Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Bûy-ı zülfüñ gibi ‘anber-bâr miskîn olmaya
Ḫadd ü ḳaddüñ gibi ra‘nâ serv nesrîn olmaya
Pister-i nesrîn gerekmez bir dem ârâm itmege
Āsitânuñ gibi dil-miskîne bâlîn olmaya
Var mıdur bir yer ġamuñdan aġladuḳça dostum
Gözlerimüñ ḳanlu yaşı ile rengîn olmaya
Gerçi ġamzeñ ḳaṣd-ı cân itmekde tîr-endâzdur
Lîk çeşmüñ gibi ḳan içici bî-dîn olmaya
Olmadı bir dem düşelden Mihrî ‘aşḳuñ nârına
Sîne yanup dil göyünüp dîde nemgîn olmaya
Günümüz Türkçesiyle
1. Saçının kokusu gibi amber kokan bir misk olamaz; yanağın ve boyun gibi zarif bir yaban gülü (nesrin) ve servi olamaz. (Yanak gül renginde olduğu için nesrine, boy uzun ve düzgün olduğu için serviye benzetilir.)
2. Bir an dinlenmek için nesrin yapraklarından bir döşek gerekmez; bu zavallı gönle senin eşiğin gibi yastık olamaz. (Âşık için en rahat yatak, sevgilinin kapısının eşiğidir.)
3. Dostum, senin derdinden ağladıkça gözlerimin kanlı yaşıyla boyanmamış bir yer kaldı mı? (Her yer kanlı gözyaşlarımla kızardı.)
4. Bakışın cana kastetmekte ok atan bir okçu olsa da senin gözün gibi kan içen bir dinsiz olamaz.
5. Mihrî aşkının ateşine düştüğünden beri bağrının yanmadığı, gönlünün tutuşmadığı, gözünün nemlenmediği bir an olmadı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu şiir, Mehmet Arslan'ın neşrinde gazeller bölümünün ilk gazelidir ve divanın "elif" harfi bölümünde yer alır. Divanlarda gazeller kafiye ya da redifin son harfine göre alfabe sırasıyla dizildiği için ilk gazel çoğu zaman elif harfiyle biten bir redif taşır. İstanbul Üniversitesi nüshasında gazeller bölümü bu şiirle ve "Ġazeliyyât-ı Mihrî Ḥaḳîre" (Değersiz Mihrî'nin gazelleri) başlığıyla açılır. Şiir dört nüshanın dördünde de vardır (F 33a, M 47a, S 35a, Ü 27b); nüshalar arasındaki farklar birkaç kelimelik okuma ayrılıklarından ibarettir.
Gazel beş beyittir ve aruzun remel bahrinden "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Gazel, genellikle beş ile on beş beyit arasında tutulan, ilk beytinin iki mısraı kafiyeli olan, sonraki beyitlerde yalnız ikinci mısraları kafiyelenen ve son beytinde şairin mahlasını taşıyan nazım şeklidir. Burada kafiye "-în" sesidir (miskîn, nesrîn, bâlîn, rengîn, bî-dîn, nemgîn), redif ise "olmaya"dır. Eski Anadolu Türkçesindeki bu biçim, cümleye "olamaz, bulunmaz" ya da soru içinde "olmasın" anlamı verir. Mahlas son beyitte geçer. Kime ve hangi vesileyle yazıldığına dair bir bilgi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ilk iki beyti sevgilinin eşsizliğini, son üç beyti âşığın hâlini anlatır ve redif bu iki bölümü aynı kalıba bağlar. İlk beyitte saçın kokusu misk ve amberle, yanak ile boy da nesrin ve serviyle karşılaştırılır; hiçbiri sevgilinin bir uzvuna yetişemez. Misk ve amber, divan şiirinde güzel kokunun iki ünlü kaynağıdır; Gülşen Kaya, Mihrî'nin divanında güzel kokunun kaynağının her zaman sevgili olduğunu, misk ve amber kokularının onun saçından ya da yanağından dünyaya yayıldığını belirtir ve bu matla beytini örnek gösterir. İkinci mısrada "ḫadd ü ḳadd" (yanak ve boy) önce sayılmış, onların karşılıkları "serv" ve "nesrîn" ters sırayla verilmiştir. Önce birkaç şeyi sayıp sonra karşılıklarını sıralayan bu sanata leff ü neşr denir; karşılıkların sırası bozulduğu için burada karışık (müşevveş) türüdür.
İlk iki beyit arasında ince bir kelime oyunu vardır. Birinci beyitteki "miskîn", misk kelimesinden gelir ve "misk kokulu" demektir. İkinci beyitteki "dil-miskîn" ise "zavallı, yoksul gönül" anlamındadır. Aynı sesteki kelimenin art arda iki beyitte iki ayrı anlamla kullanılması, gazeli okuyan için hoş bir yankı kurar. İkinci beyitte nesrin yapraklarından yapılmış yumuşak yatak ile sevgilinin taş eşiği karşı karşıya konur ve âşık eşiği yeğler. Kaya, divanda sevgilinin eşiğinin âşık için en güzel yatak ve yastık sayıldığını bu beyitle örnekler.
Üçüncü beyit mübalağa sanatıyla kurulmuştur: âşığın kanlı gözyaşı dünyada boyamadığı yer bırakmamıştır. Beyit soru biçimindedir, ama cevabı belli olduğu için bir soru sormaktan çok bir şeyi kuvvetle söyler; bu, divan şiirinde istifham denen sanatın sık görülen kullanımıdır. Dördüncü beyitte sevgilinin bakışı (gamze) ile gözü (çeşm) karşılaştırılır. Kaya'nın açıklamasıyla gamze cana kastetmekte bir okçudur, ama göz kan içicilikte onu geçmiş bir dinsizdir. Divan şiirinde sevgilinin gözü kanlı, zalim ve kâfir olarak düşünülür; "bî-dîn" (dinsiz) sıfatı bu acımasızlığı anlatır.
Mahlas beytinde Mihrî aşk ateşine düştüğünden beri hâlini üç organ üzerinden anlatır: sine yanar, gönül tutuşur, göz nemlenir. Ateşin yaktığı ile gözün nemi arasında bir tezat vardır ve aynı tablo divanın başka şiirlerinde de görülür; on yedinci kasidede "Dilde ġam dîdede nem sînede âteş" mısraı benzer bir sıralamayla kurulmuştur. Gazelin bütününde sevgili ile âşık arasındaki ilişki, divan şiirinin bilinen kalıpları içinde kalır. Şiirde söyleyen kişinin kadın olduğunu gösteren bir işaret yoktur; Mihrî burada gazel geleneğinin ortak âşık sesini kullanır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 51, Gazel 1 (F 33a, M 47a, S 35a, Ü 27b) ve nüsha farkları dipnotları. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 137, 157, 186, 291. openaccess.firat.edu.tr
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990, s. 448 (Gazel 1).
Diğer kaynaklar
- "Buy'ı Zülfün Gibi Anber-bar ü Miskin Olmaya", Vikikaynak (çeviriyazı metni).
Çevrimiçi kaynaklar






