Özgün Metin
Vezin: Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fa‘ûlün
Aġyâr ile yâr oldı vü cânân yola gitdi
Ten bunda ḳalup rûḥ-ı revânum bile gitdi
Ġam ḫânelerinde yine ben aġlayu ḳaldum
Raḥm itmedi dil-ḫastesine o güle gitdi
Kûyuñda ḥabîbüm şu ḳadar aġlamışam kim
Ḳanlu gözümüñ yaşıla ‘âlem sele gitdi
Aġlañ gülüñ ol ‘âşıḳı ey ḥâl bilenler
Cânânı ḥabîbi anuñ ıraḳ ile gitdi
Ey ṭâli‘i yoḳ Mihrî hemân eyle taḥammül
Anca bu hevâlarda emegüñ yele gitdi
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgili ağyarla dost oldu ve canan yola çıkıp gitti; beden burada kaldı, akıp giden canım da onunla birlikte gitti.
2. Ben yine gam evlerinde ağlayıp kaldım; o gül yüzlü, gönlü hasta olana acımadı, gitti.
3. Sevgilim, senin mahallende öyle çok ağladım ki kanlı gözyaşımla dünya sele gitti.
4. Ey hâlden anlayanlar, o âşığa ağlayın da gülün; çünkü onun cananı, sevgilisi uzaklara gitti. (Arslan neşrinde "Aġlañ gülüñ", Havlioğlu'nun metninde "Aġlañ gelüñ", yani "Gelin ağlayın" okunur; ikinci okuyuş anlamı daha düz verir.)
5. Ey talihsiz Mihrî, hemen sabret; bu sevdalarda emeğin ancak yele gitti, boşa gitti. ("Hevâ" hem arzu, sevda hem de hava, rüzgâr demektir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yüz yetmiş dokuzuncu gazel beş beyittir ve hezec bahrinin "Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fa‘ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "gitdi" fiilidir ve her beyit bu fiille kapanır; kafiye ise "-le" ve "-e" sesleriyle kurulur: yola, bile, güle, sele, ile, yele. Gazel Yâ harfi bölümündedir ve Arslan neşrinde yalnız Ü nüshasına dayanır. Didem Havlioğlu'nun Osmanlı Metinleri Arşivi'nde yayımlanan elektronik metninde de yüz seksen birinci gazel olarak, İstanbul nüshasının 154a varağından okunmuş biçimde yer alır. Kime yazıldığı bilinmez.
"Gitdi" redifi gazelin konusunu da belirler. Her beyitte bir şey gider: canan yola gider, can onunla gider, gül acımadan gider, dünya sele gider, emek yele gider. Redifin bu kadar ağır bir anlam yükü taşıması, gazeli bir ayrılık şiirine dönüştürür.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla beyti ayrılığı beden ile can ayrımı üzerine kurar. Sevgili gidince âşığın bedeni yerinde kalır, ama "rûḥ-ı revân", yani akıp giden canı onunla birlikte gider. "Revân" kelimesi hem can hem de akıp giden anlamına geldiğinden, yola çıkan sevgiliye eşlik eden bir can hayali kurulur; ten ile rûḥ arasında tezat, yol, revân ve gitmek arasında tenasüp vardır.
Üçüncü beyit gözyaşı mazmununun en abartılı biçimidir. Gülşen Kaya, divanda âşığın sevgili uğruna o derece çok ağladığını ki gözlerinden kanlı yaşlar aktığını anlatırken bu beyti örnek gösterir. Âşığın gözyaşı sevgilinin mahallesinden taşıp bütün dünyayı sele boğar; bu mübalağa, aynı zamanda "sele gitmek" deyimiyle her şeyin yok olup gittiğini de anlatır.
Dördüncü beyitte şair kendinden üçüncü şahısla söz eder ve "hâl bilenlere", yani aşkın hâlinden anlayanlara seslenir. Arslan'ın okuyuşunda "ağlayın, gülün" sözü bir tezat oluşturur; âşığın hâli hem ağlanacak hem gülünecek bir durumdur. Havlioğlu'nun okuyuşunda ise mısra "gelin, ağlayın" diye düz bir çağrıdır.
Makta beytinde Mihrî kendine talihsiz diye seslenir ve sabır öğütler. Kaya bu beyti, divanda sıkça kullanılan "yele vermek" deyiminin örnekleri arasında anar. "Hevâ" kelimesindeki çift anlam beyte tevriye kazandırır: emeğin "bu hevâlarda" yele gitmesi hem bu sevdalar uğruna boşa harcanması hem de rüzgârda savrulup gitmesi demektir; hevâ ile yel arasında tenasüp de vardır. Gazelde sevgilinin bir yolculuğa çıktığı açıkça söylenir, ancak bu yolculuğun gerçek bir olaya bağlanmasını sağlayacak bir kayıt bulunmamaktadır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 144-145, Gazel 179 (Ü 68a). ekitap.ktb.gov.tr
- Didem Havlioğlu (ed.), Ġazeliyyât-ı Mihrî-i Ḥaḳîre, elektronik edisyon, Ottoman Texts Archive Project (OTAP), Gazel 181 (İst 154a).
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Dîvânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 224, 276. openaccess.firat.edu.tr
Çevrimiçi kaynaklar






