Özgün Metin
Vezin: Mef‘ûlü Fâ‘ilâtün Mef‘ûlü Fâ‘ilâtün
Ḫaṭṭuñ benefşe ḫaddüñ ḫoş yâsemîne beñzer
Gülzâr-ı ḥüsnüñ ey dost cennet içine beñzer
Ḥaḳḳın di ey felek sen gördüñ mi devr idelden
Ḫalḳ-ı cihânda bir ḫûb bu nâzenîne beñzer
Yüzüñ görüp ḥasedden bedr olmasun ḳamer hîç
Öykünmek ile ḳaçan sen meh-cebîne beñzer
Ḥalḳ'oldı fürḳatüñden ḳaddüm benüm i bî-raḥm
Baġruñ senüñ ‘acebdür seng-i nigîne beñzer
‘Aşḳuñ yolında cânâ cân virdügüm görenler
Dir ehl-i ‘aşḳ içinde Mihrî güzîne beñzer
Günümüz Türkçesiyle
1. Yanağındaki ince tüyler menekşeye, yanağın güzel bir yasemine benzer; ey dost, güzelliğinin gül bahçesi cennetin içine benzer. ("Ḫaṭ", yanakta yeni beliren ince ayva tüyleridir; koyu rengiyle menekşeye benzetilir. Beyaz yanak da yasemine benzetilmiştir.)
2. Ey felek, doğrusunu söyle: dönmeye başladığından beri dünya halkı arasında bu nazlı sevgiliye benzeyen bir güzel gördün mü?
3. Ay, senin yüzünü gördükten sonra kıskançlıkla bir daha dolunay olmaya kalkışmasın; taklit etmekle ne zaman senin gibi ay alınlı bir güzele benzeyebilir?
4. Ey merhametsiz, ayrılığından boyum bükülüp bir halka oldu; senin bağrın ise, şaşılacak şey, yüzük taşına benzer. (İki büklüm olan âşık bir yüzük halkasına, sevgilinin katı yüreği de o halkanın ortasındaki sert taşa benzetilmiştir.)
5. Ey sevgili, aşkının yolunda can verdiğimi görenler, "Aşk ehli içinde Mihrî seçkin birine benzer" derler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Arslan neşrinin otuz üçüncü gazeli beş beyitlik kısa bir şiirdir ve dört nüshada da yer alır (F 43b, M 60b, S 46a, Ü 35a); neşir bu gazel için bir nüsha farkı kaydetmez. Vezni "Mef‘ûlü Fâ‘ilâtün Mef‘ûlü Fâ‘ilâtün" kalıbıdır. Bu kalıp her mısraı birbirinin aynı iki yarıya böler; mısraların ortasındaki duraklar ("Ḫaṭṭuñ benefşe / ḫaddüñ ḫoş yâsemîne") okuyuşa düzenli, neredeyse şarkı söyler gibi bir ritim verir. Redif "beñzer" (benzer) kelimesidir; kafiyeyi yâsemîne, içine, nâzenîne, meh-cebîne, nigîne ve güzîne kelimelerindeki "-îne" sesi kurar. Şiirin kime ve ne zaman yazıldığına dair bir bilgi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Redifin kendisi bir benzetme edatı olduğu için gazelin bütün beyitleri bir teşbih üzerine kurulur; şiir, sevgilinin neye benzediğini ve neye benzemediğini sıralayan bir dizi olarak okunabilir. İlk beyitte yüzün parçaları tek tek çiçeklere benzetilir, sonra bütün yüz cennet bahçesine bağlanır. Gülşen Kaya, Mihrî divanında bağ ve gülşenin sevgilinin yüz bahçesini ifade ettiğini, bu bahçenin cennete benzediğini, hatta güzellikte ondan ileri sayıldığını belirtir ve bu matla beytini örnek verir. "Ḫaṭṭ" ile "ḫadd" kelimelerinin ses yakınlığı da mısraın başında küçük bir söz oyunu oluşturur.
İkinci ve üçüncü beyitler benzetmeyi tersine çevirir: artık sevgilinin neye benzediği değil, kimsenin ona benzeyemeyeceği söylenir. İkinci beyitte feleğe, yani dönüp duran gök kubbeye seslenilir; "devr idelden" (döndüğünden beri) sözü feleğin dönmesiyle zamanın başlangıcını birlikte anlatır ve sorunun cevabı bellidir. Üçüncü beyitte ay, sevgilinin yüzünü kıskanıp ona öykünmek için dolunay olmaya çalışan bir rakip gibi düşünülür. Ayın evreleri, ayın sevgiliye benzemek için harcadığı boş bir çaba olarak yorumlanır; bu, gerçek sebebin yerine hayalî bir sebep koyan hüsn-i ta‘lîl sanatının örneğidir. Sevgilinin aydan üstün tutulması ise divan şiirinin sık başvurduğu bir abartmadır.
Dördüncü beyit, kelimeler arasındaki uyumun en sıkı kurulduğu yerdir. "Ḥalḳa" (halka) ile "nigîn" (yüzük taşı) yüzüğün iki parçasıdır: ayrılıktan iki büklüm olan âşık halkaya, sevgilinin taş gibi katı yüreği de bu halkanın kucakladığı taşa benzer. Kaya, sevgilinin bağrının "seng-i nigîn"e benzetilmesini, onun hasretiyle iki büklüm olan âşığı önemsememesiyle açıklar. Halka ile taş birbirine bitişiktir ama biri eğilmiş, öteki sertliğini korumuştur; beyit bu yakınlık içindeki uzaklığı tek bir eşyanın parçalarıyla anlatır. "Ḥalḳa" kelimesinin ikinci beyitteki "ḫalḳ" (halk) ile ses benzerliği de dikkat çekicidir.
Son beyitte söz, şairin kendisine döner. Mahlas beytinde başkalarının ağzından konuşulur: aşk yolunda can verdiğini görenler Mihrî'yi aşk ehlinin seçkinlerinden sayar. Böylece şiir boyunca sevgiliye uygulanan "benzer" ölçüsü sonunda âşığa da uygulanmış olur; sevgili güzellikte, âşık ise fedakârlıkta benzersizdir. Didem Havlioğlu'nun elektronik metninde dördüncü beyitteki seslenme, neşirdeki "i" yerine "ey" biçiminde okunmuştur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 68, Gazel 33 (F 43b, M 60b, S 46a, Ü 35a). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010 (bağ, gülşen ve sevgilinin vasıfları bahisleri). openaccess.firat.edu.tr
Kitaplar
- Didem Havlioğlu (hzl.), Ġazeliyyât-ı Mihrî-i Ḥaḳîre, OTAP elektronik edisyonu, gazel 34 (türkoloji-iran sayfasında yayımlanan metin, 2007).
Çevrimiçi kaynaklar






