Özgün Metin

Vezin: Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fa‘ûlün

Didüm yüzüñi görmedüm evvelki görişte
Burḳa‘ götürüp açdı yüzin didi gör işte
Geh şânededür zülfüñ ü geh fikri dilümde
El-ḳıṣṣa bu miskîni ḳoduñ dilde vü dişde
Göz gördi göñül bildi ki ben küşte-i ‘aşḳam
Kimse baña raḥm itmedi bilişde görişde
Çün alduñ elüñe yaḳamı ḥâlüme baḳ kim
Dirler gözüñ aşd'olsun olurken elüñ işde
Ey ġamze cigerden gidicek cân bile gitmiş
Billâh bu Mihrî'ye getür anı gelişte

Günümüz Türkçesiyle

1. "İlk görüşte yüzünü göremedim" dedim; peçesini kaldırıp yüzünü açtı ve "İşte, gör" dedi. (Burka, yüzü örten peçedir. Birinci mısranın sonundaki "görişte" ile ikinci mısranın sonundaki "gör işte" aynı sesi taşır.)

2. Zülfün kimi zaman tarakta, kimi zaman da onun düşüncesi gönlümde; kısacası bu zavallıyı dillere düşürdün. ("Dilde vü dişde", dilde ve dişte, yani herkesin ağzında demektir. "Şâne" taraktır; zülüf ile tarak, düşünce ile gönül arasında ilgi kurulur.)

3. Göz gördü, gönül bildi ki ben aşkın öldürdüğü biriyim; yine de ne tanıdık ne de bir kez gören, kimse bana acımadı. ("Bilişte görişte", tanıdıklar ve görüp bilenler arasında demektir.)

4. Madem yakamı eline aldın, hâlime bak; derler ki "Elin işteyken gözün de aşta olsun." (Beyit, eli bir işle uğraşırken gözünün başka yerde olmasını anlatan deyimlere dayanır. Âşık, yakasını tutan sevgiliden, eli kendisiyle meşgulken gözünü de onun hâline çevirmesini ister; ikinci mısradaki söz, bu isteği halk ağzından bir öğütle destekler.)

5. Ey bakış, sen ciğerden çıkıp gidince can da seninle birlikte gitmiş; Allah aşkına, gelirken onu bu Mihrî'ye geri getir. (Divan şiirinde sevgilinin süzgün bakışı, "gamze", âşığın ciğerine saplanan bir oka benzetilir. Ok ciğerden çıkınca canı da beraberinde götürmüştür.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel beş beyittir ve aruzun hezec bahrinden "Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fa‘ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye ve redif "-işte / -işde" ses kümesinde birleşir: "görişte, gör işte, dişde, görişde, işde, gelişte". Matla beytinde birinci mısranın "görişte" (görüşte) kelimesi ile ikinci mısranın "gör işte" sözü aynı sesi verir; tek bir kelimeyle iki kelimeden kurulmuş bir sözün ses bakımından örtüşmesine divan şiirinde cinas-ı mürekkeb denir. Gazelin bütün etkisi büyük ölçüde bu ilk beyitteki söz oyununa dayanır. Gazel dört nüshadan yalnız Ü nüshasında bulunur.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiir küçük bir sahneyle açılır. Âşık, sevgiliyi ilk görüşte yüzünü göremediğinden yakınır; sevgili de peçesini kaldırarak yüzünü açar ve kısa bir sözle cevap verir. Matla beyti böylece bir karşılıklı konuşmaya dönüşür. "Didüm" ile "didi" fiilleri bu konuşmanın iki tarafını gösterir. Sevgilinin "gör işte" cevabı, divan şiirinde çoğunlukla nazlı, uzak ve ilgisiz çizilen sevgiliyi bu kez cesur ve şakacı bir kişi olarak gösterir.

İkinci beyitte "zülf" ile "şâne" (tarak), "dil" (gönül) ile "dil" (söyleyen dil) arasında bir oyun vardır. İkinci mısradaki "dilde vü dişde" deyimi, âşığın aşkı yüzünden herkesin diline düştüğünü anlatır. Üçüncü beyitte "göz gördi, göñül bildi" sözü, görme ile bilmeyi art arda dizerek aşkın doğuşunu anlatır; aynı fiiller beytin sonunda "bilişde görişde" biçiminde geri döner ve kimsenin acımadığını söylemek için kullanılır. Böylece beyit, aynı iki kökü başta ve sonda tekrarlayan bir yapı kazanır.

Dördüncü beyit bir deyime dayanır. Ömer Yılmaz, kelimeler arasında bir kopukluk görülse de bu beytin tasavvufun önem verdiği "el kârda, gönül yârda" anlayışıyla ve "Eli işte gözü oynaşta" sözüyle örtüştüğünü yazar; sufilerin bu sözü, dünya işleriyle uğraşırken bile gönlün Allah'tan ayrılmaması gerektiği anlamında kullandıklarını belirtir. Beytin aşk bağlamındaki düz anlamı ise sevgilinin, eli âşığın yakasındayken gözünü de onun hâline çevirmesi isteğidir. "El", "göz", "yaḳa" kelimeleri bir tenasüp kurar.

Son beyitte sevgilinin bakışı, "ġamze", kişileştirilerek kendisine seslenilir. Gülşen Kaya, gamzenin divanda en çok değinilen unsurlardan biri olduğunu, oka, kılıca ve hançere benzetildiğini, âşığın ise yüreğindeki gamze yaralarından memnun olduğunu belirtir ve bu beyti örnek gösterir. Gamze ok gibi ciğere girip çıkınca canı da beraberinde götürmüştür; âşık, bakışın bir dahaki gelişinde canı geri getirmesini ister. "Gidicek" ile "gelişte" arasındaki karşıtlık, gazeli gidiş ve dönüşün ortasında bırakır.

Tarihî Bağlam

Bu gazel, Mihrî'nin sağlığında tanınan şiirleri arasındadır. Şairin çağdaşı olan tezkireci Sehî Beg, Heşt Bihişt adlı eserinde "Mihrî Hatun" maddesini açarken onun Amasyalı olduğunu, Sultan Selim'e ve Sultan Ahmed'e pek çok kaside ve gazel sunduğunu, şiirlerinin halk arasında meşhur, gazellerinin gönül ehli dostlar arasında anılır olduğunu yazar. Ardından şairin şiirlerinden örnek olarak ilk sırada bu gazelin birinci ve üçüncü beyitlerini, "Didüm yüzüñi görmedüm evvelki görişte" ile "Göz gördi göñül bildi ki ben küşte-i ‘ışḳam" beyitlerini verir. Sehî'nin bu iki beyti seçmesi, gazelin şairin döneminde dilden dile dolaşan şiirlerinden olduğunu düşündürür. Tezkirede aktarılan metin, neşirdeki metinle hemen hemen aynıdır; yalnız "‘aşḳam" yerine "‘ışḳam" okunur. Gazelin kime yazıldığına dair bir bilgi yoktur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

  • Ömer Yılmaz, "Amasyalı Halvetî Mihrî Hâtun'da Hz. Peygamber Sevgisi", Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu'na Armağan, Ankara: İlahiyat, 2023, s. 229-244.

Çevrimiçi kaynaklar