Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Ey cihân ḫalḳı bilüñ kim yârdan ben dönmezem
Serv-ḳadd ü lâle-ḫad dildârdan ben dönmezem
Küfr-i zülfinde ḥabîbüñ ‘aşḳ ile cân virmege
Gelmişem Manṣûr-veş berdârdan ben dönmezem
Dilberâ ‘ahd eylemişdüm yoluña cânum virem
Dostum vallâhi ol iḳrârdan ben dönmezem
Zâhidâ döndüñ ise ger yârdan sen nâr içün
Yanayın ol nâra ben ol yârdan ben dönmezem
Cânına ḳaṣd eylemiş ḫûn-rîz çeşmüñ Mihrî'nüñ
Vireyin biñ cânsa ol ḫûn-ḫârdan ben dönmezem
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey dünya halkı, bilin ki ben sevgiliden dönmem; servi boylu, lale yanaklı gönül alıcıdan ben dönmem.
2. Sevgilinin küfür gibi kara saçında aşk ile can vermeye Mansûr gibi geldim; darağacından ben dönmem. (Hallâc-ı Mansûr, "Ene'l-Hak" sözü yüzünden idam edilen sûfîdir; saç, uzun ve kara olduğu için hem küfre hem darağacına benzetilir.)
3. Ey dilber, yoluna canımı vereyim diye söz vermiştim; dostum, vallahi o sözümden ben dönmem.
4. Ey zâhid, eğer sen (cehennem) ateşi yüzünden sevgiliden döndüysen, ben o ateşte yanmaya razıyım; o sevgiliden ben dönmem.
5. Senin kan döken gözün Mihrî'nin canına kastetmiş; bin canım da olsa vereyim, o kan içiciden ben dönmem.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yüz birinci gazeli harfü'l-mîm bölümündedir ve beş beyittir. Aruzun remel bahrinden "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-dan ben dönmezem" sözüdür; kafiye "-âr" sesiyle kurulur (yâr, dildâr, berdâr, iḳrâr, ḫûn-ḫâr). Dördüncü beyitte matla beytinin kafiye kelimesi "yâr" yeniden kullanılır. Gazel yalnız M (81b) ve Ü (51b) nüshalarında bulunur. M nüshası ikinci beyitte "zülfinde" yerine "zülfinden" okur. Kime yazıldığına dair bir bilgi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin konusu aşkta sebattır. Her beyit aynı kararlılık cümlesiyle biter: ben dönmem. Matla beytinde şair bütün dünya halkına seslenir ve sevgiliden vazgeçmeyeceğini ilan eder. Sıtkı Nazik, Mihrî divanının rediflerini incelediği bildirisinde bu redifin şairin kararlı tutumuna ve dik duruşuna dikkat çektiğini belirtir. Nazik'e göre sevgili söz konusu olunca cihan halkına bile meydan okuyabilecek kadar cesur bir görünüm sergileyen şair, darağacında asılmayı, cehennem ateşinde yanmayı ve yâre canını feda etmeyi göze aldığını söyler.
İkinci beyit gazelin en zengin beytidir. Sevgilinin saçı, kara ve karanlık olduğu için küfre benzetilir; saçın uzun ve sarkık hâli ise darağacını çağrıştırır. Şair bu saçta can vermeye Mansûr gibi geldiğini söyler. Burada Hallâc-ı Mansûr'a telmih vardır: Allah aşkıyla "Ene'l-Hak" (Ben Hakk'ım) dediği için idam edilen ve sözünden dönmeyen sûfî, divan şiirinde aşk uğruna ölümü göze alan âşığın örneğidir. Gülşen Kaya, bu beytin Mansûr'un Allah aşkıyla sözünden dönmemesine telmih yaptığını belirtir ve tasavvufi bir okuma önerir: ilahî aşk ile kesret (çokluk, burada zülüf) içinde can vermek gerektiği ifade edilerek tasavvufta sıkça anılan "ölmeden önce ölünüz" sözüne işaret edilmiştir. "Küfr", "Manṣûr" ve "berdâr" kelimelerinin bir arada kullanılması tenasüp sanatının örneğidir.
Dördüncü beyitte divan şiirinin tanıdık karşıtlarından biri, zâhid ile âşık karşı karşıya getirilir. Zâhid, dış görünüşe önem veren, cennet umudu ve cehennem korkusuyla ibadet eden kişidir. Şair ona, eğer cehennem ateşinden korkup sevgiliden döndüyse, kendisinin o ateşte yanmaya razı olduğunu söyler. Beyitte "nâr" (ateş) ile "yâr" (sevgili) kelimeleri ses bakımından birbirine çok yakındır ve aynı mısrada yan yana gelir; bu yakınlık beytin anlamını kulakta da pekiştirir.
Makta beytinde sevgilinin gözü bir katildir: "ḫûn-rîz" (kan döken) ve "ḫûn-ḫâr" (kan içici) sıfatlarıyla anılır. Kaya, divanda gözün âşığın canına kastetmesi yönüyle katil olarak anıldığını, âşığın canına kastedilse de sevgilinin gözlerinden vazgeçmediğini bu beyitle örnekler. Şairin bin canı olsa hepsini vermeye hazır olduğunu söylemesi, mübalağa sanatıyla gazelin kararlılık temasını tamamlar. Üçüncü beyitteki "vallâhi" yemini ve sevgiliye "dostum" diye seslenilmesi ise şiire içten, konuşur gibi bir ton katar.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 104-105, Gazel 101 (M 81b, Ü 51b). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Sıtkı Nazik, "Benzer Redifli Şiirleri Bağlamında Mihrî Hatun ve Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin Karşılaştırılması", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 133-148 (özellikle s. 138).
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010 (Hallâc-ı Mansûr ve kâtil göz maddeleri). openaccess.firat.edu.tr
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990 (Gemici'de 104. gazel).
Kitaplar
- Didem Havlioğlu (hzl.), Ġazeliyyât-ı Mihrî-i Ḥaḳîre, OTAP elektronik edisyonu, gazel 104 (türkoloji-iran sayfasında yayımlanan metin, 2007).
Çevrimiçi kaynaklar






