Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün

Oldı dil bülbüli bu gül-ruḫ-ı zîbâ delüsi
Biñ ola bencileyin ‘âşıḳ-ı şeydâ delüsi
Düşdi ṣaḥrâya yeler derd ile mecnûn-ı göñül
Olalıdan berü ol ṣaçları leylâ delüsi
Gerçi çoḳ o ṣanemüñ ‘aşḳınuñ âşüfteleri
Olmaya bencileyin bir daḫi rüsvâ delüsi
Gice gündüz başını serv ṣalar gülşende
Meger olmış o daḫi ol ḳad-i ra‘nâ delüsi
Ol mehüñ Mihrî cihân ḫalḳı da dîvânesidür
Sen seni ṣanma hemân dünyede tenhâ delüsi

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül bülbülü, bu süslü gül yüzlü güzelin delisi oldu; benim gibi bin tutkun âşık onun delisi olsun.

2. Gönül, o saçlar Leylâ'nın delisi olalı beri, dertle çöllere düşmüş bir Mecnun gibi koşup duruyor. (Leylâ adı gece anlamına da geldiğinden sevgilinin kara saçları Leylâ'ya, onlara tutulan gönül Mecnun'a benzetilmiştir.)

3. O put gibi güzelin aşkının perişanları gerçi çoktur; ama benim gibi rezil rüsva olmuş bir başka delisi olmaz.

4. Selvi gece gündüz gül bahçesinde başını sallar; meğer o da o güzel boyun delisi olmuş.

5. Ey Mihrî, dünya halkı da o ay yüzlünün divanesidir; sen kendini dünyada onun tek delisi sanma.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Yüz sekseninci gazel beş beyittir ve remel bahrinin "Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "delüsi", yani "delisi" sözüdür; kafiye ise Farsça ve Arapça kökenli, "-â" sesiyle biten kelimelerle kurulur: zîbâ, şeydâ, leylâ, rüsvâ, ra‘nâ, tenhâ. Gazel Yâ harfi bölümündedir ve Arslan neşrinde yalnız Ü nüshasına dayanır. Havlioğlu'nun elektronik metninde yüz seksen ikinci gazel olarak yer alır; orada ilk mısra "gül·i ruẖ-zībā" biçiminde okunmuştur. Kime yazıldığı bilinmez.

Redifin her beyitte ayrı bir "deli"yi göstermesi gazelin kuruluşunu belirler. Birinci beyitte gönül bülbülü, ikincide Mecnun'a dönen gönül, üçüncüde rüsva olmuş âşık, dördüncüde selvi, beşincide bütün dünya halkı sevgilinin delisidir. Böylece delilik, tek bir âşığın hâlinden bütün varlığı saran bir duruma doğru genişler.

Anlam ve Söz Sanatları

Divan şiirinde aşkın en ileri derecesi delilikle anlatılır ve bu, bir kusurdan çok aşkın gerçekliğinin işareti sayılır. Mihrî bu gazelde deliliği bir övünç konusu yapar. İlk beyitte gönül, gül yüzlü sevgiliye tutulan bir bülbüldür; gül ile bülbül arasındaki tenasüp, gazelin ilk mısraından kurulur. Üçüncü beyitte ise âşık, sevgilinin pek çok tutkunu olduğunu kabul eder, ama hiçbirinin kendisi kadar rüsva olmadığını söyler. Aşk yüzünden halk arasında adı kötüye çıkmak, divan şiirinde âşığın sadakatini kanıtlayan bir durumdur.

İkinci beyit Leylâ ile Mecnun hikâyesine yapılan bir telmihtir. Gülşen Kaya, divanda bu iki kahramanın kimi zaman tek tek, kimi zaman birlikte anıldığını, Leylâ kelimesinin gece anlamı yüzünden sevgilinin saçına, gönlün ise tutkunluğu ve divaneliğiyle Mecnun'a benzetildiğini belirtir ve bu beyti örnek gösterir. Mecnun'un Leylâ'nın aşkıyla çöllere düşmesi gibi, gönül de saçların aşkıyla çöllerde koşmaktadır; ṣaḥrâ, Mecnûn ve Leylâ kelimeleri arasında tenasüp vardır.

Dördüncü beyit bir hüsn-i talildir, yani doğada olan bir şeye güzel ve hayalî bir sebep bulunmasıdır. Selvi ağacının rüzgârda başını sallaması, sevgilinin boyunu görüp onun delisi olmasına bağlanır. Divan şiirinde sevgilinin boyu selviye benzetilir; burada benzetme tersine çevrilmiş ve selvi, kendinden daha güzel bir boya hayran kalan bir âşık hâline getirilmiştir. Makta beytinde ise Mihrî kendine bir uyarı yöneltir: cihan halkının tamamı o ay yüzlünün divanesidir ve şair kendini onun tek delisi sanmamalıdır. Mihr (güneş) mahlası ile "meh" (ay) kelimesinin aynı mısrada bulunması da tenasüp oluşturur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 145, Gazel 180 (Ü 68a). ekitap.ktb.gov.tr
  • Didem Havlioğlu (ed.), Ġazeliyyât-ı Mihrî-i Ḥaḳîre, elektronik edisyon, Ottoman Texts Archive Project (OTAP), Gazel 182 (İst 154a).

Akademik çalışmalar

  • Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Dîvânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 74. openaccess.firat.edu.tr

Çevrimiçi kaynaklar