Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün
Dest-gîr ol bu ben üftâdeye ey kân-ı kerem
Ki kerîm ẕât olanuñ şânıdur iḥsân-ı kerem
Dergehüñ dâr-ı şifâ oldı çü bîmârlara
Senden irdi ḳamu derd ehline dermân-ı kerem
Dil ü cân ḫastesine luṭfuñ ile eyle ‘ilâc
Ki irür ṣıḥḥate luṭfuñla anı ân-ı kerem
‘Adlüñ âbı n'ola dil-teşnelere virse ḥayât
Ki virür mürdeye ‘Īsâ-nefesüñ cân-ı kerem
Ḥaḳḳ'a minnet ḳademüñ baṣdı yüzüm üzre bu dem
Ḥamdü-lillah ḫoş idiser yine devrân-ı kerem
Nûr ile şehr-i Amâsiyye'yi ma‘mûr idesin
Yapısar ‘adlüñ ile her dil-i vîrânı kerem
Mihrî üftâdeye raḥm it demidür luṭf eyle
Dest-gîr ol aña ‘adlüñle gel ey kân-ı kerem
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey cömertlik madeni, düşkün olan bana el uzat; çünkü cömert yaratılışlı kişinin şanı, iyilik ve bağış yapmaktır.
2. Kapın hastalar için bir şifa yurdu olduğundan, bütün dert sahiplerine derman ve cömertlik senden ulaştı.
3. Gönül ve can hastasını lütfunla tedavi et; çünkü cömertliğin bir anı (bir bakışı) onu lütfunla sağlığa kavuşturur. ("Ān" kelimesi hem "an, lahza" hem de "hâl, güzellik, incelik" anlamına gelir; mısra "cömertliğin inceliği onu sağlığa kavuşturur" diye de anlaşılabilir.)
4. Adaletinin suyu gönlü susamışlara hayat verse buna şaşılır mı; çünkü senin İsa nefesli cömertliğin ölüye can verir. (Hz. İsa'nın nefesiyle ölüleri dirilttiği inancına işaret edilir.)
5. Allah'a şükür, şu anda ayağın yüzümün üstüne bastı (yanıma geldin, ayağının toprağına yüz sürdüm); hamd olsun, cömertlik devri yine her şeyi hoş edecek.
6. Amasya şehrini nurla bayındır edesin; senin adaletinle cömertlik her yıkık gönlü yeniden yapacak.
7. Düşkün Mihrî'ye acıma zamanıdır, lütfet; ey cömertlik madeni, gel, adaletinle ona el uzat.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yüz yedinci gazeli yedi beyittir ve aruzun remel bahrinden "Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "kerem" (cömertlik, iyilik, bağış) kelimesidir; kafiye redifin önündeki "-ân" sesiyle kurulur (kân, iḥsân, dermân, ân, cân, devrân, vîrân, kân). İlk beyitteki "Dest-gîr ol ... ey kân-ı kerem" sözü son beyitte neredeyse aynen tekrarlanır; gazel böylece başladığı yakarışla kapanan, halka biçiminde bir yapı kazanır. Şiir yalnız Ü nüshasında bulunur. Beşinci ve altıncı beyitlerdeki "idiser" ve "yapısar" biçimleri, Eski Anadolu Türkçesinin "-ısar / -iser" gelecek zaman ekini taşır ve "edecek", "yapacak" anlamına gelir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel aşk şiirinden çok bir övgü ve dilek şiiridir. Hitap edilen kişi "kân-ı kerem", yani cömertlik madeni diye anılır; ondan beklenen, düşkün olana el uzatması, hastaya şifa vermesi ve adaletiyle yıkılmış gönülleri onarmasıdır. Bu sözler, divan şiirinde sevgiliye de söylenebilir; ancak altıncı beyitte Amasya şehrinin bayındır kılınması dileği, muhatabın şehrin yönetimiyle ilgili bir kişi olduğunu düşündürür.
İkinci ve üçüncü beyitler hastane ve tedavi kavramları üzerine kuruludur. Muhatabın kapısı "dâr-ı şifâ"ya, yani hastaneye benzetilir; dertliler oraya gelir, derman oradan çıkar. "Bîmâr, derd, dermân, ‘ilâc, ṣıḥḥat, ḫaste" kelimeleri arasında güçlü bir tenasüp vardır. Dördüncü beyitte iki ayrı hayat verme imgesi yan yana durur: adaletin suyu susuz gönüllere hayat verir, cömertliğin nefesi ise Hz. İsa'nın nefesi gibi ölüleri diriltir. Bu, Hz. İsa'nın mucizesine yapılmış bir telmihtir. Gülşen Kaya, divanda suyun cennet suyu dışında "adalet suyu" anlamında da kullanıldığını bu beyitle örnekler.
Beşinci beyitteki "ḳademüñ baṣdı yüzüm üzre" sözü, muhatabın ayağının şairin yüzüne basması biçiminde dile getirilmiş bir saygı ifadesidir; yüzünü birinin ayağının toprağına sürmek, divan şiirinde derin bir bağlılığın anlatımıdır. Mısra, muhatabın yeni gelişini ya da şaire bir yakınlık göstermesini kutlar gibidir; "yine" kelimesi de cömertlik devrinin yeniden başladığını sezdirir.
Gazelde "kerem" kelimesinin "kerîm" ile birlikte kullanılması (ilk beyitte "kerîm ẕât ... iḥsân-ı kerem") aynı kökten türemiş kelimeleri bir araya getiren iştikak sanatıdır. "Dest-gîr" (el tutan, yardım eden) ile "üftâde" (düşmüş, düşkün) arasında ise tezat ve tenasüp birlikte işler: düşene el uzatılır.
Tarihî Bağlam
Gazelin kime yazıldığı kesin olarak bilinmiyor. Mehmet Arslan, neşrinin girişinde Mihrî'nin 17 kasidesinden 10'unun Şehzade Ahmed'e sunulduğunu, ayrıca "muhtevasından anlaşıldığı kadarıyla" üç gazelin de bu şehzadeye sunulduğunu yazar; ancak bu gazellerin hangileri olduğunu belirtmez. Gülşen Kaya, bu gazelde "Kân-ı Kerem" diye anılan kişinin şehzadelerden biri olduğunu tahmin ettiğini söyler ve Amasya'nın bayındır kılınması dileğini, şairin doğduğu ve yaşadığı şehirle ilgisi bakımından ele alır. Amasya sancağının o dönemde Osmanlı şehzadelerinin yönettiği bir merkez olduğu ve Mihrî'nin Şehzade Ahmed'in buradaki çevresinde bulunduğu düşünülürse, muhatabın Amasya'da görev yapan bir şehzade olması akla yakındır; yine de şiirde ad geçmediği için bu bir yorum olarak kalır.
Sıtkı Nazik, aynı redifi kullanan şairleri karşılaştırdığı çalışmasında bu gazeli, Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin "kerem" redifli bir kıtasıyla yan yana koyar ve iki şiirde de Bursalı Ahmed Paşa'nın Fâtih Sultan Mehmed için yazdığı ünlü "kerem" kasidesinden esintiler bulunduğunu belirtir. Nazik'e göre Mihrî, kerem sahibi bir sultana seslenerek cömert yaratılışlı kişinin şanının ihsan etmek olduğunu söyler ve adaletinin suyuyla susamış gönüllere hayat vermesini ister; Cafer Çelebi ise kerem sahibinin toprağı altına çeviren bakışından kendisine de bir nazar diler. Ahmed Paşa'nın Fâtih'e yazdığı "kerem" redifli kaside, TDV İslâm Ansiklopedisi'nde de şairin en meşhur kasideleri arasında anılır. Bu bağlamda Mihrî'nin gazeli, Osmanlı sarayına yakın şairlerin hükümdar ya da şehzadelerden lütuf dilerken başvurduğu yerleşik bir söyleyişe katılır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 107-108, Gazel 107; giriş s. 6. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Dîvânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 77. openaccess.firat.edu.tr
- Sıtkı Nazik, "Benzer Redifli Şiirleri Bağlamında Mihrî Hatun ve Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin Karşılaştırılması", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017.
Kitaplar
- Günay Kut, "Ahmed Paşa, Bursalı", TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr
Çevrimiçi kaynaklar






