menkıbelerde velilere atfedilen kerametlerden biri olarak bilinir; Fazlî bu olağanüstü işi büyücülere yükler ve yüzün parlaklığını suya, siyah saçları seccadeye benzetir; bu yorum bizimdir. İkinci mısrada ayva tüyleri Çin'den Rum diyarına gelmiş bir misafirdir. Divan şiirinde Çin misk ve siyahlıkla, Rum ise beyazlıkla anılır; yüzün beyazlığı üzerinde beliren siyah tüyler böylece uzak bir ülkeden gelmiş bir yolcu olur.

İkinci ve üçüncü beyitler din dilinden alınmış kelimelerle kurulur. İkinci beyitte sevgilinin sureti, Hakk'ın zatının tecelli yeri sayılır; "bāṭın" (iç, gizli) ile "ẓāhir" (dış, açık) arasındaki tezat, bu gizli mananın gönül ehline gün gibi açık olduğunu söyler. Üçüncü beyitte saç, yüzü örttüğü için "kâfir" diye anılır; "küfr" kelimesinin Arapçadaki "örtmek" anlamı bu benzetmenin temelidir. Saçın yüzü örtmesi, dinin örtülmesi gibi düşünülür. Özkat bu beyti "göz göre" deyiminin örnekleri arasında gösterir. Dördüncü beyitte "iki bir dimeyüp" (iki-bir demeden) sözü ile "ittifāḳ" ve "bir" kelimeleri arasında bir sayı oyunu kurulur: sevgilinin oku ile âşığın yarası birlik olmuştur.

Son beyit, Özkat'ın Fazlî'nin kendi şiiri üzerine söyledikleri arasında andığı beyittir. Özkat'a göre şair, sevgilinin beli ile saçlarını hayal ederek yazdığı şiirlerini görenlerin onun ne kadar ince bir şair olduğunu hemen anladıklarını söyler. Beyitte "ince" kelimesi hem sevgilinin ince beline hem de şairin ince fikirli oluşuna bağlanır; divan şiirinde belin "yok" denecek kadar ince ve ancak hayalde var sayılması, "muḫayyel" (hayal ürünü) kelimesiyle de ilgilidir.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 319-320, gazel no. 60 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 235b); ayrıca s. 41 (şiiri üzerine söyledikleri), s. 68 (redifler), s. 92 (deyimler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar