Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün

İtmedi vaṣlı metâ‘ına o cân yârlıġı
Dil virüp eylemişüz gerçi ḫarîdârlıġı
Niçün ey dost bu efġânuma gûş eylemedüñ
Bülbülüñ ḫoş mı gelür yoḫsa güle zârlıġı
Bülbül aġlar gül içün ḫâr miyânını ḳocar
Virmesün kimselere dünyede nâ-çârlıġı
Yüzüme güldügiçün şişlere sancar güli ḫâr
Nidelüm ol ḫo ḳomaz ḳandasa aġyârlıġı
Mihrî dil-ḫasteden ey dost çevürme yüzüñi
Gel unutma ṣanemâ eski vefâ-dârlıġı

Günümüz Türkçesiyle

1. O can gibi sevgili, vuslatının malını satarken bize dostluk göstermedi; oysa biz gönlümüzü verip ona alıcı olmuştuk. (Sevgiliyle buluşma, pazarda satılan bir mala, âşık da onu almak için gönlünü bedel olarak veren bir müşteriye benzetilmiştir. Bir nüsha "vaṣlı" yerine "cân" okur.)

2. Ey dost, bu feryadıma neden kulak vermedin? Bülbülün inleyişi güle hoş mu geliyor yoksa?

3. Bülbül gül için ağlar, dikenin belini kucaklar; Allah dünyada kimseye çaresizlik vermesin.

4. Gül yüzüme güldüğü, yani bana açıldığı için diken onu şişlere saplar; ne yapalım, o huy nerede olsa yabancılığı, düşmanlığı bırakmaz.

5. Ey dost, gönlü hasta Mihrî'den yüzünü çevirme; ey put gibi güzel, gel, eski vefalı günleri unutma.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Yüz yetmiş sekizinci gazel beş beyittir ve remel bahrinin "Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-lıġı" ekidir; kafiye "-âr" sesiyle kurulur: yâr, ḫarîdâr, zâr, nâ-çâr, aġyâr, vefâ-dâr. Böylece her beyit, "-ârlıġı" diye biten ve bir hâli ya da davranışı anlatan bir isimle kapanır: dostluk, alıcılık, inleyiş, çaresizlik, düşmanlık, vefalılık. Gazel Yâ harfi bölümündedir ve Arslan neşrinde üç nüshada bulunur. Kime yazıldığı bilinmez.

Anlam ve Söz Sanatları

Matla beyti aşkı bir alışveriş diliyle anlatır. Gülşen Kaya, divanda sevgilinin güzelliğinin değerli bir "metâ‘", yani mal olarak ifade edildiğini, bu malın müşterisinin ve alıcısının da âşık olduğunu belirtir ve bu beyti örnek gösterir. Âşık gönlünü bedel olarak ödemiştir, ama satıcı malı vermemiş, dostça davranmamıştır. Metâ‘, ḫarîdâr ve dil virmek kelimeleri arasında tenasüp vardır; "yârlık" ile "ḫarîdârlık" arasındaki ses benzerliği de beytin kuruluşunu sıkılaştırır.

İkinci beyitten dördüncü beyte kadar gazel, divan şiirinin gül, bülbül ve diken üçlüsünü işler. Gül sevgili, bülbül âşık, diken ise rakiptir. İkinci beyitte âşık, bülbülün feryadının güle hoş gelip gelmediğini sorar; sevgilinin âşığın acısından zevk alıyor olabileceği ima edilir. Kaya, üçüncü beyti divandaki gül, diken ve bülbül tasavvurları arasında anar: gülün yanında hep diken bulunduğu gibi sevgilinin yanında da hep rakip vardır ve âşığa bülbül gibi ah ve zar etmek düşer. Bülbülün gül uğruna dikene sarılması, âşığın sevgiliye ulaşmak için rakibe katlanmak zorunda kalmasının bir benzetmesidir. Mısra, "Allah kimseye çaresizlik vermesin" diye bir dua cümlesiyle biter ve beyit bir atasözü gibi genel bir hükme bağlanır.

Dördüncü beyit bu sahneyi bir adım ileri götürür. Kaya'nın da belirttiği gibi burada diken bülbülün yanında gülü de incitir: gül âşığa güldüğü, yani açıldığı için diken onu şişlere saplar. "Gülmek" fiili gülün açılmasını da anlatır; beyitteki gül ve güldü sözleri arasında cinas, gül ile hâr arasında tezat vardır. Rakibin kıskançlığı burada sevgiliyi bile cezalandıran bir huy olarak gösterilir. Bir nüsha mısraı "Yüzine", yani "yüzüne" diye okur; bu durumda gülün güldüğü kişi dikenin kendisi olur.

Makta beytinde Mihrî kendini "dil-ḫaste", yani gönlü hasta diye anar ve sevgiliden yüzünü çevirmemesini ister. Son mısradaki "eski vefâ-dârlıġı unutma" sözü, şiirin geçmişte yaşanmış bir yakınlığa işaret ettiğini düşündürür; ancak bunun kim için söylendiğine dair bir kayıt bulunmadığından, beyit gazelin genel aşk dili içinde okunmalıdır.

Kaynakça

  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 144, Gazel 178 (F 72b, S 74a, Ü 67b). ekitap.ktb.gov.tr
  • Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Dîvânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 135, 202, 284. openaccess.firat.edu.tr