Özgün Metin
Vezin: Feʻilātün feʻilātün feʻilātün feʻilün
N’ola maḥsūdumuz olsa bizim Ꜥâlemde ḳadeḥ
Ger leb-i dil-beri būs itmede her demde ḳadeḥ
Ḫūn idüp dīdesini Ꜥāşıḳ-ı mehcūr gibi
Dönmede şevḳ-i leb-i yār ile meclisde ḳadeḥ
Bāde-i vaṣlını nūş itmege besdir leb-i yār
Belki bīgāne olur Ꜥālem-i vuṣlatda ḳadeḥ
Gülşen içre leb-i mey-gūn-ı dil-ārāya bedel
Ne ṣafā olsa gerek olmasa ger elde ḳadeh
Künc-i ġamda bize mirʾāt-ı Sikender gibidir
Mihriyā Ꜥaks-i ruḫ-ı yārı temāşāda ḳadeḥ
Günümüz Türkçesiyle
1. Kadeh her an sevgilinin dudağını öpüp durduğuna göre, bu dünyada imrendiğimiz, kıskandığımız şey kadeh olsa buna şaşılır mı?
2. Kadeh, sevgilisinden ayrı düşmüş bir âşık gibi gözünü kana boyamış (içi kırmızı şarapla dolmuş), sevgilinin dudağının özlemiyle meclisin içinde dönüp dolaşmaktadır. (Kadehin meclisteki içkicilere sırayla elden ele dolaştırılması, ayrılık acısıyla sevgilinin çevresinde dönen âşığa benzetilmiştir.)
3. Kavuşma şarabını içmek için sevgilinin dudağı yeter; kavuşma âleminde kadeh belki yabancı, gereksiz kalır.
4. Gül bahçesinde, gönül süsleyen sevgilinin şarap renkli dudağının yerine elde bir kadeh olmasa ne safa olur ki? (Sevgili yokken onun dudağının yerini kadeh tutar.)
5. Ey Mihrî, gam köşesinde, sevgilinin yüzünün yansımasını seyretmekte kadeh bizim için İskender'in aynası gibidir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu gazelin Mihrî Hatun'a ait olduğu kesin değildir. Şiir, Mihrî divanının bilinen nüshalarında yer almaz; Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi'ndeki 43 Va 2871 numaralı şiir mecmuasının 47a varağında, mecmuanın ilk Mihrî gazelinin hemen ardından kayıtlıdır. Gazeli yayımlayan Mutlu Muhammet Aktaş, mecmuadaki Mihrî mahlaslı yirmi gazelin dil ve üslup bakımından şaire ait olma ihtimalinin güçlü olduğunu, fakat kesin bir hükme varılamadığını belirtir. Mecmuanın derleyicisi ve yazılış tarihi bilinmemektedir; ilk sayfasına sonradan düşüldüğü anlaşılan bir notta "15-18. Asır Şairlerinden Seçmeler" diye tanıtılır ve içinde Bâkî, Nâbî gibi sonraki yüzyılların şairlerinin şiirleri de bulunur.
Mecmuada gazelin başında "Velehu Berāy-ı Ḳadeḥ" başlığı yer alır. "Velehu", "yine onundur" anlamına gelir ve gazelin bir önceki şiirle aynı şaire ait olduğunu bildirir; "Berāy-ı Ḳadeḥ" ise "kadeh için" demektir ve şiirin konusunu gösterir. Aktaş'a göre mecmuadaki bu tür başlıklar büyük ihtimalle derleyicinin eseridir. Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; bu kalıp Mihrî divanında da sık kullanılır. Redif "ḳadeḥ" kelimesidir; kafiye, "‘âlemde, demde, meclisde, vuṣlatda, elde, temâşâda" kelimelerinde "-de/-da" ekiyle kurulur. Şiirin kime yazıldığına dair bir kayıt yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün beyitleri, redifte yer alan kadehi farklı bir açıdan anlatır. Matla beytinde şair kadehi kıskanır, çünkü kadeh sevgilinin dudağına her an değer; âşığın ulaşamadığı yere bir eşya kolayca ulaşır. Bu kıskançlık, sevgiliye yakın olan her şeyi rakip sayan divan âşığının tavrıdır. İkinci beyitte kadeh, âşığın kendisine benzetilir: içi kırmızı şarapla dolu kadeh, kan ağlamaktan gözü kızarmış bir âşıktır ve meclisteki dolaşması, sevgilinin dudağına duyduğu özlemle dönüp durmasıdır. Kadehe insana ait duygular yüklenmesi, teşhis sanatıdır.
Üçüncü ve dördüncü beyitler birbirini tamamlar. Kavuşma anında kadehe ihtiyaç yoktur, çünkü sevgilinin dudağı şarabın kendisi gibidir ve kavuşma âleminde kadeh yabancı kalır. Sevgili yokken ise onun şarap renkli dudağının yerini tutacak tek şey, gül bahçesinde elde tutulan kadehtir. Böylece kadeh, ayrılıkta sevgilinin yerine geçen bir teselli olarak anlatılır. Dudak ile şarap, kadeh ile meclis, gül bahçesi ile safa arasında tenasüp vardır.
Makta beyti gazelin en dikkat çekici benzetmesini taşır. Gam köşesinde yalnız kalan âşık, kadehin parlak yüzeyinde sevgilinin yüzünün yansımasını görür ve kadehi "mir'ât-ı Sikender", yani İskender'in aynası olarak anar. İskender Pala'nın TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesine göre âyîne-i İskender, İskender'e ait olduğu rivayet edilen ve uzaklardaki gemileri bile gösterdiği anlatılan efsanevi bir aynadır; cihanı gösteren ayna anlamında "âyîne-i âlemnümâ" diye de bilinir ve divan edebiyatında sık sık anılır. Aynı maddede, efsanevi hükümdarlara ve İskender'e de atfedilen sihirli kadeh, yani câm-ı Cem ile bağlantıya işaret edilir. Beyitte kadeh ile ayna bir araya getirilerek bu iki efsanevi eşya tek bir imgede birleşmiş olur: uzakları gösteren ayna gibi, kadeh de uzaktaki sevgilinin yüzünü âşığa gösterir.
Tarihî Bağlam
Aktaş, bu beyti gazellerin Mihrî'ye aidiyetini destekleyebilecek ipuçları arasında özellikle anar. Tezkirelerde Mihrî Hatun'un Sinan Paşa'nın oğlu İskender Çelebi'ye gönül bağladığı rivayet edilir ve divanındaki İskender mazmunlu bazı beyitler bunun işareti sayılır. Âşık Çelebi'ye göre Mihrî, bir sabah İskender adlı güzeli görünce "Ḫâbdan açdum gözüm…" diye başlayan gazeli söylemiştir; İskender ile itham edildiğinde söylediği "Nice İskenderi la‘lüm zülâli / Ṣuya iletdi vü ṣusuz getürdi" beyti de tezkirelerde yer alır. Aktaş, mecmuadaki bu gazelde kadehin İskender'in aynasına benzetilmesini aynı mazmuna örnek olarak gösterir. Ancak İskender'in aynası divan şiirinde sık anılan bir mazmundur ve beyitte İskender Çelebi'ye yapılmış açık bir gönderme bulunmaz. Bu yüzden beyit, rivayetle ilişkilendirilebilecek bir ipucu olarak değerlendirilebilir, ama gazelin İskender Çelebi için yazıldığını göstermez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Âşık Çelebi, Meşâ‘irü'ş-Şu‘arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitap, s. 356-357 (Mihrî maddesi). ekitap.ktb.gov.tr
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, giriş, s. 11-12. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Mutlu Muhammet Aktaş, "Mihrî Hatun'un Yayımlanmamış Gazelleri", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi 9/18 (Bahar 2023), s. 105-126, doi:10.28981/hikmet.1200789, gazel 2 (Kütahya Vahid Paşa İl Halk Ktp. 43 Va 2871, vr. 47a); inceleme, s. 109-112.
Kitaplar
- İskender Pala, "Âyîne-i İskender", TDV İslâm Ansiklopedisi 4 (1991), s. 252. islamansiklopedisi.org.tr
Çevrimiçi kaynaklar






