Özgün Metin

Vezin: Feʻilātün feʻilātün feʻilātün feʻilün

Nice ḳan aġlamayam derd ile ben ḥasret güç
Nice çāk itmeyeyim sīnemi ben fürḳat güç
Yār-ı hicrāna taḥammül de ḳatı müşkil iken
Her zamān vuslat içün dil-bere de sıḳlet güç
Hele bī-hūde hevesdir bu bizim itdigimiz
Böyle bir dil-ber-i zībāya dilā vuṣlat güç
Ruḫ-ı yārı göricek baḳmamaḳ olmaz ammā
Nigeh-i çeşm-i füsūn-sāz yine de ṭāḳat güç
Bilmedi Ꜥaşḳımı daḫı o şemāʾil-pīşe
Mihriyā böyle bir Ꜥāşıḳ-keş ile ülfet güç

Günümüz Türkçesiyle

1. Hasret bu kadar zorken dertle nasıl kan ağlamayayım; ayrılık bu kadar zorken göğsümü nasıl yırtmayayım?

2. Sevgilinin ayrılığına katlanmak zaten çok güç iken, kavuşmak için her an sevgiliye ağırlık vermek, onu usandırmak da güç. Beyit iki türlü okunabilir: "sıḳlet" hem âşığın sevgiliye yük olmasını, hem de vuslat uğruna çekilen ağırlığı, sıkıntıyı anlatabilir.

3. Bizim yaptığımız, düpedüz boş bir heves; ey gönül, böyle süslü, alımlı bir güzele kavuşmak güç.

4. Sevgilinin yanağını görünce ona bakmamak olmaz; ama büyüleyen gözünün bakışına dayanmak da güç.

5. O güzel yüzlü, güzel huylu sevgili aşkımı yine de anlamadı; ey Mihrî, böyle âşık öldüren biriyle dost olmak güç.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu gazelin Mihrî Hatun'a ait olduğu kesin değildir. Şiir, Mihrî divanının bilinen dört yazma nüshasının hiçbirinde bulunmaz; Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi'nde 43 Va 2871 numarayla kayıtlı bir şiir mecmuasının 47a varağında, "Mihrî" mahlasıyla yer alır. Mecmuayı ve içindeki yirmi Mihrî mahlaslı gazeli 2023'te yayımlayan Mutlu Muhammet Aktaş, dil, üslup ve kelime kadrosu bakımından yaptığı karşılaştırmaların gazellerin Mihrî Hatun'a ait olma ihtimalini kuvvetlendirdiğini, ama kesin bir yargıya ulaştırmadığını açıkça belirtir. Mecmuanın derleyicisi ve istinsah tarihi bilinmemektedir; içinde Bâkî, Nâbî ve Mehmed Râgıb Paşa gibi sonraki yüzyılların şairlerine ait şiirler de bulunur. Bu yüzden aşağıdaki değerlendirmeler, şiirin Mihrî Hatun'a ait olabileceği varsayımıyla yapılmıştır.

Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Aktaş, mecmuadaki yirmi gazelden on beşinin bu kalıpla, beşinin de hezecin "Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün" kalıbıyla yazıldığını ve her ikisinin de şairin divanında kullanılan kalıplar olduğunu belirtir. Mehmet Arslan'ın sayımına göre bu remel kalıbı, Mihrî divanında en sık kullanılan ikinci kalıptır. Gazelin redifi "güç", kafiyesi ise ḥasret, fürḳat, sıḳlet, vuṣlat, ṭâḳat ve ülfet kelimelerindeki "-et/-at" sesleridir. Mecmuada gazelin üstünde "Mihrī-i Ġam-ḫ˘ār", yani "Gam yiyen Mihrî" başlığı vardır. Aktaş bu tür başlıkların şairden çok derleyici tarafından, gazelin konusuna uygun olarak yazıldığını düşünür. Kime ve hangi vesileyle yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin bütün beyitleri, "güç" redifinin etrafında, âşığın karşılaştığı zorlukları birer birer sayar. Matla beytinde hasret ve ayrılık bu zorlukların başında gelir; âşık kan ağlar ve göğsünü yırtar. Kanlı gözyaşı ile göğsü ya da yakayı yırtmak, divan şiirinde aşk acısının bilinen iki görüntüsüdür. İkinci beyitte âşığın içine düştüğü çıkmaz anlatılır: ayrılığa katlanmak güçtür, fakat kavuşmak için sürekli sevgilinin kapısını çalmak da onu usandırır. Üçüncü beyitte şair kendi hevesini "bî-hûde", yani boş bulur ve böyle bir güzele kavuşmanın güçlüğünü kabul eder.

Dördüncü beyit, gazelin en ince söyleyişini taşır. Sevgilinin yüzü görüldüğünde ona bakmamak elde değildir; öte yandan onun büyüleyici gözünden gelen bakış da insanı dayanılmaz biçimde yaralar. Divan şiirinde sevgilinin gözü çoğu zaman büyücüye, bakışı da oka benzetilir; "çeşm-i füsûn-sâz", yani büyü yapan göz tamlaması bu geleneğe dayanır. Böylece âşık, bakmak ile bakmamak arasında kalır. Makta beytinde sevgili "şemâ'il-pîşe" ve "‘âşıḳ-keş" sıfatlarıyla anılır: güzellik ve hoş huy onun mesleğidir, âşık öldürmek de onun huyudur. Şair kendine "Mihriyâ" diye seslenerek böyle biriyle dostluk kurmanın güçlüğünü kabul eder.

Aktaş, mecmuadaki gazellerin Mihrî'ye aidiyetini destekleyen ipuçları arasında redif seçimini de sayar: mecmuadaki gazellerde olduğu gibi divanda da "güç" kelimesinin redif olarak kullanıldığını belirtir. Gerçekten divanın on birinci gazeli "olmaḳ ne güç" redifiyle yazılmıştır ve orada da sevgilinin güzelliğinden uzak kalmanın, onun kapısından kovulmanın güçlüğü anlatılır. Aktaş'ın tespit ettiği bir başka benzerlik, Arapça ve Farsça tamlamalara fazla yer verilmeyen sade dildir. Bu gazelde de "nice ḳan aġlamayam", "baḳmamaḳ olmaz" gibi sade ve konuşma diline yakın söyleyişler dikkati çeker. Ancak Aktaş'ın da hatırlattığı gibi bu ipuçlarının çoğu, aynı geleneğe bağlı başka şairlerde de görülebilecek ortak anlatım öğeleridir; bu nedenle gazelin aidiyeti, yeni bir nüsha ya da kayıt bulunmadıkça tartışmaya açık kalacaktır.

Kaynakça

  • Mutlu Muhammet Aktaş, "Mihrî Hatun'un Yayımlanmamış Gazelleri", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi 9/18 (Bahar 2023), s. 105-126, doi:10.28981/hikmet.1200789, gazel 1 (Kütahya Vahid Paşa İl Halk Ktp. 43 Va 2871, vr. 47a); inceleme, s. 109-112.
  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, giriş, s. 11-12; Gazel 11, s. 56-57. ekitap.ktb.gov.tr

Çevrimiçi kaynaklar