Özgün Metin
Vezin: Mef‘ûlü Fâ‘ilâtü Mefâ‘îlü Fâ‘ilün
Gördüm ruḫını zülfi şebinde nihân yatur
Ṣandum seḥâb içinde meh-i âsumân yatur
Ḥüsnüñ mis̱âli bir daḫi gelmiş midür ‘aceb
Her gûşesinde berg-i gül-i erġavân yatur
Ḳılsa vaṭan ‘aceb mi bu dil âsitânuñı
Pes ‘andelîb ḳanda göre gülsitân yatur
Ben ḳumrı gibi dost dirüm ṣubḥ olınca âh
Ol ḫoş raḳîb ile ṣarılup câna cân yatur
‘Aşḳuñ meyini nûş ideli Mihrî dostum
Gitdi başına gelmedi ‘aḳlı bî-cân yatur
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgilinin yanağını saçının gecesi içinde gizlenmiş yatarken gördüm; gökyüzünün ayı bulut içinde yatıyor sandım. (Siyah saç geceye ve buluta, parlak yüz aya benzetilir.)
2. Acaba senin güzelliğinin bir benzeri daha dünyaya gelmiş midir ki her köşesinde erguvan renkli gül yaprakları yatsın? (Beyit iki türlü okunabilir: sevgilinin yüzü, her köşesinde kırmızı gül yaprakları bulunan bir bahçe gibi düşünülmüştür; "misâl" kelimesi "benzer" yanında "resim, suret" anlamına da geldiği için şair, güzelliğin bir resminin daha yapılıp yapılmadığını da soruyor olabilir.)
3. Bu gönül senin eşiğini kendine yurt edinse şaşılır mı? Bülbül, gül bahçesini nerede bulursa orada yatar. (Gönül bülbüle, sevgilinin eşiği gül bahçesine benzetilir.)
4. Ben kumru gibi sabah olana dek "dost, dost" diye ah ederim; o ise hoş rakiple sarılıp can cana yatar.
5. Dostum, Mihrî senin aşkının şarabını içeli beri şarap başına vurdu, aklı bir daha başına gelmedi; cansız yatıyor. ("Başına gitmek" şarabın başa vurmasını, "aklı başına gelmemek" kendine gelememeyi anlatır; iki deyim aynı mısrada karşı karşıya getirilmiştir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel, divanın Harfü'r-Râ bölümünde kırk yedinci sırada yer alır ve beş beyittir. "Mef‘ûlü Fâ‘ilâtü Mefâ‘îlü Fâ‘ilün" vezniyle yazılmıştır. Redif "yatur" (yatar) kelimesidir; kafiye "-ân" sesine dayanır: nihân, âsumân, erġavân, gülsitân, cân. Son beyitte "bî-cân" kafiyeyi tamamlar. Beş beyitlik bu kısa gazel dört nüshanın dördünde de vardır. Kime yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin her beyti, "yatmak" fiilini başka bir sahneye yerleştirir. İlk beyitte ay bulutun içinde yatar, ikinci beyitte gül yaprakları bahçenin köşelerine serilmiştir, üçüncü beyitte bülbül gül bahçesinde barınır, dördüncü beyitte sevgili rakiple yatar, son beyitte ise sarhoş âşık cansız yatar. Redif böylece gizlenmekten barınmaya, kucaklaşmaktan kendinden geçmeye uzanan farklı anlamlar kazanır.
Matla beytinde saç ile gece, yüz ile ay ve gece ile bulut arasında kurulan benzetme, divan şiirinin yaygın mazmunlarındandır. Kaya'nın da belirttiği gibi Mihrî'nin divanında sevgilinin yüzü gece doğan aya, saçı ise geceye benzetilir. İkinci beyitte "berg-i gül-i erġavân", yani erguvan renkli gül yaprağı, sevgilinin yanağının kırmızılığını anlatır. Üçüncü beyitte gül ile bülbül mazmunu işlenir: gönül bülbül, sevgilinin eşiği gül bahçesidir. Kaya, Mihrî'nin divanında sevgilinin eşiğinin "gönül bülbülünün vatan eylediği gül bahçesi" olarak düşünüldüğünü belirtir; bu beyit o tasavvurun açık bir örneğidir. Beyitte "vatan", "âsitân" (eşik) ve "gülsitân" kelimeleri arasındaki ses ve anlam yakınlığı dikkat çeker.
Dördüncü beyit gazelin duygusal merkezidir. Kaya, kumrunun tek eşliliği, ötüşü ve servilere yuva yapmasıyla divan şiirinde âşığa benzetildiğini, bu beyitte de âşığın kumru gibi sabaha kadar inlediğini belirtir. Aynı araştırmacıya göre sabaha kadar ağlayan, uykusuz kalan âşığa karşılık sevgili rakiple huzur içinde yatmaktadır. Mısralar arasındaki karşıtlık açıktır: bir yanda yalnız ve uykusuz bir âşık, öbür yanda "can cana" sarılan iki kişi vardır. "Hoş rakip" sözündeki "hoş" sıfatı da beyte acı bir alay katar.
Mahlas beytinde şarap, sarhoşluk ve akıl kelimeleri bir tenasüp oluşturur. Kaya bu beyti, âşığın aşkın şarabını içtiği ve haşre kadar o şevkle sarhoş kaldığı beyitler arasında anar. "Başına gitmek" ve "başına gelmemek" deyimlerinin aynı mısrada karşılıklı kullanılması, beytin asıl inceliğidir. Mahlasın "dostum" hitabıyla birlikte kullanılması da dikkat çeker: şair burada kendinden üçüncü şahıs olarak söz eder ve hâlini bir dosta anlatır gibi konuşur.
Kaynakça
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 75-76, Gazel 47 (F 38b, M 54a, S 41a, Ü 38a) ve nüsha farkları dipnotları. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/58679,mihri-hatun-divanipdf.pdf
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 166, 188, 194, 240, 269. https://openaccess.firat.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11508/16520/253984.pdf?sequence=1
Çevrimiçi kaynaklar






