Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilātün Mefā‘ilün Fe‘ilün

Baña manṣūbesini gör felegüñ
Ḳodı naṭ‘-ı ġam u belāda beni
Esb-i maḳṣūdumı elümden alup
İtdi dermān-de vü fütāde beni
Varayın ruḫ ḳoyayın ol şehe kim
Yād ider her zamān ‘aṭāde beni
Umarum kim o şāh-ı ferzāne
Luṭf ide ḳomaya piyāde beni

Günümüz Türkçesiyle

1. Feleğin bana kurduğu oyunu gör: beni gam ve bela satranç tahtasının üstünde bıraktı. (Manṣūbe satranççının tahtaya kurduğu düzen, oyun planı; naṭ‘ satranç tahtası olarak serilen deri örtüdür.)

2. Muradımın atını elimden alıp beni çaresiz ve yere düşmüş bir hale getirdi. (At hem binilen at hem satrancın at taşıdır.)

3. Varayım, ihsan ederken beni her zaman hatırlayan o şaha yüz süreyim. (Ruḫ hem yüz hem satrancın kale taşı, şeh hem hükümdar hem satrancın şah taşıdır.)

4. Umarım o akıllı şah lütfeder de beni yaya bırakmaz. (Piyāde hem yaya hem satrancın piyon taşıdır; ferzāne "akıllı" demektir ve satrancın ferz, yani vezir taşını hatırlatır.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir dört beyitlik bir kıtadır. Beyitlerin ikinci mısraları "beni" rediflidir, kafiye -āde sesidir (belāda, fütāde, ‘aṭāde, piyāde). Vezin hafif bahrinin "fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıdır. Mahlas yoktur. Kıta yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 249a) bulunur. Özkat'ın dipnotuna göre nüshada bu kıtanın başına yanlışlıkla "müfred" başlığı konulmuştur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Özkat, Fazlî'nin bu kıtada satranç taşlarıyla sanat yaptığını ve yardım dileğini bu yolla dile getirdiğini söyler. Kıtanın bütün kelime kadrosu satrançtan seçilmiştir: felek oyuncu, hayat bir satranç tahtası, şair de bu tahtada sıkıştırılmış bir taştır. Felek önce muradının atını alır ve şairi çaresiz bırakır. Üçüncü ve dördüncü beyitlerde şair kurtuluşu, satrançta olduğu gibi, şahta arar. "Ruḫ ḳoymak" sözü yüz sürmek, bir büyüğün önünde tevazuyla eğilmek anlamını taşırken satrancın kale taşını da hatırlatır; "şeh" hem hükümdardır hem satrancın şahı; "piyāde" hem yaya kalmak, yani yardımsız ve imkânsız kalmak hem de piyon demektir. Bu kelimelerdeki çifte anlamlar birer tevriyedir. "Ferzāne" kelimesinin satrancın ferz taşını çağrıştırması ise bizim tespitimizdir. Bu kelimelerin satrançtaki anlamlarını ayrı ayrı açıklamak bizim yorumumuzdur; Özkat yalnız satranç taşlarıyla sanat yapıldığını belirtir.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 378, kıta no. 7 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 249a); ayrıca s. 65 (kıtalar üzerine) ve s. 69 (redif), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar