Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilātün Fe‘ilātün Fe‘ilātün Fe‘ilün

Ḥamdü-lillāh ki Ḫudā ḳıldı müyesser ḥüccet
Sālim ol saña selāmet yaraşur sulṭānum
Bī-ḥużūr olma cihānda elem-i ‘ārifeden
Rūḥsın rūḥa çü rāḥat yaraşur sulṭānum
Sensin el-ḥaḳ kerem ü ‘izz ü şeref bürhānı
Saña her vech ile ṣıḥḥat yaraşur sulṭānum
Sen saḳīm olma çü iḳbāl ü şeref nüsḫasısın
Senüñ a‘dā’ña saḳāmet yaraşur sulṭānum
Teb ü tāb ile ne lāzım bedenüñ ola ża‘īf
Nev-cüvānsın saña ḳuvvet yaraşur sulṭānum
Luṭf ile ṭur yıḳa rū tīr-i vebālini gider
Ṣadra geç saña ṣadāret yaraşur sulṭānum
Gice gündüz bu durur saña du‘āmuz ṣaġ ol
Ṣaġlıḳ saña be-ġāyet yaraşur sulṭānum
Ḥaḳ ‘ināyet ide bir daḫı saḳīm olmayasın
Ḥażret-i Ḥaḳḳ’a ‘ināyet yaraşur sulṭānum
Ola Fażlī’nüñ umarum ki du‘āsı maḳbūl
Ki du‘āsına icābet yaraşur sulṭānum

Günümüz Türkçesiyle

1. Allah'a hamd olsun ki Tanrı bir vesile nasip etti; esen ol, esenlik sana yaraşır sultanım. (İlk mısradaki "ḥüccet" kelimesi delil, belge anlamındadır; burada neyi kastettiği açık değildir, iyileşmenin bir işareti ya da vesilesi diye anlaşılabilir.)

2. Dünyada bu derdin acısıyla huzursuz olma; sen ruhsun, ruha da rahatlık yaraşır sultanım. (Metindeki "‘ārife" kelimesi bu bağlamda kapalıdır; anlam, insana arız olan dert, hastalık demek olan "‘āriże" okunuşunu düşündürür. Bu bir tahmindir.)

3. Kerem, izzet ve şerefin delili gerçekten sensin; sana her bakımdan sağlık yaraşır sultanım.

4. Sen ikbalin ve şerefin nüshası olduğun için hasta olma; hastalık senin düşmanlarına yaraşır sultanım.

5. Ateş ve harareti yüzünden bedenin zayıf düşse ne gerek; sen taze bir gençsin, sana kuvvet yaraşır sultanım.

6. Lütfedip kalk, yüzünü yıka, belanın okunu gider; başköşeye geç, sana en yüksek makam yaraşır sultanım. (İlk mısraın kuruluşu kapalıdır; "yıḳa rū" burada "yüzünü yıka" diye anlaşılmıştır.)

7. Gece gündüz sana duamız şudur: sağ ol; sağlık sana son derece yaraşır sultanım.

8. Hak yardım etsin de bir daha hasta olmayasın; yardım etmek, inayet göstermek Hazret-i Hakk'a yaraşır sultanım.

9. Umarım Fazlî'nin duası kabul olur; çünkü onun duasına icabet yaraşır sultanım.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir dokuz beyitlik bir kıtadır. Bütün beyitlerin ikinci mısraları "yaraşur sulṭānum" rediflidir; kafiyeler selāmet, rāḥat, ṣıḥḥat, saḳāmet, ḳuvvet, ṣadāret gibi -et ve -at sesli kelimelerdir. Özkat bunu kelime grubu redifli kıtalar arasında sayar. Vezin remel bahrinin "fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün" kalıbıdır. Mahlas son beyitte geçer. Kıta yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 230a) bulunur.

Anlam ve Söz Sanatları

Kıta, hasta yatan bir büyüğe yazılmış bir geçmiş olsun ve şifa duasıdır. Her beyit ona bir şeyin yaraştığını söyler: esenlik, rahatlık, sağlık, kuvvet, yüksek makam. Hastalık ise yalnız düşmanlarına yaraşır. Dördüncü beyitte "saḳīm" (hasta) ile "saḳāmet" (hastalık) aynı kökten gelir. "Nüsḫa" kelimesi örnek, suret anlamında kullanılmıştır; kelimenin muska ve reçete anlamı da olduğundan hastalık bağlamında ikinci bir anlam sezilir, bu yorum bizimdir. Altıncı beyitte "ṣadr" (başköşe) ile "ṣadāret" (en yüksek makam) aynı kökten gelir. Sekizinci beyitte "‘ināyet" kelimesi iki mısrada tekrarlanarak duaya ağırlık verir. Redifteki "sulṭānum" hitabı bütün şiir boyunca sevgi ve saygıyı birlikte taşır.

Tarihî Bağlam

Kıtada hitap edilen kişinin adı geçmez. Özkat, "sultan" sıfatına bakarak bir devlet büyüğü için yazıldığını, beşinci beyitteki "nev-cüvānsın" (taze gençsin) ifadesinden hareketle de genç yaşta ölen Şehzade Mehmed'in hastalığı sırasında ona hitaben yazılmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtir. Özkat'ın aktardığına göre Fazlî, Kanuni'nin oğlu Mehmed'in Manisa sancakbeyliği sırasında onun divan kâtibiydi. Şehzade 949 (1542) yılında Manisa'ya atanmış, 8 Şaban 950 (6 Kasım 1543) tarihinde genç yaşta ölmüştür; Özkat ölüm sebebini çiçek hastalığı olarak verir. Fazlî bu ölüme çok üzülmüş ve şehzade için mersiyeler yazmıştır. Özkat'ın tahmini doğruysa kıta 1543'te, Manisa'da yazılmış olmalıdır; bu sonuç bizim çıkarımımızdır ve kaynakta kesin bir kayıt yoktur.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 376-377, kıta no. 3 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 230a); ayrıca s. 6 (Şehzade Mehmed'in meclisi), s. 17-19 (Fazlî'nin divan kâtipliği), s. 65 (kıtalar üzerine) ve s. 69 (redif), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar