Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün
Bugün şâdân u ḫandânam ki mürde cisme cân buldum
Göñül mülkine çün şâhı emîr-i kâm-rân buldum
Bu eşk-i seyl-i Ceyḥûn'um ḳo baḥr-ı Nîl olsun kim
Kenârumda ḳadüñ gibi sehî serv-i revân buldum
Def ü çeng ü rebâb ile demidür ‘ayş u nûş idem
Viṣâl-i yâr ile çünkim şarâb-ı erġavân buldum
Nigârâ tâ ḫalâṣ itdüñ beni girdâb-ı ḥasretden
Feraḥdan şâd-mân oldum belâlardan emân buldum
Teşebbüh ideli Mihrî ḫadüñe verd-i ḥamrâyı
Çemende lâlenüñ baġrın ḥasedden ṭolu ḳan buldum
Günümüz Türkçesiyle
1. Bugün sevinçli ve güler yüzlüyüm, çünkü ölü bedenime can buldum; gönül ülkeme şah olarak muradına ermiş, mutlu bir emîr buldum. (Sevgiliye kavuşmak, ölü bedene yeniden can gelmesine benzetilir; sevgili gönlün hükümdarıdır.)
2. Ceyhun ırmağının seli gibi akan bu gözyaşım, bırak Nil denizi olsun; çünkü kıyımda, senin boyun gibi dimdik, salınan bir servi buldum. (Servi su kenarında yetişir; âşığın gözyaşı ne kadar çoğalırsa servi boylu sevgili de o kadar yakınındadır. "Kenâr" hem kıyı hem kucak anlamına gelir.)
3. Def, çeng ve rebap eşliğinde yiyip içme, eğlenme zamanıdır; çünkü sevgiliye kavuşmakla erguvan renkli şarap buldum.
4. Ey güzel, beni hasret girdabından kurtardığın andan beri sevinçten şen oldum, belalardan aman buldum.
5. Mihrî senin yanağını kırmızı güle benzeteli, çimende lalenin bağrını kıskançlıktan kanla dolu buldum. (Lalenin kırmızı renginin ve ortasındaki koyu lekenin sebebi, sevgilinin yanağı güle benzetildiği için duyduğu kıskançlık olarak gösterilir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yüz üçüncü gazeli harfü'l-mîm bölümündedir ve beş beyittir. Aruzun hezec bahrinden "Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "buldum" fiilidir; kafiye "-ân" sesiyle kurulur (cân, kâm-rân, revân, erġavân, emân, ḳan). Gazel dört nüshada da bulunur (F 58b, M 82a, S 60b, Ü 51b). F ve S nüshaları matla beytinde "şâhı" yerine "şâh", Ü ikinci beyitte "Kenârumda" yerine "Kenârında", S üçüncü beyitte "‘ayş u" yerine "‘ayş", F son beyitte "baġrın" yerine "baġruñ" okur. Kime yazıldığına dair bir bilgi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Divan gazelinin büyük kısmı ayrılık, hasret ve sevgilinin cefası üzerine kuruludur; bu gazel ise kavuşmanın, vuslatın sevincini anlatır. Matla beytindeki "bugün" kelimesi, şiire bir anın taze sevincini verir. Her beyit "buldum" fiiliyle biter ve şair kavuşmanın kendisine kazandırdıklarını tek tek sayar: ölü bedene can, gönül ülkesine bir hükümdar, gözyaşı kıyısında bir servi, erguvan renkli şarap, belalardan aman. Redifin bu sayış düzeni gazele bir bütünlük kazandırır.
İkinci beyitte nehir adlarıyla kurulmuş bir mübalağa vardır. Âşığın gözyaşı Ceyhun ırmağının seline benzetilir ve şair bu gözyaşının Nil denizi olmasına bile razıdır. Gülşen Kaya, Mihrî divanında Nil ve Ceyhun'un aynı beyitte âşığın gözyaşlarını anlatmak için kullanıldığını bu beyitle örnekler. Beyitte servi ile su arasındaki ilgi de kullanılır: servi ağacı su kenarında yetişir; gözyaşı ırmak olmuşsa, kıyısında servi boylu sevgilinin bulunması doğaldır. "Kenâr" kelimesi hem kıyı hem kucak demektir; bu ikinci anlamla mısra, sevgilinin artık âşığın kucağında olduğunu da söyler. Kelimenin iki anlamının birden kastedilmesi tevriye sanatıdır.
Üçüncü beyit bir eğlence meclisi tablosudur. Def, çeng ve rebap çalgıları, yeme içme ve erguvan renkli şarap bir arada anılır. Kaya, divanda çalgıların işret ve bezm (içki meclisi) unsurları olarak, özellikle bahar ile ilgili beyitlerde kullanıldığını belirtir ve bu beyti örnek verir. Çalgı, meclis ve şarap kavramlarının bir arada kullanılması tenasüp sanatıdır. Dördüncü beyitte hasret bir girdaba benzetilir. Kaya'ya göre hasret, âşığın etrafında devamlı dönüp duran, onu içine çekip ölümün eşiğine getiren güçlü bir girdaptır ve bu girdaptan âşığı çekip çıkarabilecek tek güç sevgilidir.
Makta beytinde hüsn-i ta‘lîl (bir olayı güzel ve hayalî bir sebebe bağlama) sanatı kullanılır. Lalenin kırmızı rengi ve bağrındaki koyu leke, divan şiirinde lalenin yanık bağrı diye anılır. Mihrî bu rengin sebebini kendi şiirine bağlar: şair sevgilinin yanağını kırmızı güle benzetmiş, lale de bu benzetmeyi kıskanmış ve bağrı kanla dolmuştur. Şair böylece hem sevgilinin yanağını hem de kendi benzetmesinin gücünü överek gazeli kapatır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 105-106, Gazel 103 (F 58b, M 82a, S 60b, Ü 51b). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010 (nehirler, çalgılar ve girdap maddeleri). openaccess.firat.edu.tr
- Sıtkı Nazik, "Benzer Redifli Şiirleri Bağlamında Mihrî Hatun ve Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin Karşılaştırılması", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 133-148 (Mihrî divanındaki redifler tablosu: "buldum", G.103).
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990 (Gemici'de 106. gazel).
Kitaplar
- Didem Havlioğlu (hzl.), Ġazeliyyât-ı Mihrî-i Ḥaḳîre, OTAP elektronik edisyonu, gazel 106 (türkoloji-iran sayfasında yayımlanan metin, 2007).
Çevrimiçi kaynaklar






