Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün

Ḫayr-maḳdem ḫayr-maḳdem iy emīr-i kār-dān
Ḥamdü-lillāh kim seni gördük yine ṣaġ u ṣafā
Maḳdemüñden şol ḳadar sürdük ṣafā bulduḳ sürūr
Ṣanki ‘īd oldı hemān ehlen ü sehlen merḥabā
Başuma gün ṭoġdı el-ḥaḳ devletüm geldi yine
Devlet-ile tā ki geldüñ eyledüñ ‘arż-ı liḳā’
Sen gidelden derd-i hicrān ile dil bīmār-idi
Ḥamdü-lillāh kim ṭabīb-i vuṣlatuñ itdi devā
Ḫüsrevā maḫlaṣ du‘ā-gūyuñ durur Fażlī ḳuluñ
İzdiyād-ı devlete eyler du‘ā ṣubḥ u mesā’
‘Ömrüñi ḳā’im hemīşe dā’im itsün devletüñ
Ẕikrüñi ḫayr eyleyüp ḥaccuñ ḳabūl itsün Ḫudā

Günümüz Türkçesiyle

1. Hoş geldin, hoş geldin, ey işini bilen emir; Allah'a hamd olsun ki seni yine sağ ve esen gördük.

2. Gelişinle öyle safa sürdük, öyle sevince erdik ki sanki bayram oldu; ehlen ve sehlen, merhaba.

3. Gerçekten başıma gün doğdu, devletim yine geldi; çünkü sen devletle gelip yüzünü gösterdin.

4. Sen gideli gönül ayrılık derdiyle hastaydı; Allah'a hamd olsun ki vuslatının hekimi ona deva etti.

5. Ey hükümdar, mahlası Fazlî olan kulun senin duacındır; sabah akşam devletinin artması için dua eder.

6. Allah ömrünü hep ayakta, devletini daim etsin; adını hayırla andırıp haccını kabul etsin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir altı beyitlik bir kıtadır; beyitlerin ikinci mısraları -ā sesiyle kafiyelidir (ṣafā, merḥabā, liḳā', devā, mesā', Ḫudā) ve Özkat bu kıtayı tam kafiyeli sayar. Vezin remel bahrinin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Mahlas beşinci beyitte, "maḫlaṣ" kelimesiyle birlikte geçer. Kıta Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 230b) ve Süleymaniye Kütüphanesi Âşir Efendi 314 numaralı mecmuada (vr. 127b) bulunur. İki nüsha arasındaki tek fark ilk beyitteki "seni" kelimesidir; Âşir Efendi nüshasında "sizi" yazılıdır.

Anlam ve Söz Sanatları

Kıta bir "hoş geldin" şiiridir. İlk beytin "Ḫayr-maḳdem ḫayr-maḳdem" tekrarı ile ikinci beytin sonundaki Arapça "ehlen ü sehlen merḥabā" karşılama sözü, bir kapıda karşılanan misafirin sevincini doğrudan duyurur. Üçüncü beyitte "başuma gün ṭoġdı" deyimi kullanılır; Özkat bu deyimi Fazlî'nin şiirlerinde geçen deyimler arasında bu beyitle örnekler. Aynı beyitte "devlet" kelimesi iki kez geçer: ilkinde şairin kendi talihi, ikincisinde gelenin saadeti ve büyüklüğü kastedilir. Dördüncü beyitte ayrılık bir hastalığa, kavuşma da o hastalığı iyileştiren hekime benzetilmiştir; bu benzetme gazelin âşık diliyle bir büyüğe duyulan bağlılığı anlatır. Beşinci beyitte şair kendini mahlasıyla anar ve "maḫlaṣ" kelimesini açıkça kullanarak adını duaya katar.

Tarihî Bağlam

Kıtada özel bir isim geçmez; hitap edilen kişi "emīr-i kār-dān" (işini bilen bey) ve "Ḫüsrev" (hükümdar) diye anılır. Özkat, son beyitteki "ḥaccuñ ḳabūl itsün Ḫudā" duasından kıtanın bir devlet büyüğünün hacdan dönüşünü kutlamak için yazıldığının anlaşıldığını belirtir. Bu kişinin kim olduğu ve dönüşün hangi yıla düştüğü bilinmez.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 377, kıta no. 4 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 230b; Süleymaniye Ktp., Âşir Efendi 314, vr. 127b); ayrıca s. 65 (kıtalar üzerine), s. 69 (kafiye) ve s. 91 (deyimler), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar