Özgün Metin
Vezin: Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fa‘ûlün
Çün derd ile âh eylemege başlaruz biz
Her ḳandasa ‘aşḳ ehline yoldaşlaruz biz
Her ġonca-lebüñ yâdına efġânımuz artar
Bülbüller ile gûya ki ḥâldaşlaruz biz
Şem‘-i ruḫuña tâ giceler ṣubḥa dek ey dost
Per yaḳmada pervâneye yoldaşlaruz biz
Eksilmedi aġyâr nidem yâr işiginden
Ol kelb-i la‘îni şu ḳadar ṭaşlaruz biz
Ḫûblarda vefâ bulımaduḳ Mihrî cihânda
Bir baḫtı siyeh ṭâli‘i yoḳ başlaruz biz
Günümüz Türkçesiyle
1. Derdimizle ah etmeye başladık mı, nerede olursa olsun aşk ehline yoldaş oluruz.
2. Her gonca dudaklı güzeli andıkça feryadımız artar; sanki bülbüllerle aynı hâli paylaşanlarız. (Üç nüshada "ḥâldaş" yerine "ḳardaş" okunur: "bülbüllerle kardeşiz".)
3. Ey dost, yanağının mumunda geceleri sabaha dek kanat yakmakta pervaneye yoldaşız.
4. Ağyar yârin eşiğinden eksik olmadı, ne yapayım; o lanetli köpeği bunca taşlıyoruz (yine de gitmiyor).
5. Mihrî, dünyada güzellerde vefa bulamadık; biz kara bahtlı, talihi olmayan başlarız (kişileriz).
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın elli altıncı gazeli beş beyittir ve "Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fa‘ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye "-aş" sesidir (baş, yoldaş, ḥâldaş, ṭaş), redif "-laruz biz"dir. Gazel dört nüshanın hepsinde bulunur (F 47a, M 66b, S 49a, Ü 40a); Havlioğlu'nun OTAP metninde 58. gazeldir. Kime yazıldığı bilinmez.
Kafiyede dikkat çeken bir oyun vardır. "Başlaruz" kelimesi matlada ve maktada iki kez kafiye olur, fakat iki ayrı anlamla: ilk beyitte "başlamak" fiilinden "başlarız", son beyitte ise "baş" isminin çoğulundan "başlarız", yani "kişileriz, kafalarız". Aynı sözün farklı anlamlarla kafiye yerinde tekrarı cinas sanatıdır ve gazeli başından sonuna bağlar. Dördüncü beyitteki "ṭaşlaruz" da aynı şekilde fiildir ("taşlarız"), ama ses olarak isim çoğuluna benzer.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin konusu âşığın yalnızlığı değil, kendi gibi yananlarla kurduğu yoldaşlıktır: aşk ehli, bülbül, pervane. İkinci beyitte gonca dudaklı güzel ile bülbül, gül bahçesi tablosunun iki parçasıdır; âşık, goncanın açılmasını bekleyen bülbül gibi feryat eder. Neşir bu beyitte F nüshasının "ḥâldaş" okuyuşunu seçmiştir; M, S ve Ü nüshalarında, Havlioğlu'nun metninde de "ḳardaş" geçer. "Ḥâldaş", aynı hâli yaşayan, dert ortağı demektir ve kafiye düzenindeki "yoldaş" kelimesiyle daha sıkı bir ses ve anlam ilgisi kurar.
Üçüncü beyitte sevgilinin yanağı mum, âşık pervanedir. Gülşen Kaya, pervane maddesinde bu beyti verir ve âşığın sevgilinin mum yanağında kanat yakmakta pervaneye yoldaş olduğunu söyler; 58. gazelin dördüncü beytini de aynı imgenin devamı olarak yanına koyar. Dördüncü beyitte rakip "kelb-i la‘în", lanetli köpektir. Kaya bu beyti iki yerde örnek gösterir: rakibin sevgilinin kapısından ayrılmayışı, uğursuz sayılması ve taşlanmasıyla köpeğe benzetildiğini anlatır. Âşık ne kadar taşlarsa taşlasın, rakip eşikten eksilmez.
Makta beyti gazelin asıl sesini taşır. Kaya, âşığın bahtsızlığını anlattığı bölümde bu beyti verir ve âşığın âlemdeki bütün talihsizler toplansa onun gibi kara bahtlısının bulunmayacağı kadar bahtsız olduğunu söyler. "Bir baḫtı siyeh ṭâli‘i yoḳ başlaruz biz" mısraında "baḫt" ile "ṭâli‘" aynı anlam çevresinden iki kelimedir; "siyeh" (kara) ile "yoḳ" ise bu bahtsızlığı iki yönden pekiştirir.
Aynı Redifle Yazan Bir Amasyalı Şair
Sıtkı Nazik, Mihrî ile aynı yıllarda Amasya çevresinde yetişen Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin divanlarını aynı redifli şiirleri üzerinden karşılaştırdığı bildirisinde, bu gazeli kafiye ve redifi tamamen aynı olan şiirler arasında sayar: Mihrî'nin 56. gazeli ile Cafer Çelebi'nin 71. gazeli "-aşlaruz biz" ile biter. Nazik iki makta beytini yan yana verir. Mihrî'de "Ḫûblarda vefâ bulımaduḳ Mihrî cihânda / Bir baḫtı siyeh ṭâli‘i yoḳ başlaruz biz", Cafer Çelebi'de "Olmadı bize devlet-i pâbûs müyesser / Ca‘fer ne ‘aceb devleti yok başlaruz biz" denir. Nazik'e göre Mihrî vefa bulamamaktan, kara bahtlı ve talihsiz olmaktan yakınır, Cafer Çelebi ise ayağı öpme devletine erişemediğini söyleyip şaşkınlığını dile getirir; Nazik, Mihrî'nin beytinin lirik yönünün daha güçlü olduğunu belirtir. İki şiirden hangisinin önce yazıldığı ve birinin ötekine nazire olup olmadığı kaynaklarda belirtilmez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 80, Gazel 56 (F 47a, M 66b, S 49a, Ü 40a). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Sıtkı Nazik, "Benzer Redifli Şiirleri Bağlamında Mihrî Hatun ve Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin Karşılaştırılması", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 140, 146 (aynı kafiye ve redifli şiirler tablosu; Mihrî G.56 ile Cafer Çelebi G.71 karşılaştırması).
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 194, 200, 246, 277 (pervane, âşığın bahtsızlığı, rakip ve köpek maddeleri). openaccess.firat.edu.tr
Kitaplar
- Didem Havlioğlu (hzl.), Ġazeliyyât-ı Mihrî-i Ḥaḳîre, OTAP elektronik edisyonu, gazel 58 (türkoloji-iran sayfasında yayımlanan metin, 2007).
Çevrimiçi kaynaklar






