Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Ādemi yelden yaratdı çün Ḫudâ
Yele ṭayanma ki olursın hebâ
Ġaflet uyḫusından uyan ölmedin
Mihrî ‘âlem lâ-beḳâdur lâ beḳâ
Günümüz Türkçesiyle
1. Allah Âdem'i yelden, yani havadan yarattığına göre, yele dayanma (rüzgâr gibi gelip geçen, boş şeylere güvenme); yoksa havada savrulan toz gibi yok olup gidersin. ("Hebâ", güneş ışığında görünen toz zerresi, boşa gitmiş şey demektir.)
2. Ölmeden önce gaflet uykusundan uyan; ey Mihrî, dünyanın kalımı yoktur, kalımı yoktur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
"Bâd", yani rüzgâr ya da hava başlıklı bu iki beyit, Tażarru‘-nâme'nin sonuna eklenen "Çâr-‘Anâṣır" (Dört Unsur) bölümünün dördüncü ve son parçasıdır. Mehmet Arslan neşrinde bölüm mesnevinin 461. beytinden sonra gelir ve toprak, su, ateş ve hava için ikişer beyitlik dört kıt‘adan oluşur. Arslan'ın dipnotuna göre bu kıt‘alar F, M ve S nüshalarında yoktur, yalnız İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki Ü nüshasında bulunur. Sabiha Gemici de bunların yalnız Ü nüshasında ve Elena Maştakova'nın neşrettiği metinde yer aldığını belirtir. Gemici'nin metninde birinci beytin ikinci mısraı "Yile ṭayanma", ikinci beytin ilk mısraı "ölmeden" okunmuştur; anlam değişmez.
Vezin, Tażarru‘-nâme'nin de vezni olan remel bahrinin "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıdır. Kafiye düzeni aa xa biçimindedir: "Ḫudâ" ve "hebâ" birinci beyitte kafiyelenir, ikinci beytin son kelimesi "beḳâ" bu kafiyeye katılır. Şairin mahlası son mısrada geçer. Dört kıt‘alık bölümde mahlas yalnız ilk parça olan toprak kıt‘asında ve bu son parçada kullanılmıştır; böylece bölüm, şairin adıyla açılıp adıyla kapanır. Kıt‘anın kime ve ne zaman yazıldığına dair bir bilgi yoktur. Arslan, Tażarru‘-nâme'nin büyük ihtimalle şairin ömrünün son yıllarında yazıldığını düşünür; bu küçük parçaların da aynı döneme ait olması mümkündür, ancak bu bir tahminden öteye geçmez.
Anlam ve Söz Sanatları
Gülşen Kaya, Mihrî divanında rüzgârın bâd, nesîm, sabâ ve yel gibi adlarla ve dört temel unsurdan biri olarak anıldığını belirtir. Aşk gazellerinde sabâ rüzgârı sevgiliden haber getiren bir ulaktır; bu kıt‘ada ise rüzgâr, gelip geçiciliğin ve güvenilmezliğin simgesidir. Birinci beyit, insanın havadan yaratılmış olmasından bir uyarı çıkarır: insan yele dayanmamalıdır. "Yele dayanmak" sözü, rüzgâr gibi tutunulamayan, boş bir şeye güvenmeyi anlatır. Böyle bir güvenin sonu, rüzgârın önünde savrulan toz zerresi gibi "hebâ" olmaktır. Yel ile hebâ arasında bir tenasüp vardır, çünkü toz rüzgârla savrulur; rüzgârdan yaratılan insanın yine rüzgârla dağılan toz gibi yok olması, beyte acı bir uygunluk kazandırır.
İkinci beyit, bölümün ve Tażarru‘-nâme ile birlikte okunduğunda bütün yakarışın kapanış öğüdü gibidir. Gaflet, insanın dünyaya dalarak ölümü ve ahireti unutmasıdır; şair bunu bir uyku olarak görür ve ölüm gelmeden bu uykudan uyanmayı ister. Son mısradaki "lâ-beḳâdur lâ beḳâ" ifadesinde "bekasızlık" kelimesinin tekrarı, yani tekrir sanatı, söylenen sözün kesinliğini pekiştirir. Mihrî bu öğüdü yine kendi adına yöneltir; "Mihrî" hitabı, öğüdün öncelikle şairin kendisine verildiğini gösterir. Bu, Arslan'ın Tażarru‘-nâme için söylediği, nefsine öğütler veren ve günahlarından af dileyen mümin bir kadının sesiyle uyumludur.
Dört kıt‘a birlikte okunduğunda belli bir düzen göze çarpar. Her birinde önce insanın o unsurdan yaratıldığı söylenir, ardından o unsurun özelliğinden bir ders çıkarılır. Toprak, dünyanın kirinden uzak durmayı; su, hesap gününde "keşke toprak olsaydım" diyecek olan insanın pişmanlığını; ateş, dünyadan el çekerek nura kavuşmayı; rüzgâr da gaflet uykusundan uyanmayı hatırlatır. Kaya'nın da belirttiği gibi her unsur için iki beyit söylenmiştir ve bu simetri, bölümün mesnevinin sonuna bilinçli bir kapanış olarak konduğunu düşündürür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 227, Çâr-‘Anâṣır: Bâd (Ü) ve dipnot; giriş, s. 12. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990, s. 346, 411.
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 269, 274. openaccess.firat.edu.tr
Çevrimiçi kaynaklar






