Özgün Metin

Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün

Çünki mevcûd oldı Ādem ḫâkden
Mihrî mihr umma iñen eflâkden
Pes bu dehr-i pîre-zen murdârdur
‘Āḳil iseñ geñ yüri nâ-pâkden

Günümüz Türkçesiyle

1. Âdem topraktan var olduğuna göre, ey Mihrî, göklerden pek fazla sevgi ve vefa umma. ("Mihr" hem güneş hem sevgi demektir; şair, kendi mahlasıyla bu kelime arasında söz oyunu yapar. "İñen" pek, çok anlamındadır.)

2. Öyleyse bu yaşlı kocakarı dünya leştir, pistir; aklın varsa bu murdar şeyden uzak dur, ondan geniş bir yol tutarak yürü.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu iki beyit, Mihrî Hatun'un Tażarru‘-nâme adlı mesnevisinin hemen ardından gelen "Çâr-‘Anâṣır", yani "Dört Unsur" başlıklı bölümün ilk parçasıdır. Mehmet Arslan neşrinde Tażarru‘-nâme'nin 461. beytinden sonra bu başlık altında toprak, su, ateş ve hava için ikişer beyitlik dört küçük şiir verilir; bu parçanın kendi başlığı "Ḫâk", yani topraktır. Arslan'ın dipnotuna göre bu bölüm F, M ve S nüshalarında bulunmaz, yalnız İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki Ü nüshasında vardır. Sabiha Gemici de divan üzerine yaptığı doktora çalışmasında aynı durumu kaydeder: dört kıt‘a yalnız Ü nüshasında ve Elena Maştakova'nın 1967'de Moskova'da yayımladığı metinde yer alır. Gemici, bu parçaların divanda Tażarru‘-nâme ile ikinci tevhid arasında durduğunu da belirtir.

Şiir, Tażarru‘-nâme ile aynı vezinde, remel bahrinin "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye düzeni aa xa biçimindedir: birinci beyitte iki mısra "ḫâkden" ve "eflâkden" ile kafiyelenir, ikinci beytin ikinci mısraı "nâ-pâkden" ile bu kafiyeye katılır. Burada "-âk" sesleri kafiyeyi, "-den" eki de redifi oluşturur. Neşirde ve Gemici'nin çalışmasında parçalar kıt‘a olarak adlandırılmıştır. Kime ve hangi vesileyle yazıldığına dair bir bilgi yoktur; mesnevinin sonuna eklendikleri için, Arslan'ın Tażarru‘-nâme için öne sürdüğü gibi şairin hayatının son yıllarına ait olabilirler, ancak bu konuda kesin bir kayıt bulunmamaktadır.

Anlam ve Söz Sanatları

Eski düşünce dünyasında varlık âleminin dört unsurdan, yani su, toprak, hava ve ateşten oluştuğuna inanılırdı. Gülşen Kaya, Mihrî divanında bu unsurların çeşitli vesilelerle anıldığını, son bölümün de "Çâr-‘Anâsır" başlığı altında bunlara ayrıldığını ve her unsur için iki beyit söylendiğini belirtir. Bu ilk parçada şair, insanın topraktan yaratılmış olmasını bir öğüdün başlangıç noktası yapar. Âdem topraktan var olduğuna göre insan, yerin ağırlığını ve geçiciliğini taşır; feleklerden, yani dönen göklerden sevgi ve vefa beklemek boşunadır. Divan şiirinde felek, insana sürekli eziyet eden, vefasız bir güç olarak düşünülür ve beyit bu anlayışa dayanır.

Birinci beytin ikinci mısraında "Mihrî" ile "mihr" bir arada kullanılmıştır. Mihr Farsçada hem güneş hem de sevgi demektir; güneş göklerde, feleklerin arasında yer aldığı için "eflâkden mihr ummak" ifadesi hem göklerden güneş, hem de felekten sevgi beklemek anlamını taşır. Şair, kendi mahlasını bu kelimenin hemen yanına koyarak sözü kendine çevirir: güneşle aynı adı taşıyan Mihrî, göklerden mihr beklememelidir. Ḫâk ile eflâk arasında, yerle gök arasında bir tezat kurulmuştur.

İkinci beyitte dünya "dehr-i pîre-zen", yani yaşlı bir kocakarı olarak anılır. Kaya, dünyanın bu biçimde tanımlanmasına örnek olarak doğrudan bu beyti gösterir. Dünyanın, kendisine kapılanları aldatan yaşlı bir kadın olarak düşünülmesi divan şiirinde yaygın bir benzetmedir; Mihrî bunu "murdâr" ve "nâ-pâk" kelimeleriyle sertleştirir ve dünyayı kirli, pis bir şey olarak niteler. "‘Āḳil iseñ geñ yüri" sözü, akıllı kişiye bu kirden uzak, geniş bir yol tutarak geçmesini öğütler.

Şiirin düşüncesi Tażarru‘-nâme'nin içinde de yankılanır. Kaya'nın aktardığı bir beyitte şair, insan yedi iklime padişah da olsa sonunda kara toprak olacağını söyler: "Kişi olsa ger yedi iklîme şâh / Olısardur ‘âkıbet hâk-i siyâh." Arslan'ın deyişiyle tevhid, münacat, pişmanlık ve nefse öğütlerle dolu olan bu mesnevinin hemen ardından gelen toprak kıt‘ası, aynı zühd anlayışını kısa ve hatırda kalır bir biçimde özetler.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 227, Çâr-‘Anâṣır: Ḫâk (Ü) ve dipnot; giriş, s. 12. ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990, s. 346, 410.
  • Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 100, 269, 272. openaccess.firat.edu.tr

Çevrimiçi kaynaklar