Özgün Metin

Vezin: Mef‘ûlü Fâ‘ilâtü Mefâ‘îlü Fâ‘ilün

Cân vir ġamumla ger dir iseñ başum üstine
Teslîm-i cân idem ṣanemâ başum üstine
Sehm-i belâña sînemi ḳılsam siper n'ola
Rûz-ı ezelde yazdı çü Ḥaḳ ḳaşum üstine
Mey-gûn lebüñ ḫayâli ile rûz u şeb müdâm
Baġrum ḳanını nûş iderem aşum üstine
Cânâna cân virüp ġam ile olduġum helâk
Dâġ-ı dilümle yazuñ anı ṭaşum üstine
Ḳaddüñ ḫayâli dîde-i Mihrî'de dostum
Bir servdür ki ṭutdı vaṭan yaşum üstine

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey put gibi güzel sevgili, eğer "derdimle can ver" dersen, başım üstüne derim ve canımı teslim ederim. ("Başım üstüne", bugün de kullanılan, bir isteği seve seve kabul etmeyi anlatan deyimdir. Sanem, put demektir; divan şiirinde güzelliğine tapılan sevgiliyi anlatır.)

2. Senin bela okuna göğsümü kalkan etsem ne olur ki? Çünkü Allah bunu ezel gününde kaşımın üstüne yazdı. ("Kaşın üstü", alındır; alın yazısı, yani kader kastedilir. Âşık, sevgilinin bakışlarından gelen acıya göğüs germeyi kaderinin gereği sayar.)

3. Şarap renkli dudağının hayaliyle gece gündüz aşımın üstüne ciğerimin kanını içerim. (Sevgilinin dudağı kırmızılığı yüzünden şaraba benzetilir. Âşık, yemeğinin yanında içki yerine kendi ciğerinin kanını, yani dert ve acıyı içer.)

4. Sevgiliye can verip gam ile helak olduğumu gönlümün yarasıyla mezar taşımın üstüne yazın. ("Dâġ", hem yara izi hem de dağlama ile açılan iz demektir; gönüldeki yara, mezar taşına kazınan bir yazı gibi düşünülür.)

5. Dostum, boyunun hayali Mihrî'nin gözünde, gözyaşımın üstünde yurt tutmuş bir servidir. (Servi ağacı su kenarında yetişir; sevgilinin servi boyunun hayali de âşığın gözyaşı ırmağının kıyısında yer tutmuştur.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel beş beyittir ve aruzun muzari bahrinden "Mef‘ûlü Fâ‘ilâtü Mefâ‘îlü Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "üstine" kelimesidir. Kafiye "başum, ḳaşum, aşum, ṭaşum, yaşum" sözlerine dayanır; bu beş kelime yalnız ilk harfleriyle birbirinden ayrılır ve gazelin ahengini büyük ölçüde bu ses yakınlığı kurar. Matla beytinin iki mısraı da aynı "başum üstine" sözüyle biter; böylece ilk beyitte kafiye kelimesi de redifle birlikte tekrar edilmiş olur. Gazel dört nüshanın dördünde de bulunur; F nüshasında son beyitte "yaşum" yerine "başım" okunması dışında ayrılıklar küçük yazım farklarıdır. Sıtkı Nazik'in tablosuna göre "üstine" redifi Mihrî divanında iki gazelde (G.152 ve G.159), Tâcîzâde Cafer Çelebi'nin divanında ise bir kasidede ve iki gazelde kullanılmıştır. Kime yazıldığına dair bir kayıt yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin her beyti, "üstine" redifini bir başka beden ya da eşya kelimesine bağlayarak yeni bir anlam kurar: baş üstü kabul, kaş üstü kader, aş üstü acı, taş üstü ölüm, yaş üstü hayal. Bu dizi, âşığın sevgiliye teslimiyetinden ölümüne kadar uzanan bir yol çizer. Birinci beyitteki "başum üstine" deyimi gündelik dilden alınmış bir kabul sözüdür ve beytin ağırlığını sade bir konuşma havasıyla taşır: sevgili ölüm istese bile âşık bunu bir hizmet emri gibi kabul eder.

İkinci beyit, sevgilinin bakışını ok, âşığın göğsünü kalkan yapan bilinen benzetmeyi kader düşüncesine bağlar. Gülşen Kaya bu beyti ele alırken divanda "sehm-i belâ" (bela oku) terkibiyle ezel gününe işaret edildiğini, belanın insanı bir ok gibi ansızın bulmasının bu terkibe dayanak olduğunu belirtir. "Rûz-ı ezel" (ezel günü) ile "ḳaşum üstine" yazılmak, alın yazısı inancının şiirdeki karşılığıdır. Üçüncü beyitte "mey-gûn" (şarap renkli) dudak ile "baġrum ḳanı" (ciğerimin kanı) arasında bir renk tenasübü vardır; âşık sevgilinin dudağından içemediği şarabın yerine kendi kanını içer.

Dördüncü beyit, âşığın kendi mezar taşı yazısını önceden söylemesidir. Kaya bu beyti, gam ile helak olan âşığın bunun bilinmesi için mezar taşına yazılmasını istediği örnek olarak verir. Bu istek, divan şiirinde aşk yolunda ölmenin bir şehitlik gibi görüldüğü anlayışa dayanır. "Dâġ-ı dil" (gönül yarası) sözü, yazının mürekkebini yaranın kendisi yapar.

Son beyit, servi ile su arasındaki ilgiye dayanan bir hüsn-i talil ve teşbihtir. Kaya, servinin su kenarında yetişmesinden âşığın gözyaşlarıyla sulanması mazmununun doğduğunu söyler ve bu beyti örnek gösterir. Sevgilinin boyu servi, âşığın gözyaşı ırmak, göz de bu ikisinin buluştuğu bahçedir. "Vaṭan ṭutmak" (yurt edinmek) sözü, hayalin geçici değil kalıcı olduğunu anlatır; âşığın gözünden hem gözyaşı hem de sevgilinin hayali eksik olmaz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Çevrimiçi kaynaklar