Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilâtün Mefâ‘ilün Fe‘ilün
Depele ey raḳîb gel beni dek
Dâmeninden ḥabîbimüñ el çek
Ḳapusından ḳaçan gidesin âh
Meger Allâh ala seni tîzcek
Beni öldür raḳîbe raḥm it yâr
Bu mıdur ‘âdetüñ eyü gökçek
Kime ḥâlüm didümse ḥaḳḳuñda
Bî-vefâ dirler idi hep gerçek
Mihrî'yi ġamzeñ itdi ḳanına ġarḳ
Dostum yâresine gel nemek ek
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey rakip, gel beni tepele, (ama) sevgilimin eteğinden elini çek. (İlk mısraın sonundaki kelime nüshalarda farklıdır: neşirde "dek", Ü nüshasında "tek", F nüshasında "dög" okunur; Sabiha Gemici'nin Ü nüshasını esas alan metninde de kelime "tek" diye geçer. "Tek" okuyuşuyla mısra "gel, yalnız beni tepele", "dög" okuyuşuyla "gel, beni döv" anlamına gelir; "dek" ise eski Türkçede "sessizce, rahatça" anlamını taşır ve mısraı "gel beni tepele de rahat dur" diye okumaya izin verir.)
2. Ah, sen onun kapısından ne zaman gideceksin? Meğer Allah canını çabucak ala da öyle gidesin. (Rakibin sevgilinin kapısından ancak ölümle ayrılacağı söylenir; ikinci mısra bir beddua kalıbıdır.)
3. Ey sevgili, beni öldür, rakibe merhamet et; ey iyi huylu güzel, senin âdetin bu mudur? ("Eyü gökçek", yani iyi ve güzel diye yapılan hitap acı bir alayla söylenmiştir.)
4. Senin hakkında halimi kime anlattıysam, hepsi "Vefasızdır" derdi; doğruymuş.
5. Senin gamzen Mihrî'yi kanına boğdu; dostum, gel yarasına bir de tuz ek. (Yaraya tuz basmak acıyı artırır; âşık, sevgiliden acıyı tamamlamasını ister.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın seksen beşinci gazeli beş beyittir ve aruzun hafif bahrinden "Fe‘ilâtün Mefâ‘ilün Fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Bu kalıp, mısraları kısa ve hızlı kılar; gazel de bu kısalığa uygun biçimde konuşma diline yakın, kesin cümlelerle ilerler. Redif yoktur; kafiye "-ek / -çek" sesleriyle kurulur (dek, el çek, tîzcek, gökçek, gerçek, nemek ek). İkinci beyitteki "tîzcek" (çabucak), üçüncüdeki "gökçek" (güzel) ve dördüncüdeki "gerçek" gibi Türkçe kelimeler kafiyeyi taşır; ilk ve son beyitte ise kafiye "el çek" ve "nemek ek" gibi iki kelimelik söz öbekleriyle kurulur. Şiir Arslan'ın kullandığı dört nüshada da (F, M, S, Ü) bulunur. Kime yazıldığı bilinmez.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin konusu rakiptir. Divan şiirinde rakip, âşıkla sevgilinin arasına giren, sevgilinin kapısından ayrılmayan ve âşığın bütün sıkıntılarının sebebi sayılan kişidir. Mihrî bu tipe doğrudan seslenerek başlar: "Ey rakip, gel beni tepele, ama sevgilimin eteğinden elini çek." Âşık kendi canını hiçe sayar, yeter ki rakip sevgiliden uzak dursun. Eteğe yapışmak ve etekten el çekmek, divan şiirinde sevgiliye yakınlığın ve uzaklığın bilinen ifadeleridir.
İkinci beyitte ses sertleşir ve bir beddua kalıbına dönüşür. Âşık, rakibin sevgilinin kapısından ne zaman gideceğini sorar ve cevabı kendisi verir: Allah onun canını çabucak alırsa. Gülşen Kaya, divanda rakibin âşığın korkulu rüyası ve sevgiliyle arasını bozan bir fitne olarak görüldüğünü, âşığın ondan hep olumsuz sözlerle bahsettiğini belirtir ve bu beyti örnek gösterir.
Üçüncü beyitte hitap sevgiliye döner. Sevgili âşığı öldürmekte, rakibe ise merhamet göstermektedir; âşık bunu "Bu mudur senin âdetin, ey iyi güzel?" diye sorar. Sevgiliye "eyü gökçek" (iyi, güzel) diye seslenilmesi, hak etmediği bir övgüyle yapılmış acı bir sitemdir; bu söyleyiş tarizin, yani bir sözü gerçek anlamının tersine kullanarak iğnelemenin örneğidir. Dördüncü beyit bu sitemi başkalarının tanıklığına bağlar: âşık derdini kime açtıysa o kişi sevgilinin vefasız olduğunu söylemiştir ve şimdi bunun doğru olduğu anlaşılmıştır.
Makta beytinde sevgilinin gamzesi Mihrî'yi kanına boğmuştur. Gamze, sevgilinin yan bakışıdır ve divan şiirinde âşığı yaralayan bir silah gibi düşünülür. Âşık bu yaraya merhem istemez; sevgiliye "dostum" diye seslenerek yarasına tuz ekmesini ister. Kaya, divandaki dertlere karşı ilaçlar arasında yaraya tuz basmanın da bu beyitte söz konusu edildiğini belirtir. "Yaraya tuz basmak" deyimi acıyı artırmayı anlatır; âşığın bunu bizzat istemesi, sevgiliden gelen her şeyi, acıyı bile kabul eden aşk anlayışının bir ifadesidir. Kanın ve tuzun yan yana gelmesi beyitte bir tenasüp kurar.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 96, Gazel 85 (F 55a, M 76b, S 57a, Ü 48a). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 99, 246. openaccess.firat.edu.tr
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990 (gazelin karşılaştırmalı metni, 88. şiir).
Çevrimiçi kaynaklar






