Özgün Metin
Vezin: Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fa‘ûlün
Yâ Rab n'ola ḥâlüm benüm ol yâr giderse
Ḥasretle ḳalam niçeye dek zâr giderse
Bülbül gibi ḳurbân olayın ḫâr-ı cefâda
Sen ruḫları gül ṣûreti gülzâr giderse
‘Ahdine vefâ ḳılmadı ol yâr nidem âh
Ḳanlar yudayın derd ile her bâr giderse
Ḳoydum ben elüm ile benüm başuma ḫâki
Baġruma baṣayın ṭaşı nâ-çâr giderse
Terk eyle seni terk ideni sen daḫi Mihrî
Aġyâra ḳoyup seni o bî-‘âr giderse
Günümüz Türkçesiyle
1. Yarabbi, o sevgili giderse benim hâlim ne olur; giderse daha ne zamana kadar inleyerek hasretle kalırım?
2. Ey yanakları gül, görünüşü gül bahçesi olan sevgili, sen gidersen, bülbül gibi cefa dikeninde kurban olayım.
3. O sevgili sözüne vefa etmedi, ah, ne yapayım; her gidişinde dertle kanlar yutayım (büyük acı çekeyim).
4. Kendi elimle başıma toprak koydum (yas tuttum); o giderse, çaresiz bağrıma taş basayım (acıya katlanayım).
5. Mihrî, o utanmaz seni rakiplere bırakıp giderse, seni terk edeni sen de terk et.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yüz yetmiş ikinci gazeli beş beyittir ve hezec bahrinin "Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fa‘ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifi "giderse"dir; kafiye "-âr" sesiyle kurulur: yâr, zâr, gülzâr, bâr, nâ-çâr, bî-‘âr. Şiir M ve Ü nüshalarında bulunur. Neşri hazırlayan Mehmet Arslan, üçüncü beytin ilk mısraında vezin bozukluğu olduğunu not eder; M nüshasında aynı beytin ikinci mısraı "yudayın" yerine "yutayın", dördüncü beytin ikinci mısraı da "baṣayın" yerine "baṣayım" diye okunur. Sıtkı Nazik'in Mihrî'nin rediflerini sıraladığı tabloda "giderse" redifi divanda yalnız bu gazelde görülür. Gazelin kime ya da hangi vesileyle yazıldığına dair bir bilgi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün beyitleri "giderse" redifiyle biten bir şart cümlesi üzerine kurulur. Sevgili henüz gitmemiştir; şiir, gitme ihtimalinin âşıkta uyandırdığı korkuyu ve bu ihtimal karşısında âşığın ne yapacağını beyit beyit sıralar. İlk beyitte "Yâ Rab" seslenişiyle başlayan yakınma, ayrılıktan sonra hasretle inleyerek geçecek bir hayatın ne kadar süreceğini sorar.
İkinci beyit gül ile bülbül mazmununa dayanır. Sevgilinin yanakları gül, görünüşü gül bahçesidir; âşık ise bülbüldür. Gülşen Kaya, Mihrî divanında can bülbülünün saçı sümbül, gözü gül sevgili uğruna can verdiğini, bazen de cefa dikeniyle sevgilinin hasretiyle kurban olduğunu belirtir ve bu beyti örnek gösterir. Divan şiirinde gül dikenle birlikte düşünülür; gülü seven bülbül onun dikenine katlanmak zorundadır. Gül gidince bülbülün dikende kurban olması, ayrılık acısının bir ölüm gibi düşünülmesidir. "Gül" ile "gülzâr" kelimelerinin aynı mısrada kullanılması ve bülbül, gül, diken, gülzâr kelimelerinin bir arada bulunması beyitte tenasüp oluşturur.
Üçüncü ve dördüncü beyitler acının bedendeki karşılıklarını sayar. Sözünü tutmayan sevgilinin her gidişinde âşık "kan yutar"; bu söz eski dilde büyük bir acıyı sessizce içine atmak anlamına gelir. Dördüncü beyitteki "başa toprak koymak" eski yas âdetlerinden birinin adıdır; "bağra taş basmak" ise bugün de kullanılan bir deyimdir ve acıya dişini sıkarak katlanmayı anlatır. İki deyimin aynı beyitte, toprak ile taşın karşılıklı yerlerde kullanılması beyte dengeli bir yapı kazandırır. Mihrî bu beyitte soyut acıyı halkın da bildiği somut hareketlerle anlatmış olur.
Makta beyti gazelin ruh hâlini değiştirir. Önceki beyitlerde ayrılık karşısında çaresiz kalan âşık, son beyitte kendine seslenir ve "seni terk edeni sen de terk et" der. Sevgilinin "bî-‘âr", yani utanmaz, arsız diye anılması ve âşığı rakiplere bırakıp gitmesi, sitemi bir onur meselesine dönüştürür. "Terk eyle" ile "terk ideni" sözlerinin aynı mısrada tekrarı, kelimenin farklı biçimleriyle yapılan bir söz tekrarıdır ve kararın kesinliğini vurgular. Divan şiirinde âşık çoğunlukla sevgilinin her cefasına razı görünür; bu makta beyti, Mihrî'nin şiirlerinde zaman zaman görülen daha dik başlı bir sesi taşır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 141, Gazel 172 (M 90a, Ü 66b). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 168. openaccess.firat.edu.tr
- Sıtkı Nazik, "Benzer Redifli Şiirleri Bağlamında Mihrî Hatun ve Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin Karşılaştırılması", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 137.
Çevrimiçi kaynaklar






