Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Bir ṣanem egnine almış sîm ü zer ḳaftânlar
Yaraşur yolında ḳurbân olsa yüz biñ cânlar
Bu libâsuñ vaṣfın işitse meleklerden revân
Çâk ideydi ḥullesini ḥûri vü ġılmânlar
Kevkeb-i seyyâre-veş seyr eyledükçe gündüzin
Ṭolmış idi her ṭarafdan mâh ile meydânlar
Başumı ṭop eylemişdüm ben egerçi çalmaġa
Dil-rübâlar eylemişdi zülfini çevgânlar
Dergehüñden dilberâ dûr itme Mihrî bendeñi
Gerçi çoḳdur âsitânuñda senüñ der-bânlar
Günümüz Türkçesiyle
1. Bir güzel sırtına gümüş ve altın işlemeli kaftanlar giymiş; onun yolunda yüz bin can kurban edilse yakışır. (M nüshasında "almış" yerine "geymiş", yani "giymiş" okunur.)
2. Huriler ve cennet gençleri (gılmanlar) bu giysinin övgüsünü meleklerden duysalar, hemen kendi cennet elbiselerini yırtarlardı. (Kıskançlıklarından.)
3. O, gündüz vakti gezegen gibi dolaşıp seyrana çıktıkça meydanlar her taraftan ay gibi güzellerle dolmuştu. (M nüshasındaki "seyyâreyi" okumasıyla: "gezegeni gezip görmeye çıktıkça.")
4. Ben gerçi başımı vurulsun diye top yapmıştım; gönül çelenler de saçlarını o topa vuracak çevgân (ucu eğri değnek) yapmışlardı.
5. Ey sevgili, kulun Mihrî'yi kapından uzaklaştırma; gerçi senin eşiğinde kapıcıların çoktur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yirmi altıncı gazeli beş beyittir ve "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye "-ân" sesine, redif çokluk eki "-lar"a dayanır: ḳaftânlar, cânlar, ġılmânlar, meydânlar, çevgânlar, der-bânlar. Şiir Ankara Millî Kütüphane (M 59a) ve İstanbul Üniversitesi (Ü 33b) nüshalarında bulunur; aralarındaki farklar birinci ve üçüncü beyitte birer kelimeyle sınırlıdır. Gazelin kime yazıldığı bilinmez.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, divan şiirinde az rastlanan bir konuyu, sevgilinin giyimini işler. İlk beyit güzeli gümüş ve altın işlemeli kaftanlar içinde gösterir. Gülşen Kaya, divanda sevgilinin dış görünüşünü anlatan tasvirleri sayarken onun gümüş ve altından kaftanlar giydiğini bu beyte dayanarak belirtir. Pahalı giysi, sevgiliyi varlıklı ve yüksek mevkili biri gibi gösterir; şair de böyle birinin yolunda yüz bin can kurban edilmesinin yakışacağını söyler.
İkinci beyit bu giysiyi cennetle karşılaştırır. Cennette müminlere hizmet edecek olan huriler ve gılmanlar, sevgilinin elbisesinin övgüsünü meleklerden duysalar kendi cennet giysilerini (ḥulle) yırtarlardı. Gülşen Kaya bu beyti, divanda huri ve gılmanın sevgilinin güzelliği karşısında kıskançlıkla cennet kıyafetlerini yırttığı hayale örnek olarak verir; giyim eşyalarını incelediği bölümde de beyti, sevgilinin libasını gören hurilerin kıskançlığına örnek olarak yeniden anar.
Üçüncü beyit sevgilinin gündüz seyrana çıkışını gökyüzüyle anlatır. Sevgili "kevkeb-i seyyâre"ye, yani gökte yer değiştiren gezegene benzetilir; onu görmeye gelen güzeller de meydanları dolduran aylardır. Kaya bu beyti, seyrana çıkan güzellerin gündüz ortaya çıkan yıldızlara ve aya benzetilmesine örnek gösterir. Gezegen, ay ve gündüz arasında kurulan bu bağ bir tenasüp örneğidir; aynı zamanda gündüz vakti ay ve yıldız görülmesi, sevgilinin olağanüstülüğünü anlatan bir mübalağadır.
Dördüncü beyit "gûy u çevgân" oyununa dayanır. Kaya'nın aktardığına göre bu oyun takımlar hâlinde, at üstünde, başı eğri bir değnekle (çevgân) topa (gûy) vurularak oynanır. Kaya, Mihrî divanında bu oyunun en çok kullanılan oyun imgesi olduğunu, topun genellikle âşığın başı, çevganın ise sevgilinin kıvrık kaşı ya da saçı için kullanıldığını belirtir. Bu beyitte âşık başını top etmiş, güzeller de kıvrık saçlarını ona vuracak çevgân yapmıştır. Üçüncü beyitteki "meydân" kelimesi de oyunun oynandığı alanı hatırlatarak iki beyit arasında bir bağ kurar. Mahlas beytinde şair, kapısında pek çok kapıcı bulunan sevgiliden kendisini dergâhından uzaklaştırmamasını ister. Kapı, eşik ve kapıcı imgeleri, sevgiliyi bir saray sahibi gibi gösteren ilk beyitteki kaftanla uyum içindedir.
Kaynakça
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 64, Gazel 26 (M 59a, Ü 33b) ve nüsha farkları dipnotları. ekitap.ktb.gov.tr
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 31, 108-109, 128, 141, 268, 293. openaccess.firat.edu.tr






