Özgün Metin

Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün

Düşmişem derdüñe cânâ derde dermân isterem
Dostum derdüñ yeter derdüme dermân isterem
Gülsitân-ı ḥüsnüñi dûr itme çeşmümden şehâ
‘Andelîbem gül yüzüñ şevḳinde nâlân isterem
Bu dil-i şûrîdenüñ taḫtında sulṭân olmaġa
Bir senüñ gibi yüzi gül-berg-i ḫandân isterem
Dostum kûyuñda ben ḫôra hemân ‘izzet yeter
İtlerüñle bir gice kûyuñda mihmân isterem
Ġamzeñüñ tîrine Mihrî sînesin ḳıldı nişân
Ḳaşlaruñ yâsına cânâ cânı ḳurbân isterem

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey canan, senin derdine düştüm; bu derde bir çare istiyorum. Dostum, senin derdin yeter; derdime çare istiyorum. (İkinci mısra iki türlü okunabilir: "senin verdiğin dert artık yeter, derdime çare istiyorum" ya da "derdime derman olarak bana senin derdin yeter".)

2. Ey şah (sevgili), güzelliğinin gül bahçesini gözümden uzak etme; ben bir bülbülüm, gül yüzünün özlemiyle inleyip durmak istiyorum.

3. Bu perişan, çılgın gönlün tahtında sultan olsun diye, senin gibi yüzü açılmış bir gül yaprağı gibi gülen birini istiyorum.

4. Dostum, ben değersiz kişiye senin mahallende bulunmak bile yeter bir itibardır; köpeklerinle birlikte bir gece senin mahallende misafir olmak istiyorum.

5. Mihrî göğsünü bakışının oklarına hedef yaptı; ey canan, yay gibi kaşlarına canımı kurban etmek istiyorum.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Divanın yüz onuncu gazeli beş beyittir ve aruzun remel bahrinden "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "isterem" (istiyorum) fiilidir; kafiye redifin önündeki "-ân" sesiyle kurulur (dermân, nâlân, ḫandân, mihmân, ḳurbân). Her beytin bir istekle bitmesi, gazeli bir dilekler dizisine dönüştürür. Şiir Arslan'ın kullandığı dört nüshadan yalnız ikisinde, M ve Ü nüshalarında bulunur. Kime ve hangi vesileyle yazıldığına dair bir bilgi bulunmuyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Matla beyti "derd" kelimesinin tekrarı üzerine kurulmuştur: "derdüñe", "derde", "derdüñ", "derdüme". Dert ile derman arasındaki karşıtlık beyti taşır. Divan şiirinde âşığın derdini veren de dermanı verecek olan da sevgilidir; bu yüzden ikinci mısradaki "derdüñ yeter" sözü hem bir sitem, hem de sevgiliden gelen derdin kendisinin bir derman sayılması biçiminde anlaşılabilir. Aynı kelimenin bir beyitte farklı eklerle tekrarlanması, sese dayalı bir vurgu yaratır.

İkinci beyit gül ile bülbül mazmununu işler. Sevgilinin güzelliği bir gül bahçesine, yüzü güle, âşık ise bu güle âşık olup inleyen bülbüle benzetilir. Gülşen Kaya, gül ile yüz arasındaki benzetmenin divan şiirinde kalıplaşmış bir ifade olduğunu, yanağın gül oluşunun âşığın gönlünün bülbüle benzetilmesiyle birlikte düşünüldüğünü belirtir ve bu beyti iki ayrı yerde, gül ve bülbül başlıkları altında örnek verir. Beytin ilginç yanı, âşığın inlemekten kurtulmayı istememesi, gül yüzünün şevkiyle inlemeye devam etmeyi dilemesidir.

Üçüncü beyit gönlü bir taht, sevgiliyi bu tahtın sultanı olarak düşünen mazmunla kurulur. "Gül-berg-i ḫandân" sözü, açılmış ve gülen bir gül yaprağı anlamına gelir; açılan çiçeğin gülümsemeye benzetilmesi divan şiirinde yaygındır. "Şûrîde" (perişan, aşkla çıldırmış) gönül, ancak böyle güleç bir yüzün hükmüyle yatışabilir.

Dördüncü beyitte âşık kendini "ḫôr" (hor, değersiz) diye anar ve "‘izzet" (itibar, şeref) kelimesiyle tezat kurar: değersiz biri için sevgilinin mahallesinde bulunmak bile bir şereftir. Sevgilinin kapısındaki köpeklerle aynı yerde misafir olma dileği, divan şiirinde âşığın kendini alçaltarak sevgiliye yakın olmayı istemesinin bilinen bir anlatımıdır. Kaya, âşığın sevgilinin kapısında onun köpekleriyle birlikte misafir olmaya razı olduğunu belirtirken bu beyti gösterir. "Kûyuñda" kelimesinin aynı beyitte iki kez geçmesi, mahallenin âşık için taşıdığı önemi belirginleştirir.

Mahlas beytinde ok ile yay imgesi tamamlanır: sevgilinin bakışı ok, kaşları yaydır ve Mihrî göğsünü bu oklara hedef yapmıştır. "Tîr, nişân, yâ" kelimeleri tenasüp oluşturur. Son mısrada şair üçüncü şahıstan birinci şahsa geçer: "Mihrî sînesin ḳıldı" diye başlayan beyit "cânı ḳurbân isterem" diye biter.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 109, Gazel 110. ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Dîvânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010. openaccess.firat.edu.tr

Diğer kaynaklar

  • Didem Havlioğlu (ed.), "Ğazeliyyāt-ı Mihri-i Hāqīre", türkoloji-iran, 2007 (gazelin farklı bir çeviriyazısı).

Çevrimiçi kaynaklar