Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Didi cânân terk ḳıl yolumda cân didüm be-çeşm
Didi çeşmüm ḫûnîdür tiz ol hemân didüm be-çeşm
Didi ebrû-yı kemânum atsa ġamzem tîrini
Sîneñi her dem aña eyle nişân didüm be-çeşm
Didi serv-i ḳaddimüñ gelse ḫayâli dîdeñe
Gözlerüñ yaşın revân eyle revân didüm be-çeşm
Didi la‘lüm yâdına cân meclisinde mâ-ḥażar
Nûş ḳıl dil sâġarından ṭolu ḳan didüm be-çeşm
Didi kim gel itlerümden yâd olma bir nefes
Āsitânum gûşesinde ṭut mekân didüm be-çeşm
Mihrî'ye bir bûse in‘âm it didüm dilber didi
Sen de gel şükrâne teslîm eyle cân didüm be-çeşm
Günümüz Türkçesiyle
1. Canan dedi: "Yolumda canından vazgeç"; "Başüstüne" dedim. Dedi: "Gözüm kan dökücüdür, hemen davran"; "Başüstüne" dedim. ("Be-çeşm" Farsça "göz üstüne" demektir; "baş üstüne, emredersin" anlamında kullanılır.)
2. Dedi: "Yay gibi kaşım bakışımın okunu atarsa, göğsünü her an ona hedef yap"; "Başüstüne" dedim.
3. Dedi: "Servi gibi boyumun hayali gözüne gelirse, gözyaşlarını akıt, akıt"; "Başüstüne" dedim.
4. Dedi: "Can meclisinde dudağımın anısına, ne varsa ikram olarak gönül kadehinden dolu dolu kan iç"; "Başüstüne" dedim. ("Mâ-ḥażar", sofraya hazırda ne varsa onun ikram edilmesidir; kırmızı dudak şaraba, şarap da kana benzetilir.)
5. Dedi: "Gel, köpeklerimden bir an bile ayrı düşme; eşiğimin bir köşesinde yer tut"; "Başüstüne" dedim.
6. "Mihrî'ye bir öpücük bağışla" dedim; dilber dedi: "Sen de gel, buna şükür olarak canını teslim et"; "Başüstüne" dedim.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yüz dokuzuncu gazeli altı beyittir ve aruzun remel bahrinden "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "didüm be-çeşm" (başüstüne dedim) sözüdür; kafiye redifin önündeki "-ân / -an" sesiyle kurulur (cân, hemân, nişân, revân, ḳan, mekân, cân). Mahlas beytinde "cân" kelimesinin matladaki kafiyeyi tekrar etmesi, gazelin başladığı noktaya, can verme isteğine dönerek kapanmasını sağlar. Şiir dört nüshada da bulunur; ikinci beyit F nüshasında yoktur ve aynı beyitteki "ġamzem" (benim gamzem) kelimesi M ile S nüshalarında "ġamzeñ" (senin gamzen) biçimindedir. Şiirin kime yazıldığına dair bir bilgi bulunmuyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel baştan sona bir konuşma olarak kurulmuştur. Her beyitte sevgili bir şey ister, âşık "be-çeşm" diyerek kabul eder. Divan şiirinde "dedi, dedim" kalıbıyla iki kişinin karşılıklı konuşmasını aktaran bu söyleyiş sual ü cevap sanatı olarak bilinir. Mihrî'nin gazelinde konuşma tek yönlü bir emir ve itaat düzenine dönüşür: sevgilinin istekleri giderek ağırlaşır, âşığın cevabı hiç değişmez. Sabiha Gemici, divanın cümle yapısını incelediği tezinde ikinci beyti, "didi" fiiliyle kurulan iç içe birleşik cümlelerin örnekleri arasında gösterir.
Sevgilinin istekleri, divan şiirinin bilinen mazmunlarını sırayla dolaşır. İlk beyitte "ḫûnî" (kan dökücü, katil) göz âşıktan canını ister. İkinci beyitte yay gibi kaş, ok gibi bakış ve hedef olan göğüs imgeleriyle "kemân, tîr, nişân" kelimeleri tenasüp kurar. Gülşen Kaya, gamze oklarının âşığın göğsüne saplanmasının sevgilinin âşığa bakması anlamına geldiği için âşığı hoşnut ettiğini belirtir ve bu beyti örnek verir. Üçüncü beyitte servi boy ile akan gözyaşı yan yana getirilir: servi ağacı divan şiirinde akarsu kenarında biter, bu yüzden "serv" ile "revân" (akan) arasında da bir ilgi vardır. "Revân" kelimesinin ardı ardına iki kez söylenmesi, gözyaşının durmadan akışını sesle de duyurur.
Dördüncü beyit meclis ve şarap mazmunlarını kullanır. Sevgilinin "la‘l" (kırmızı değerli taş) dudağı şarabı hatırlatır; âşık bu dudağın anısına gönül kadehinden şarap yerine kan içecektir. Beşinci beyitte sevgili, âşığa kapısındaki köpeklerden ayrılmamasını ve eşiğinin bir köşesinde yer tutmasını söyler. Divan şiirinde sevgilinin köpekleriyle aynı yerde bulunmak âşık için bir şeref sayılır; bu beyitte bunu isteyen sevgilinin kendisidir.
Mahlas beytinde konuşmanın yönü değişir. Bu kez isteyen Mihrî'dir: sevgiliden bir öpücük bağışlamasını diler. Sevgili ise bu bağışın karşılığında şükür olarak canını teslim etmesini ister. Böylece gazel, ilk beyitteki "yolumda canından vazgeç" emrine geri döner ve şair yine "be-çeşm" der. Gemici, Mihrî'nin divanında şairin dilberden öpücük istediği örnekler arasında bu beyti anar. Küçük bir lütfun karşılığında en büyük bedelin istenmesi, gazelin sonuna hafif bir alay ve tebessüm katar.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 108-109, Gazel 109. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990.
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Dîvânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010. openaccess.firat.edu.tr
Diğer kaynaklar
- Didem Havlioğlu (ed.), "Ğazeliyyāt-ı Mihri-i Hāqīre", türkoloji-iran, 2007 (gazelin farklı bir çeviriyazısı).
Çevrimiçi kaynaklar






