Özgün Metin

Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün

Dostum çün yüze gülmek eylemişsin ḫû saña
Yüri ey hercâyi var şimden girü yâ hû saña
Gel aḳıtma gözlerümüñ ḳanlu yaşın sevdügüm
Ocaġuña ṣu ḳoyar ḫayr itmez âḫir bu saña
Çeşmine cân virdüñ ey dil pendümi gûş itmedüñ
Gör nice siḥr itdi âḫir bu iki câdû saña
Öldürürseñ la‘lüñ âbı ḥasretiyle ger beni
Teşne cân vir Ḥaḳ tabıtmasun bir içim ṣu saña
Ẓulmet-i ġamda ḳodıysa seni yârüñ ġam yime
Bulınur Mihrî cihândur yine bir meh-rû saña

Günümüz Türkçesiyle

1. Dostum, madem herkesin yüzüne gülmeyi huy edinmişsin, ey her yere gönül veren vefasız, yürü git; bundan sonra sana elveda. ("Hercâyî", her yerde olan, kimseye bağlanmayan demektir. "Yâ hû saña" sözü iki türlü anlaşılabilir: dervişlerin "yâ hû" seslenişiyle "artık sana veda olsun" ya da "artık sen ayrı, ben ayrı".)

2. Sevdiğim, gel de gözlerimin kanlı yaşını akıtma. Sonunda bu yaşlar senin ocağına su koyar, sana hayrı dokunmaz. ("Ocağına su koymak", birinin evini barkını söndürmek, onu yıkıma uğratmak anlamında bir deyimdir.)

3. Ey gönül, sen onun gözüne canını verdin, öğüdümü dinlemedin. Bak, o iki büyücü (iki göz) sonunda sana nasıl büyü yaptı.

4. Eğer beni dudağının suyunun hasretiyle öldürürsen, susuz can verirsin; Allah sana bir içim su buldurmasın. (Beddua niteliğinde bir sözdür. Ü nüshasında "buldurmasın" yerine "tattırmasın".)

5. Ey Mihrî, sevgilin seni gamın karanlığında bıraktıysa üzülme. Dünya geniştir, sana yine ay yüzlü biri bulunur. (M nüshasında "ġam yime" yerine "ġam degül": gam değil, önemi yok.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Divanın dördüncü gazeli beş beyitlik bir şiirdir ve remel bahrinin "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "saña" (sana) kelimesidir; kafiye ise "-û" sesidir: ḫû, yâ hû, bu, câdû, ṣu, meh-rû. Kafiye kelimeleri arasında "bu" ve "ṣu" gibi gündelik Türkçe kelimelerin bulunması, şiirin dilini sade ve konuşmaya yakın kılar. Gazel dört nüshanın dördünde de vardır. Kime yazıldığı bilinmemektedir. Mihrî'nin bugün en çok bilinen şiirleri arasındadır; Türkçe Vikikaynak'ta yer alan iki Mihrî gazelinden biri budur.

Anlam ve Söz Sanatları

Bu gazel, Mihrî'nin âşık sesinin alışılmış yalvarma ve boyun eğme tavrından ayrıldığı şiirlerdendir. Divan şiirinde sevgili genellikle vefasız, cefakâr ve ulaşılmazdır; âşık ise bu cefaya katlanır, sevgilinin kapısından ayrılmaz. Burada ise ilk beyitten itibaren sitemle karışık bir öfke vardır. Herkesin yüzüne gülen, bir yere bağlanmayan sevgiliye "yürü git" denir. İkinci beyitte âşık, kanlı gözyaşlarının sonunda sevgilinin ocağına su koyacağını söyler; gözyaşının çokluğu bir sel gibi düşünülmüş, bu sel sevgilinin evini söndürecek bir felakete benzetilmiştir. Deyimin kullanılışı, mübalağayı gündelik dilin bir ifadesiyle birleştirir.

Üçüncü beyitte şair gönlüne seslenir. Gönül, öğüde kulak asmamış, canını sevgilinin gözüne vermiştir. Divan şiirinde sevgilinin gözü sık sık büyücüye benzetilir; Kaya da divanda "câdû" (büyücü) kelimesinin sevgilinin gözleri için kullanıldığını, gözün âşığı güzelliğiyle büyülediğini belirtir. İki göz, iki büyücü gibi gönlü avucuna almıştır. Gönle hitap ederek kendini azarlama, divan şiirinin bilinen bir yoludur ve âşığın kendi düştüğü durumdan pay almasını sağlar.

Dördüncü beyitte sevgilinin dudağı "âb", yani su olarak düşünülür. Dudak, divan şiirinde çoğunlukla âb-ı hayata, ölümsüzlük suyuna benzetilir. Âşık bu suyun hasretiyle ölürse sevgilinin de susuz can vermesini diler. Bu beddua, beytin sertliğini artırır; "bir içim su" gibi halk dilinden gelen bir söyleyiş, ölüm döşeğindeki susuzluk düşüncesini akla getirir. Su ile dudak, susuzluk ile hasret arasında kurulan ilgi tenasüp sanatına örnektir.

Son beyit şiirin tavrını tamamlar. Mihrî kendine seslenerek, sevgili onu gamın karanlığında bıraktıysa üzülmemesini, dünyanın geniş olduğunu ve yine ay yüzlü birinin bulunacağını söyler. "Ẓulmet" (karanlık) ile "meh-rû" (ay yüzlü) arasında bir karşıtlık vardır: karanlığı dağıtacak olan yeni bir ay yüzdür. Divan şiirinde âşığın sevgiliden vazgeçmesi ender görülen bir tutumdur. Mihrî'nin şiirlerinde sevgiliye sitem eden ve ondan vazgeçtiğini söyleyen başka parçalar da bulunur; Kaya, bir murabbada şairin sevgiliden vazgeçtiğini söylediğini ve beyitlerinde sitem görüldüğünü kaydeder. Bu gazelde de aynı ses duyulur ve şiire, sevgilinin karşısında küçülmeyen, kendine güvenen bir âşığın sözü niteliğini verir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar